Öğretmenlerin isyanı
İŞTE MADUR ÖĞRETMENLERDEN GELENLER:

AKİF TANDOĞAN

Öncelikle iyi günler ve güzel haberler
Öğretmenim ve eşimle ayrıyım eşim sınıf öğretmeni 4+4+4 sebebiyle norm kadro fazlası, eş durumu tayininde yer açılmıyor ve malesef bir araya gelemiyoruz.
Ki bu konuda bu durumda olan sadece ben ve eşim değil binlerce meslektaşlarımız var.
Bu konuyu haberlerinizde paylaşmanızı taşımanızı bekliyoruz.
Kendi adıma ve tüm sıkıntı içinde bulunan meslektaşlarım adına teşekkür ederim

ALEV BORA

:((((((((((( YARDIM EDİN ALLAH AŞKINA

YARDIM EDİN LÜTFEN ÖĞRETMENİM İŞİMİDE ÇOK SEVİYORUM EŞİMİDE AMA EŞİM ÖZELDE ÇALIŞIYOR DİYE NEDEN YANINA GELEMİYORUM. HERKES DEVLET MEMURUMU OLMAK ZORUNDA MI ÇÖPÇÜYE,İŞÇİYE,... V.S AİLE OLMAK YASAK MI:(((((((((((((((((((((((((((((( İL EMRİ İSTİYORUZZZZZZZZZZZZZ.:((

ALTUĞ İDALI

'Bugün ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Lütfen yardım edin il içi il dışı tayinlerde aile bütünlüğünün korunmasını sağlayın.Bu ülkenin bütünlüğü mutluluğu refahı için kimse bu anlamlı sözü unutmasın'Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.'Mutlu olmayan insan mutluluk veremez.Gereğinin yapılmasını rica ederim
“ Sayın bakana bu rakamları kim veriyor bilmiyoruz ama hiçbir yıl özür grubundan 50bin öğretmen yer değiştirmedi. Sayılara bir bakalım:
2010 Ağustos- 15bin (10bin il içi +5bin il dışı)
2010 Şubat-8250 (İl içi il dışı ve sözleşmeliler dahil)
2011 Ağustos-17000 (il içi+il dışı dahil)
2011 Şubat-11.150 kadrolu+ 2300 sözleşmeli (il içi il dışı dahil)
2012 Ocak- 7000 (il içi+ il dışı dahil)
Yani bakanın dediği gibi 50 bin öğretmen özür grubundan yer değiştirmiyor.
2. özür grubuna senede bir defa tayin hakkına da bir şey demedik.ama o bir senenin sonunda atama dönemine geldiğimizde başta sınıfçılar olmak üzere bir çok branşa kontenjan verilmemiş,yani atamaya başvuramadık.bu demek ki bir sene daha çile devam edecek.peki seneye biter mi yani yine kontenjan yok diye başvuru yapamazsak ne olacak. daha kaç yıl ailelerimizden ayrı kalacağız, bilen yok.
Bu mağduriyetlerin sona ermesi için yeniden il-ilçe emrinin geri getirilmesi gerekiyor acilen. Yoksa halimiz haraptır.

ÖMER BIRAK

m.e. bakanlığı tarihte bir ilk olarak sadece 10 ilde öğretmenlere eş özrü ve sağlık özründen yerdeğiştirebilirsin demiştir. ben şırnakta 4 yıl çalışarak doğu görevimi tamamladım. şimdi eşim mardinde ben se muğladayım. mardinde muğlada tayine kapalı. eşimde bende tayin isteyemiyoruz. 2 çocuğumla beraber nasıl yapacağız diye ruh ve beden sağlığımızı kaybetmek üzereyiz. anayasal hakkımız olan aile bütünlüğünü istiyoruz. 4+4+4 sistemini benim çocuklarım ağlasın diye getirdiler. il emri geri gelsin eşler ve çocuklar ağlanmsın.

OZAN BULUT

1. Memurlarnet’in bugünkü haberinden alıntı:
“ Sayın bakana bu rakamları kim veriyor bilmiyoruz ama hiçbir yıl özür grubundan 50bin öğretmen yer değiştirmedi. Sayılara bir bakalım:
2010 Ağustos- 15bin (10bin il içi +5bin il dışı)
2010 Şubat-8250 (İl içi il dışı ve sözleşmeliler dahil)
2011 Ağustos-17000 (il içi+il dışı dahil)
2011 Şubat-11.150 kadrolu+ 2300 sözleşmeli (il içi il dışı dahil)
2012 Ocak- 7000 (il içi+ il dışı dahil)
Yani bakanın dediği gibi 50 bin öğretmen özür grubundan yer değiştirmiyor.
2. özür grubuna senede bir defa tayin hakkına da bir şey demedik.ama o bir senenin sonunda atama dönemine geldiğimizde başta sınıfçılar olmak üzere bir çok branşa kontenjan verilmemiş,yani atamaya başvuramadık.bu demek ki bir sene daha çile devam edecek.peki seneye biter mi yani yine kontenjan yok diye başvuru yapamazsak ne olacak. daha kaç yıl ailelerimizden ayrı kalacağız, bilen yok.
Bu mağduriyetlerin sona ermesi için yeniden il-ilçe emrinin geri getirilmesi gerekiyor acilen. Yoksa halimiz haraptır.

TUĞBA DÖNMEZ

Biz öğretmenler özür grubu yer değişikliği atamalarında mağdur edildik.Ömer Dinçer hiçbir sınıf öğretmenimiz mağdur olmayacak demişti halbuki!İş sadece sınıf öğretmenleriyle kalmadı branş öğretmenleri bile yer değiştiremedi.Ücretsiz izne cıkın diyor ne zaman görevimize başlayabileceğimiz konusunda bilgi vermiyor.Zaten bakan hiçbir konuda bilgi vermiyor sadece oyalıyor.Bu haksızlığa bir DUR demek için sesimizi duyurmamıza yardım edin.Eş ve çocuklarımızla beraber yaşamak istiyoruz.Bu bizim hakkımız!Bakan şimdi de özel sektörde çalışan öğretmenlere yer değiştirme hakkı vermeyeceğinden bahsediyor.Sanki özel sektörde çalışanların aile kurma hakkı yokmuş gibi.BU VAHŞETE BİR DUR DEYİN SESİMİZİ DUYURUN!!!

NİHAL BALABAN

şu anda yapılan eş durumu atamasına biz sınıf öğretmenlerine 71 tane ili kapattılar diğer branşlar tercih yapıp eşlerinin yanına giderken biz gidemiyoruz bize yapılan çok büyük bi haksızlıktır lütfen bu konuda sessiz kalmayın bize yardımcı olun eşimizin çocuğumuzun olduğu ilde görev yapmak istiyoruz bu bizim en doğal hakkımız. ben asker eşiyim 2 yılda bir tayinimiz çıkıyo ve bu böyle devam ederse hiç bi zaman eşimin yanında olamıcam meb ile tsk arasındaki protokol de uygulanmıyor çok çaresiz durumdayız lütfen bu konuda bize yardım edin...

ABDULKADİR YILDIRIM

Eş Durumu Mağduriyeti
Bugün, binlerce aile parçalanmış ve belki de bir daha telafi edilemeyecek yaralar almaktadırlar. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü bazı çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve yetkililerimizi de halka kulak vermeye davet ediyoruz. Yurdun en ücra köşelerinde ve en zor şartlarında, hepsinden de önemlisi anne baba eş ve çocuklarından ayrı olarak verilen görevi en büyük özveri ve azimle yerine getirerek tamamlayan öğretmenlerin bir an önce sevdiklerine kavuşmaları en doğal haklarıdır. Kutsal Vatanımıza karşı yerine getirdiğimiz bu görevi sadece maddi bir zorunlulukla açıklayamayacağımız gibi, bu acının dinmesi yönünde atılacak bir adımın değerini de ancak Yüce Türk Milleti verebilir. Saygılarımızla...

DIOXI

Yalvarırım biri bu feryadımıza kulak versin iki gün önce MEB'lığı özür durumu tayini için kontenjanları açıkladı. (Özür durumu Tayini: Evlilik ve Sağlık özrü nedeniyle örneğin kanser hastası olan öğretmenin veya lösemi hastası çocuğu için bir ünv. hastanesi olan yere özrünün giderileceği yere tayin istemesidir.) Bakanlık Sınıf Öğretmenliği branşında, 71 il için branşınızda boş kontenjan bulunmamaktadır diyerek binlerce insanı mağdur ediyor. Çocuğu ailesinin tedavisi için bu insanların göz göre göre ölüme terk edilmesine hangi vicdan dayanır. İl emrine atamaları MEB iptal ettiği için tayini çıkmayan bu öğretmenler ancak görevi bırakmak durumunda kalır. Zaten aldığımız 1.600 lira maaş özrünü giderebileceğin yere göndermiyor yani özür grubu tayninin adı var kendi yok. Bizler ve hasta yakınlarımız ölüme terk ediliyor. Ben durumu Akp'den bir millet vekiline ilettim valla hocam bakan ne yapmaya çalışıyor bizde anlamıyoruz, dediğim dedik diyor. Bu güne kadar bu tayinler öncelikli olarak düzenli bir şekilde yapılırdı sağlık özrü zamana bağlı olmaksızın yılda 4 defa yapılırdı geçmiş yıllarda yayınlanan klavuzları var inceleye bilirsiniz yani öğrenim özrünü kaldırdı suistimal ediliyor dedi olabilir dedik; sağlık özrüde mi suistimal ediliyor kim ister çocuğunun lösemi hastası veya kendisinin kanser hastası olmasını. Bakan önce bu tayini 1'e indirdi sonrada hiçbir yeri açmayarak birçok insanı ölüme terk ediyor. Biz gerekli önlemleri almışız diyordu kendisi, nerde bunun önlemi bu insanlara yapılan bu vicdansızlık karşısında nasıl vicdanlı olmaları beklenir yalvarırım bu çaresizliğimize bir kulak verin. Saygılarımla...

ADİL SARUCAN

Merhabalar... Ben MEB'de çalışan bir Türkçe öğretmeniyim. Eşim ise yine MEB'de çalışan bir sınıf öğretmeni. Bu yıl yapılan atamalarda benim tayinim Bursa'ya çıktı. Eşimin de yanıma atanmasını beklerken kontenjan açılmaması ile yıkıldık. Bu sadece benim problemim derken, forumları dolaşıp daha da şaşırdım. Bir değil binlerce öğretmen 4+4+4 yüzünden norm fazlası olmuş ve atamaları yapılamamış. Bizlere verilen
mağdur edilmeyeceksiniz sözleri ise birer yalan olmuş. Sizlerden isteğimiz bu haklı sesimizi duyup bizlere yardımcı olmanız. Milli Eğitim Bakanlığını bu yanlıştan ve aile parçalanmalarına götüren bu yoldan döndürmeye çabalamanız. İlginizi için şimdiden teşekkürler.

HİLAL AKIN

Ben eş durumu mağdurlarından olan bir bilişim teknolojileri öğretmeniyim. Eşimin çalıştığı yer olan Antalya kaş ilçesine tayin istedim fakat branşımdan birçok okulda açık olmasına rağmen açık gösterilmediği için tercih bile yapamıyorum ve bir yıl daha eşimden ailemden uzak kalmaya zorlanıyorum. Sizce ben aile özlemi içerisindeyken öğrencilerime ne kadar faydalı olabilirim. LÜTFEN EŞ DURUMU TAYİNLERİYLE İLGİLİ BİŞEYLER YAPILSIN.İL EMRİ GERİ GELSİN.EŞLER AYRI KALMASIN. ÇOCUKLAR ANNESİZ YADA BABASIZ BÜYÜMEK ZORUNDA KALMASIN!!!!!SESİMİZİ BİRİLERİ DUYSUN ARTIK!!!!LÜTFEN SESİMİZİ DUYURMAMIZA YARDIMCI OLUN!!!!

SEVİL DEMİR

Aile bütünlüğümüz tehlike altındadır.Öğretmenlerin özür grubu tayini eş durumu sağlık ve eğitim özrü tayinlerinin önü kapatılmıştır.Binlerce öğretmen eşinden çocuklarından ayrı nasıl eğitim öğretime katkıda bulunacaktır.Eğitim tarihinde böyle çıkmaz bir durum olmamıştır.Ben ve benim gibi öğretmenler sesimizi Başbakana duyurmaya çalışıyoruz.Ömer Dinçer'in yaptığı bu durum ailelerimiz parçalanmasına sebep olmuştur.Benim biri 5 yaşında diğeri 10 aylık iki çocuğum var.Hangisini bırakayım da gideyim görev yerime.Peki hangisini ayırayım babasından..Çok büyük bir çıkmazdayız.Aile bütünlüğünü koruma altına almış olan anayasamıza karşı oluşmuş bir durum değil midir bu.Bir ülkede aile bütünlüğü önemli mi değil mi size soruyorum.Aile toplumu oluşturan en küçük sosyal kurumdur.Eğer bir toplumda aile sağlamsa o toplum da sağlam ve bölünmez demektir .Aileler parçalanıyor çocuklar ya annesiz ya babasız kalıyor böyle bir durumda çalışan insanın psikolojisi nasıl olur.Yeni nesiller yetiştirirken evdeki yeni nesillerin psikolojisini eşinden ayrı olduğu için kendi psikolojisini nasıl normal tutacak.Bu konuyu haberlere duyurun duyarlı olmanızı bekliyoruz kamuoyu durumun farkında bile değil lütfen bu konuyu haber konusu yapın.İl emrini geri istiyoruz.

MURAT ULUSU

ÖĞRETMENİN SESİNİ DUYUN, EŞ DURUMU MADURİYETİYLE EŞLERİMİZDEN VE ÇOCUKLARIMIZDAN AYRI İLLERDE YAŞAMAYA MAHKUM EDİLİYORUZ.

YEŞİM SERDAR

Eş Durumu Mağduriyeti (Vahşeti)

Bugün, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla...

ŞAHİN KAYADİBİ

Bize ya EŞİN ya İŞİN seçeneği sunuluyor.
Başvuru ekranımızda "ilinizde boş kontenjan olmadığından başvuru yapamazsınız!" deniliyor.

Ya gelir eşinin yanbında evde oturursun ya da eşinden 1.500 kilometre ötede hamile halinle yaşarsın deniliyor.
Eşim 2.5 aylık hamile ve yalnız başına dağ başına gidecek. Hastalandığında kim ilgilenecek, doktora nasıl gidecek. Araba yok, karda yollar kapalı...
Bakan Dinçer eşleri kesinlikle kavuşturacağız dedi. Bu söze güvenerek çocuk yaptık.
Devlete olan güvenimizi tamamen kaybettik.
İL EMRİ tek çaremiz...

İl Emri: İlde alanında boş kontenjan olmasa dahi özrünün bulunduğu il Milli Eğitim Müdürlüğüne öğretmenin atamasının yapılıp hazırda bekletilmesi, boş kontenjan açıldığında yerleştirilmesidir.

TUBA BİLGİN

öğretmenler eşdurumu atamasıyla magdur edilip eşlerinden ayrı yaşamak zorunda bırakılıyor sesimiz olun LÜTFEN,
İL EMRİ KALDIRILMAMALI EŞLERİMİZDEN AYRI DÜŞMEMİZE MÜSAADE ETMEYİN LÜTFEN =(

RİL-HAN

Eş Durumu Mağduriyeti (Vahşeti)
Bugün, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla...

ADEM DEMİR

Eş Durumu Mağduriyeti (Vahşeti)
Bugün, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla...

HASAN UZUNLU

Ben şuan sınıf öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Malumunuz bu hafta bakanlığımızca özür grubuna bağlı olarak öğretmenlerin yer değiştirme atamaları yapılmaktadır. Ama bütün şartlara hayiz olmama rağmen diğer birçok öğretmen arkadaşım gibi bende eş özür grubundan tayin isteyemiyorum. Sayın bakanımız defakez sosyal medyada öğretmenlerimizi özür grubu atamalarında mağdur etmeyeceğiz demesine rağmen bizler mağdur duruma düşmüş ve tayin isteyememekteyiz.Sizlerden ricam bu hususta çözüm yolunun bulunmasında bizlere yardım etmenizi talep etmekteyim. Saygılarımla.

TÜLAY KURT

Eş Durumu Mağduriyeti (Vahşeti)
Bugün, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla...

RAZİYE OCAK SINIRCI

Eşimin bulunduğu Konya'da bana sadece 26 okul açıldı. Bu okulların 24'de de şuan Sos. Bil. öğrt. var. Şayet onlar eşlerine kavuşursa ve benim de hizmet puanımda yeterse ancak ozam anatanabilirim. Yani o kadar küçük bir ihtimalki. Diğer meslektaşlarımda benimle aynı konumda. Bakanımız il ve ilçe emirlerini elimizden aldı. Boş kontenjanı olan okullar tercihlerimizde açılmadı bile. Yeter artık yaşadıklarımız. Daha kaç sene eşimizden ayrı kalmamız gerekiyor. Nolur sesimizi duyun artık. Eşlerimize çocuklarımıza kavuşmamıza vesile olun.

YAVUZ ÖZCAN

bizim feryadımız yazmakla burada bitmez lütfen memurlar.net te forum bölümünde yer değiştirme sayfasına bakınız. o zaman bizim durumumuzu sizde görmüş olacaksınız. ne olur 10 dk nızı ayırınız

SELDA ARIÖZ

BUGÜNE KADAR VERİLEN BİR HAK OLAN EŞ DURUMU ATAMALRINDAKİ İL EMRİ BİR ANDA KALDIRILIR MI?
BİZ ATANIRKEN BİR YIL SONRA EŞİMİZİN YANINA GELİCEZ DİYE GİTTİK.
BİR ANDA GELEMEZSİNİZ DENİYOR.
EŞİNLE KAVUŞMAK İSTİYORSAN ÜCRETSİZ İZİN AL DENİYOR.
PEKİ BU İNSANLARIN PARAYA İHTİYACI OLMASA DEVLETE ATANMAK İÇİN SENELERCE KPSS SINAVINA ÇALIŞIR MI? VE BİR YIL EŞİNDEN AYRI ÇALIŞIR MI? SORUYORUM SİZE?
LÜTFEN BU MAĞDURİYET GİDERİLSİN...
EŞİMİZİN AİLEMİZİN YANINA GİDELİM...

ESRA SINAR

sayın yetkililer..
lütfen sesimizi duyun.ben ve benim gibi eş özrü atamasından tayin olamayan bütün öğretmen arkadaşlarım adına sizlerden rica ediyorum.ben dört buçuk yıldan fazladır bitlis in güroymak ilçesinde sınıf öğretmenliği yapıyorum.eşim polis memuru.2 sen önce benim yanıma tayinle geldi ve 2 yıllık doğu görevini tamamlayınca bu sene tayin istedi.sonuçta istanbula tayini çıktı.bende büyük bir heyecanla istanbula tayin istemeyi umarken büyük bir şokla karşılaştık.her sene eş durumu atamalarında en fazla açık gösteren koskoca istanbulda bir tane bile açık kontenjan olmadığı için başvuru yapamıyorum.bu durumda olan binlerce sınıf öğretmeni var.koskoca türkiyede sınıf öğretmenlerine 10 ilde açık gösterildi.meb buna bir çözüm getirmelidir.sınıf öğretmenlerinin mağduriyeti giderilmelidir.açık gösterilmeyen fakat boş olan kontenjanlar vardır.bunlar açık olarak gösterilmelidir.il ve ilçe emri geri getirilmelidir.aile bütünlüğümüzün parçalanmaması için meb in bu duruma bir çözüm bulması gerekmektedir.sizler bizlere destek verirseniz sesimizi duyurabiliriz.
saygılarımla..


OSMAN ÖBELİK

sınıf öğretmenlerinin eş durumu mağduriyetini haber yapabilir misiniz çok zor durumdayız

ESRA ÖZDİKİCİ

Eş Durumu Mağduriyeti (Vahşeti)
Bugün, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla...

MEHMET KESKİN

Sınıf öğretmeni olarak mağdur durumdayız. İl emrinin geri verilmesi konusunda lütfen yardımcı olun.Şimdiden teşekkürler....

NESLİHAN TAŞKIN

2006_2007 Eğitim-Öğretim yalında KPSS'ndan yüksek puan alarak doğu görevimi yerine getirmek için 2. tercihimle Şanlıurfa`ya atandım. 2010 yılında doğu görevimi tamamlayıp batıya tayin olmayı umut ederken doğu görevi affı geldi ve ilk mağduriyetimizi yaşamış olduk. Böylece batıdaki batıda doğudaki de doğuda kaldı. 2012 yılı haziran ayında evlendim. Eşim TSK personeli ve Kayseri`de görev yapıyor.İl dışı tayin dönemi geldi ve sınıf öğretmenlerine sadece 7 il açıldı ve içlerinde Kayseri yoktu. Sayın bakanımız kimsenin mağdur olmayacağını belirttiğinde özür tayini ile bu mağduriyetimizin ortadan kalkacağını düşündük. Maalesef işler bizim düşündüğümüz gibi olmadı. 22 Ağustos 2012 tarihinde 2. Aşama il tercih kısmına girdiğimizde karşımıza "İlimizde tercih ettiğiniz alanda boş kadro bulunmadığı için tercih yapamazsınız" yazısı çıktı.
Ben doğu görevimi 6 yıl Şanlıurfa`nın köylerinde, birleştirilmiş sınıf okullarında,merkez okullarında çalışarak yerine getirdiğimi düşünüyorum. Vicdanım bu konuda şükürler olsun ki rahat. Fakat aile kurmak için hayallerle bir araya geldiğimiz eşimle sadece aile cüzdanı üzerinde bir araya gelmiş olduk. Hizmeti süresi gereği eşimde bulunduğu garnizondan tayin olamıyor ki sırf öğretmen tayinlerinde sıkıntı yaşanmaması için mart ayında tayin istemişti. Ayrıca Eylül ayında yapılan ara tayinler de sırf öğretmen eşler mağdur olmasın diye Ağustos ayının 13 ünde açıklandı. MSB'lığı ve Gen.Kur.Bşk.lığı üzerine düşen hassasiyeti göstermesine rağmen, MEB'lığının bu konuda hiç hazırlık yapmadığı açıkça gözüküyor. Sonuç olarak geleceğin yetişkinlerini oluşturacak çocukların ilk eğitimini verecek olan biz sınıf öğretmenleri mağdur, ailesinden uzak, aklında sürekli karşılaştığı bu haksız durumla meşgul ve mutsuz olacak. Sizlerin bu duruma kayıtsız kalmayarak ben ve benim gibi ailesinden uzak kalacak 7000 sınıf öğretmeninin sesi olacağına inanıyorum. Saygılarımla.

ALİHAN YARAR

Bizler; sizi ve gelecek nesilleri yetiştiren öğretmenleriz. Eğitimdeki her türlü değişiklik ancak ve yalnız bizim çalışma aşkımızla, uyum becerimizle ve fedakarlığımızla başarıya kavuşur, reforma dönüşür.
Eğitim sistemine ve teşkilat yapısına dair değişikliklerde fedakarlık payı hep bize düştü, ne yazık ki bedel ödeyen hep biz olduk. Ödediğimiz bedel sağlığımız, ailemiz ve geleceğimiz olmasaydı ve başka bir yol kalsaydı sizi bu ilanla da rahatsız etmezdik. Ancak, PERİŞANIZ!

Getirilen zorunlu hizmet affı yüksek KPSS puanlarımıza rağmen bizi Doğuya çakılı kıldı. Hele sınıf öğretmenleri yeni sistem ile doğuda bile norm fazlasıdır. Emekliliğe kadar bekar, ebedi sürgündür!
Öğretmenin eşine ve çocuğuna kavuşması artık puana, kontenjana tabidir, yani İMKANSIZA endekslidir. Bize “eşin senin yanına gelsin” denmekte, eşimizin ne iş yaptığını, çocuğumuzun okulunu, tedavilerini, geçim durumumuzu soran yoktur!
Ailesini özleyen “ücretsiz izin alsın” açılımı pek çok meslektaşımızı işinden ve aşından edecek bir yaklaşımdır. Eşi ve ailesi tarafından istifaya zorlanan öğretmenlerin çoğu kadındır. Binlerce kilometre öteden bir evliliği yürütmek, internet başında çocuğuna mama yedirmek, onları yalnızca bayramlarda koklamak bizi perişan etmektedir.

Erciş ve Van depreminden mağdur olan öğretmenlerin yer değiştirme talepleri “giderseniz kimse kalmaz” mantığıyla reddedilmiştir. Bakanımızın “sabredin, eylülde gidin” sözü unutulmuştur.
Ülkemizin vizyonu ve bakanlığımızın hedefleri doğrultusunda kendimizi geliştirmek, lisansüstü eğitim almak isterken “çalıştığın köyde, ilçende eğitim al” dercesine eğitim özründen yer değiştirme hakkımız kaldırılmıştır.
Bizler, sınıflarındaki çocukları kendi çocuklarından ayırt etmeden fedakarca çalışan öğretmenleriz. Memuru olmaktan onur duyduğumuz devletle mahkemeleşmek, kendi aramızda kimin daha mağdur olduğunu tartışmak, yarışmak da istemiyoruz. Yoğun gündeminize, bekleyen reformların ağır sorumluluklarına rağmen sizden çok fazla bir şey istemiyoruz. Bize emanet edilen çocuklara verdiğimiz karşılıksız sevgiyi kendi çocuklarımıza da verebilmek, akşamları soframıza ailemizle birlikte oturmak gibi basit ama insani taleplerimiz var. Kaldırılan İL VE İLÇE EMRİNİ geri vererek, hem bizi hem de ailelerimizi mutlu edeceksiniz.

YAŞAR ŞAHİN

Eş Durumu Mağduriyeti (Vahşeti)
Bugün, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla...

HİLAL ATİK

Eş Durumu Mağduriyeti (Vahşeti)

22 ağustos tarihinde, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen, atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasanın güvencesi altındaki kutsal aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanırken, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarken ve çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Sağlık özrü nedeniyle hayatını sürdüremeyecek olanlar ölüme terk edilmektedir. Bu arkadaşlarımıza resmen "Ölün!" denmektedir.

Sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya, programlarınızda eğitimin temel taşı olan biz öğretmenlerin sıkıntılarını dile getirmeye ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla...

MAZE

Eş Durumu Mağduriyeti (Vahşeti)

Bugün, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla

FATİH UĞRAC

mrb bende arkadaşlarım gibi sınıf öğretmeniyim ne yazıkki.temmuz 2009 da sözleşmeli atandım agustosta sınava girdik kadrolu olalım diye ama sorular çalındı aralık atamasına kaldık. 2010 kasımda evlendik.1 sene ayrı kalmak çok zor olsada göze aldık stajyerlik kalkana kadar bekleriz dedik.Aralık 2011 özür gubunda kavuşuruz dedik ama bakan bey açıkladı eylül 2011 de aralık özür grubu atamalarını kaldırdım diye açıkladı ağustosa kaldık diye yine yıkıldık.dedim madem eşimden ağustosa kadar ayrıyım askere gideyim.aralık 2011 de askere gittim dalga gecer gibi 1 hafta sonra özür grubunu yaptılar yine ortada kaldık.ağustosa gelene kadarda il emri kalktı tamamen ortada kaldık ne yapacaz şimdi kime güvenecez eşim çorumda ben mardinde çalısıyorum nasıl kavuşacaz aile olacaz duysun herkes sesimizi tek günahımızı emeğiyle çalışıp vatana hizmet etmek mi yardımlarınızı bekliyoruz geç olmadan

GİZEM GÜL

Ben Gizem GÜL.2002 yılında Van a sınıf öğretmeni olarak atandım.görevimde 10 yılı bitirmek üzereyim.depreme evde ailecek yakalandık.evimizi kaybettik.çok sıkıntılı günlerin ardından bankacı olan eşimin tayini memleketim olan izmire yapıldı.depremden beri toparlamaya çalıştığımız hayatımızın eş durumu tayini ile düzeleceğini umarken ayın 22 sinde izmirde boş kontenjan olmadığını öğrenmemizle yıkıldık.beş aylık hamileyim.şimdi eylül başı görev beni bekliyor.artık evim de yok.3 yaşındaki çocuğumu da yanımda götüremem.eşim izmirde ben bu halde van da mı olmalıyım? layıkımız bu mudur? tek istediğim sesimizin duyulması ve en kısa zamanda mantıklı bir çözüme ulaştırılması.depremden beri misafirim bir ev bile tutamadım bu tayinleri bekledim.aileleri bu şekilde dağıtmak anayasal haklara da bir saygısızlıktır.ilginiz için şimdiden teşekkürler.

MUHAMMET SARIKAYA

4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte mağdur olan özellikle sınıf öğretmenlerinin (bizim) eş durumu tayinlerinde hiç bir şekilde kontenjan açılmaması bizleri eşlerimizden ve çocuklarımızdan ayırdı.lütfen aile bütünlüğümüzün dağılmasına sessiz kalmayın.eşlerimizden ve çocuklarımızdan daha ne kadar ayrı kalacağız.bu konuyu gündeme getirseniz bizlere çok yardımcı olmuş olursunuz.şimdiden teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim.

ALİ YILDIZ

Tek suçum Sınıf Öğretmeni olmam. 2 yaşında bebeğimle eşimden ayrı 470 km mesafede farklı illerde görev yapıyorum. 2 yıldır özür grubu eş özrü tayin istiyorum çıkmıyor ve bu sene isteğe bağlı il dışı tayinde mağdur eden MEB özür grubu tayinde de yapacağını yaptı. Sadece 10 il ve çoğu doğu illerini açarak bize tayin hakkı bile vermiyorlar. MEB in bir an önce hatasını telafi etmesini istiyor, vicdan sahibi herkesten yardımlarını bekliyoruz. Saygılar sunar iyi çalışmlar dilerim.

LEVENT DOĞAN

Merhaba ...
Eskişehirde Fizik öğretmeni olarak görev Yapmaktayım.14 yıllık devlet memuruyum.İki ay önce evlendim ve Eşimin yanına gitmek için(özel sektör) 13-17 ağustos 2012 tarihleri arasında Milli eğitim bakanlıgının istediği evrakları ilgilelere sundum.onay aldım. 22 agustos 2012 günü mebsis üzerinden tercih yapmak için pc başına oturduğumda "ilde branşınızda boş kontenjan olmadığından tercih yapamazsınız" ibaresi ile karşılaştım. Bu yazı ile bütün dünyam bir anda karardı.Kendimden çok iki aylık karım için üzüldüm.Aile büyüklerimizi vs hiç sormayın.Yaşlı insanlara bu konuyu anlatmaya bile çekiniyorum.biliyorum ki çoğu rahatsız ve sağlıklarına nüksedecek...
içinde bulunduğum durum gereği her nekadar soğuk kanlı davranmaya çalışsamda,bu mail ile sizlere içimi dökmek,sesimi duyurmak istedim.Ben bu devlete 14 yıldır hizmet ediyorum.Ne rapor aldım bugüne dek nede işten güçten kaçtım.Vatanımı milletini seven bir birey olarak elimden gelenin en iyisini işimde yaptım.Uzun süren bekarlık hayatımın ardından mutluluğu yakalayıp evlendim.Gerçekten çok mesut ve gururluyum.Fakat Bana Kendi bakanımın yaptığı,kendi bakanlık görevlilerinin yaptığı muameleyi içime sindiremiyorum.Eşime bu durumu anlatmakta bile zorlanıyorum.
Anayasa’nın 41. Maddesinde belirtilen aile bütünlüğünün korunması ilkesine , Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve Yargı kararlarına da açıkça aykırılık teşkil etmekte , Devletin Aile bütünlüğünü koruması gerekirken Aile bütünlüğünü zedeleyici bir davranışı halini almaktadır.Yine milli eğitimin iç yönetmeliklerindede bu husus varken bakanlığın böyle bir uygulama yapması kabul edilemez.
Şimdi ben sağduyulu olmanızı ve sesime kulak vermenizi sizlerden rica ediyorum.
iyi çalışmalar...

FİKRİ TOPRAK

Eş Durumu Mağduriyeti (Vahşeti)
Bugün, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Ben ve tüm öğretmen arkadaşlarım bebeklerimizin ilk adım atışlarında yanlarında olmak, onlar ateşlendiklerinde alınlarına ıslak havluları koymak ve onları baba sevgisinden mahrum büyütmemek istiyoruz. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla...

SİBEL ÖZUSLU

ben bir sınıf öğretmeniyim.özür durumu tayininden eşimin yanına istanbula tayin istemek istedim fakat boş kontenjan bulunmamaktaymış.eşim,annelerimiz babalarımız perişan haldeyiz ne yapcağımızı bilmiyoruz.81 ilde sadece 10 ile tayini hakkı verilmiş ve bu sadece sınıf öğretmenleri için geçerli.gerçekten çok mağdur durumdayız.sınıf öğretmenlerinin mağdur durumda olmasının tek sebebi 4+4+4 eğitim sisteminin gelmesidir.lütfen bizim sesimizi duyurun.şimdiden çok teşekkür ederiz..

GONCA KARA

Ben 99 depreminde Sakaryada birçok arkadaşını ve yakınını kaybeden bir çocuktum o vakitler.. Okudum. Çadırlarda ders çalıştım. Prefabriklerde yaşadım yıllarca. Sonra üniversitemi kazandım. Onur belgeleriyle mezun oldum. Atandım.
Teeeee Van'ın Başkale ilçesinin iran sınır köyüne.. Terörün kol gezdiği çatışmaların sıklıkla olduğu can güvenliğimin devlet tarafından sağlanmadığı elektriği suyu olmayan bir köyde tüm zor şartlara rağmen ailemden ayrı kalarak çocuklarıma eğitim verdim ben.
Yılmadım. Kendime küçük mutluluklar yarattım. Akıllı tahtam yoktu benim. Öyle projeksiyonlarımız bilgisayarlarımız da yoktu okulumuzda.
Kara tahtamız vardı sadece. Ve zehir gibi çocuklarımız.. Deprem oldu Van'da.. Yine büyük kayıplar. Acılar yaşadım orda.
Şİmdi ise sadece hakkım olanı istiyorum ben. Eşimin yanına gitmek istiyorum. Hakkım olanı istiyorum yüce bakanlardan vekillerden.
Mesleğimi ayaklar altına alanlara inat, çalışmadığımı inatla vurgulayanlara bana maaş yerine sadaka verenlere inat ben sadece hakkım olanı istiyorum.. Mutlu olmak istiyorum. Silah sesleri duymadan uyumak istiyorum. Vurulmak istemiyorum ben.

Lütfen sesimizi duyun. Duyurun. Geleceğinizi öğretmeninize sahip çıkarak kurtarın..
Bu zulme sessiz kalmayın.

ÜLkemin yetmiş küsür ilinde Sınıf Öğretmenlerine kadro vermeyenlere haykırın. Bizimle olun. 29 Ağustosta 27 ağustosta Ankara meydanlarında olun. En azından duyurun sesimize ses gücümüze güç olun. Elimizi tutun bizi bu dehlizden kurtarın.

Sizden sadece ülkem adına rica ediyorum. Beni bizi kurtarın!!!

BÜNYAMİN GEZER

6 yıllık sınıf öğretmeniyim urfada çalışıyorum(4 yıl köy+2 yıl ilçe merkezi )müdür yetlikilik,müdür ardımcılığı,müdür vekilliği,şube müdürlüü yaptım.)).ağrının patnos ilçesine tayin isteyeceğim eşim şubat2012 ataması okul öncesi öğretmeni ama ne yazık ki ağrıda hiç mi hiç en uzak köyünde bile sınıf öğretmeni ihtiyacı yokmuş.lütfen bu konuda yardımcı olun.eyleme mutlaka geliyoruz 29 unda ankaradayız.yani bne batıya değil daha doğu bile gidemiyorum.saygılarımla.

GÖKÇE KURŞUNCU

ben Afyonda görev yapan bir sınıf öğretmeniyim 10.yılımı bitirdim Babamda çeşitli rahatsızlıklar olduğu için kanserden tutun koah a börek ten astıma babama bakma muhtaçtır raporu aldık.Babam manisa da oturuyor ve tedavi görüyor.MEB in il dışı sağlık özrü başvurusunu yaptım .Raporum kabul edildi.2.tercihlerde Manisada boş kontenjan olmadığı için atanamayacağım yazılıyor.Babam ilaç yazdırmaya bile gidemezken yani bakıma muhtaçken ben kızı olarak ona yardım edemiyorum .Bakanlık 2 yıl ücretsiz izin hakkı vermiş ama ücretsiz izini ben ne yapayım Babamın bir iğnesi 600 tl iken .Zaten seneye de afyonda norm fazlası olacağım 4 artı 4 ten dolayı ha afyonda fazlalık olmuşum ha manisada benim sizlerden ricam sesimizi duyurmanız çok mağduruz bize ancak sizler yardımcı olabilirsiniz

MUSTAFA ÖZTÜRK

Bugün, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla...

BURHAN ERDEM

2012 Özür grubu yer değiştirmelerinde özellikle sınıf öğretmenleri mağdur edildi.71 il başvuruya kapatıldı.ailelerin parçalanmaması için çok acil düzenleme istiyoruz.(il değil, açık kurumların ilan edilmesini istiyoruz).

MUSBİR

ÖĞRETMENLERİN MAĞDURİYETİ NEDEN ÖNEMSENMİYOR. YOKSA SİZLERİ YETİŞTİREN YA DA EVLATLARINIZI YETİŞTRECEK OLAN ÖĞRETMENLER GERÇEKTEN BU KADAR DEĞERSİZLEŞTİMİ?.. HİÇBİR HABER SİTESİNDE YA DA HİÇBİR GAZETEDE ONLARLA İLGİLİ BİRŞEYDEN BAHSEDİLMİYOR. YOKSA GERÇEKTEN BİR FUTBOL KARŞILAŞMASI YA DA BİR ÜNLÜNÜN TATİLİ YADA YAPTIĞI BİR OLAY DAHAMI ÖNEMLİ? ÖĞRETMENLER KAN AĞLIYOR.

HER ATAMA DÖNEMİ,HER TAYİN DÖNEMİ, HER SINAV DÖNEMİ OLDUĞU GİBİ BU TAYİN DÖNEMİ DE YİNE BİNLERCE ÖĞRETMENİN SIKINTISIYLA GEÇİYOR.

GERÇEKTEN BİLGİNİZ YOKSA BEN ŞÖYLE SİZLERE KISACA BAHSEDEYİM; ŞU ANDA BAŞLAMIŞ OLAN EŞ DURUMU-SAĞLIK DURUMU YANİ ÖZÜR GRUBU (YANİ MECBURİYET) TAYİNİ DÖNEMİNDE BİNLERCE ÖĞRETMEN EŞLERİNİN YANINA YA DA SAĞLIK SORUNU TAYİNİ İSTEDİĞİ YERE GİDEMİYOR. ÇÜNKÜ İLK ÖNCE EN BÜYÜK ETKEN OLARAK İL EMRİ VE İLÇE EMRİ ÖZÜR GRUBU KALDIRILDI. SANİ SENİN ZORUNLULUĞUN BİZİM İSTEĞİMİZLE OLACAK DENİLDİ. KİMSE ARTIK HASTASININ YANINA BİZDEN İZİNSİZ GİDEMEYECEK (Kİ ARTIK CENAZESİNEDE İZİN ALMAK GEREKİR), ÖĞRETMENSEN EŞİNİ VE ÇOCUKLARINI BİZ İZİN VERMEZSEK GÖREMEYECEKSİNİZ DENİLDİ.

BAŞKA BİR SEBEPTE SAYIN MİLLİ EĞİTİM BAKANIMIZIN İL MİLLİ EĞİTİMLERE ÖZELLİKLE ÇOK GEREKLİ DEĞİLSE BOŞ KONTENJAN GÖNDERMEYİN DİYİP, İSTENİLEN KONTEJANLARIN YARI YARIYA DÜŞÜRÜLMESİ VE NORM FAZLALARI İLÇEYE GÖDERİRİZ VEYA BAŞKA OKULA GÖNDERİRİZ DEMESİDİR.

DİĞER SEBEPLERDEN BİRİ ARTIK TÜM OKULLARIN ANADOLU LİSESİ STATÜSÜNE ALINIP(Kİ HER OKUL NASIL YAPILIR HALEN KİMSE ANLAMIYOR VE BİR ÖZELLİĞİDE KALMADI) KALAN SINIRLI SAYIDAKİ DÜZ LİSE ÖĞRETMENLERİNİN BU OKULLARA GEÇİŞİNİN İMKANSIZLAŞTIRILMASI. Kİ ŞÖYLE BİR ANLAMSIZ OLAYDA ORAYA YANİ ANADOLU LİSELERİNE İLK ATAMA İLE YENİ MEZUN KİŞİLER ATNABİLİP DENEYİMLİ ÖĞRETMENLER ATANAMIYOR!!!!

SÖZÜN ÖZÜ ŞU ANDA BİNLERCE ÖĞRETMEN KAN AĞLIYOR; EŞLERİ, ÇOCUKLARI, HASTALARI (YANİ YAKINDA CENAZELERİYLE)...

SİZDEN İSTEĞİMİZ HİÇ BİRŞEY OLMASA BİLE SİZİ YETİŞTİREN ÖĞRETMENLERİN, EVLATLERINIZI VE TORUNLARINIZI YETİŞTİRECEK OLAN ÖĞRETMENLERİMİZİN ZOR DURUMUNDA YANINDA OLALIM. ONLARIN ZOR DURUMLARINI HABER HALİNE GETİRİP ONLARIN AİLELERİNDEN, ÇOCUKLARINDAN VE HASTALARINDAN AYRI "YAN GELİP YATMADIKLARINI" HERKEZ GÖRÜP VE BİLSİN.

ŞİMDİDEN YAPACAĞINIZ HABERLER PAYLAŞIMLAR VE YARDIMLAR İÇİN ÇOK MİNNETTERIM VE HERKESE ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM.

" BANA BİR KELİME ÖĞRETENİN KIRK YIL KÖLESİ OLURUM."

UMUT BİLGE

öğretmenlerin eş durumundan yer değiştiremediğini, sınıf öğretmenlerine de hiç bi ilin açık olmadığını biliyor musunuz.

lütfen maduriyetimize ilgili olun..

E KİREK

Bugün, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla...

F. DOĞAN

bu atama döneminde öğretmen eşimle aynı şehirde buluşabileceğimizi umut ediyorduk.
Fakat eş durumundan atamalarda il-ilçe emri kaldırıldı. dolayısıyla birçok branş ve özellikle sınıf öğretmenleri için eşinin yanına tayin olmak imkansız bir duruma geldi. çünkü tüm türkiye de sadece 10 il kontenjanı açık. yani eşiniz o 10 ilden birindeyse şanslısınız.tabi burda şanslı azınlıkta iseniz.diğer illerde bulunan kişilerle evlenmek öğretmenler için yasak ve büyük hüsran.

il-ilçe emri, öğretmenin gitmek istediği ilde boş kadro yoksa öğretmenin il milli eğitim müdürlüğüne atanarak, ihtiyaç bulunan köy kasaba okullarında değerlendirilmesini sağlıyordu. fakat şimdi bir öğretmen eşinin yanına (doğu veya batı farketmez) ancak ücretsiz izin alarak gelebilecek. ve ücretsiz izin de öğretmen için istifa et demektir.

Sosyal devlet anlayışına uymayan, anayasa da yer alan aile bütünlüğünü hiçe sayan kararlar binlerce kişiyi mağdur etmiştir.

ne yazık ki hiçbir milli eğitim görevlisi konuyla ilgili açıklama yapmamaktadır.
öğretmenler aile kurmak için evleniyorlar. başka bir yere tayin için değil. evlilik müessesi suistimal için kullanılacak bir durum değil.eş durumundan tayin isteyenlerin sayısı çok değil. bu bir şekilde eritilir.
mutlu yuvamı devam ettirmek ve çocuklarımla birlikte yaşamak istiyorum.

eşimin her ağlayışında telefonla teselli ediyorum.
lütfen bize bu konuda yardımcı olun. hakkımızı aramak için eşlerimiz ve çocuklarımızla 29 ağustosta bakanlık önünde eylemde olacağız.
lütfen destek olun.

HASAN BAĞLICAK

Milli Eğitim Bakanlığı eş durumu atamalarında binlerce öğretmeni mağdur etmektedir. Başvurulardan birkaç gün önce il milli eğitim müdürlüklerine personel genel müdürlüklerinden ilinizde norm fazlası varsa kimseye boş kadro açmayacaksınız yazısını göndermişlerdir. Eşler tayin olmayı hayal ederken birden bire bu yazı yüzünden boş kadro açılmayarak mağdur edilmişlerdir. Özür grubu ataması olmasına rağmen öğretmenlerin özürleri hiçe sayılmıştır. Bakanlıkla yapılan görüşmelerde bakan beyin çok inatçı olduğu bu konuda kesin talimatı olduğu bu yüzden hiçbir şey yapamayacaklarını söylemektedirler. Bakan beyin inadı yüzünden binlerce aile parçalanmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığının yayınladığı klavuz açık değildir. Öğretmenleri mağdur etmek için yazılmıştır. Şuan Bakanlıkta öğretmenlere bu işin çözülemeyeceği ücretsiz izine ayrılmanız gerektiğini dile getirmektedirler. Öğretmenlere yapılan bu zulme tepki göstermenizi istiyoruz saygılarımlar.

AYLİN TÜRKYILMAZ

4+4+4 eğitim sistemi ile öğretmenler mağdur edilmeye devam ediyor.
özür grubu yer değiştirme başvurularında, binlerce öğretmen, başvuru modülünde "Branşınıza ait boş kontenjan bulunmamaktadır" ifadesi ile karşılaştı.
Daha önce Atama ve Yer Değiştirme Kılavuzu'nda norm fazlalığı olan branşlarda atamanın yapılmayacağı dile getirilmişti. Bu haliyle birçok sorunu içerisinde barındıran düzenlemeye, bugün öğretmenlerin karşılaştığı "Branşınıza ait boş kontenjan bulunmamaktadır" ifadesi ile bir yenisi daha eklenmiş; norm açığı olan branşlarda da kontenjan açılmamıştır.

Bizler çalıştığımız yerde eşimizle beraber olmak istiyoruz. içimizde çocukları olanlar, yeni evlenmiş olanlar, bakmakla yükümlü olduğu kişiler olduğu için memleketlerine yaşamak zorunda olanlar bulunmaktadır.. lütfen sesimize kulak verin.. saygılarımla ...

eşinin yanında yaşamak isteyen bir öğretmen.

HÜLYA ALBAYRAK

Merhabalar ben de eşim de öğretmeniz, üzülerek söylüyorum eşim sınıf öğretmeni.O kadar çaresisiz ki bir de size anlatalım dedik derdimizi. Ben Adıyaman’ın Sincik ilçesine bağlı bir köyde görev yapıyorum. Eşim de Hakkari Yüksekova’da görev yapıyor. 7 aydır evliyiz ve bizler yeni sistemin yani 4+4+4 sisteminin kurbanlarıyız maalesef. 22 Ağustos tarihinde başlayan özür grubu atamalarında ilinizde boş kontenjan bulunmadığından başvuru yapamazsınız dediler. Ne oruç bildik ne bayram. Zehir ettiler herşeyi bize. Ben eşimden 5 ay ayrı kaldım zaten..Koskoca ülkede sadece ama sadece 10 ilde sınıf öğretmenleri için yer açmışlar ki o da sınırlı sayıda. Bakanlık hiçbir şekilde bir açıklama yapmıyor. Madem yer açmayacaktı hepimizi neden ümitlendirdiler, neden eş özrü tayini yapıyor? Ne olacak bu sınıf öğretmenlerinin hali. Biz sadece mağdurlardan biriyiz bizim gibi binlercesi var. Ne olur bize yardımcı olun hakkımızı yemelerine bizi mağdur etmelerine izin vermeyin yanımızda olun bize destek olun. Hani aile kutsaldı, aile bütünlüğü anayasa ile güvence altına alınmıştı? Allahtan ki çocuğumuz yok, tabi bizim yok ama binlercesinin var. Başbakan 3 çocuk 4 çocuk yapın diyor. Biz bu şekilde eşlerimizden ayrı mı çocuk sahibi olacağız veya çocuk büyüteceğiz. Ne yapalım biz şimdi eşlerimizden mi boşanalım? Bize hiçbir alternatif sunmuyorlar. Elimizden il ilçe emrini de aldılar. İl ilçe emri olmadan nasıl eşlerimizle bir araya geleceğiz. Eş durumundan kimseyi mağdur etmeyeceğiz diyen Bakan Dinçer nerede acaba? Bir bakanlık personelini bu kadar mağdur edip ailelerin parçalanmasına nasıl izin verir benim aklım almıyor. Birileri sesimize kulak versin ne olur. Sayın bakan ailesinden uzak kalabiliyor mu acaba? Başbakanımız eşi olmadan adım atıyor mu? Bizler insan değil miyiz neden eşimizin yanında olmak istememiz bu kadar garip geliyor. Bu bize verilmiş bir hak değil midir? Bizler keyfimizden tayin istemiyoruz adı üstünde özür grubu atamaları özrümüz var ki istiyoruz ki. İl İlçe emri hakkımızı bize geri vermelerini istiyoruz. Aksi takdirde eşlerimizle bir araya gelmemiz nasıl mümkün olur. Bakanlık norm fazlası öğretmenleri bahane ederek bazı branşlara ve çoğunlukla da sınıf öğretmenlerine eş durumu atamalarında yer açmadı. Bu biz öğretmenlere yapılmış bir haksızlıktır. Utanarak söylüyorum bakanlığımızın yapmaya çalıştığı tek şey eşleri birbirinden ayırmak. Bu şekilde öğretmenlerinden nasıl bir performans bekliyor çok merak ediyorum. Sizlerden ricam sesimize kulak verin ve bize destek olun ve bu feryadımızı duyurmamıza yardımcı olun . Şimdiden çok teşekkür edriz. Umarım bize yardımcı olabilirsiniz.


DEMET GÖKDEMİR

Kars Alpaslan Anadolu Lisesinde Görsel Sanatlar-Resim öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Eş durumu için tayinimi İzmir'e istedim. Başvurum tüm kurumlarca onaylandı. Fakat hiç hesapta olmayacak bir şekilde İzmir'e bir tane bile Görsel Sanatlar öğretmeni kontenjani açılmadı.
Merkezde fazlalık olduğu için merkez olmayan ilçelerde boş kontenjanlar tercih için açılmadı. Merkezdeki fazla normu zaten uzak ilçeye gönderemeyecekler ve ilçelerdeki açık doldurulamayacak. Gecen yıllara baktığımda ki son Aralık eş durumu atamasında bile 60 tane kadro açılmışken şimdi hiç açılmaması benim için çok büyük bir hayal kırıklığı oldu. 1,5 yıldır eşimden ayrıyım bir sene daha ayrı olacağımı bilmek ve hatta seneye bile atama olup olmayacağını bilmeden yaşamak ailemiz için büyük travma. Bakanlığın bu en dogal hakkımız olan eş atamasındaki mağduriyetimizi gidermesini istiyoruz. Boş kadrolarda ücretli öğretmen çalıştırırlarsa bizim hakkımızı kim ödeyecek? Eşimden daha fazla ayrı kalmak istemiyorum, yuvamı kurmak onunla aynı evi paylaşmak istiyorum. Tüm şartları sağlamamıza rağmen milli egitimin bu yaptıgı Somalideki insanları aç kalmaya mahkum etmekten farksız. Bizim sevgi açlığımız, bebek sahibi olma bir ev kurma hayallerimiz ne olacak? Lütfen bize yardım edin. Aile kurma hakkımızı elimizden almayın. Mağduriyetimizi herkesin bilmesini istiyorum, bu sonuçlanıncaya kadar da durmayacağım. Saygılarımı arz ederim.

HASAN ŞEN

Milli Eğitim Bakanlığının yanlış tayin politikası sonucunda öğretmen aileleri parçalanmaktadır.Öğretmen ailelerinin ve çocuklarının psikolojileri çökmüş durumdadır.Asla kavuşamayacağını düşünmeye başlayan öğretmenlerin dramları gün geçtikçe artmaktadır ve malesef yakında intihar haberleri bile gelmeye başlayacaktır.Lütfen birazcık empati yapalım ve duyarlı olalım.

KEZBAN AŞKAN

Bulunduğum ilde 30 a yakın sınıf öğretmeni açığı olmasına rağmen meb denizli ve daha 71 ili sınıf öğretmenliği eş özrüne açmayarak aile bütünlüğümüzü bozmaktadır 1.5 yaşındaki çocuğumuzu annesiz yaşamaya mahkum etmektedir. Bunca yıldır fedakarca çalışmalarımızı gözardı ederek gitmek isteyebnin gitmesine gelmek isteyenin gelmesine izizn vermemektedir.

Anayasal hakkımız olan aile bütünlüğümüzün korunmasını istiyoruz bu konuda bşizlere destek olmanızı umut ediyorum. saygılarımızla

SERPEL ŞEREMET

SINIF ÖĞRETMENLERİNİN KORKUSU GERÇEK OLDU
4+4+4 sisteminden bir önceki yazımda bahsetmiş ve ne gibi sorunları beraberinde getirdiğini ve getirebileceğini dile getirmiştim. Sınıf öğretmenlerinin, bu sistem ortaya çıkar çıkmaz kafalarında oluşan huzursuzluklara, Milli Eğitim Bakanı ve bazı sendikaların endişe edilecek bir durum olmaması gerektiği, hiçbir sınıf öğretmeninin mağdur edilmeyeceği söylemlerinin asılsız olduğu şu an itibari ile ortaya çıkmıştır. Daha şimdiden parçalanmış ailelerin feryatlarını duyar gibiyim. Aylardır kafa kurcalayan bu sistem öncelikle birçok sınıf öğretmeninin norm fazlası olmasına sebep olmuş, önce birçok sınıf öğretmeni bulundukları okullarda norm fazlası olup yer değiştirme zorunluluğunda bırakılmış ancak bu kadar fazlalık varken tercih ettikleri okullara yerleşememiş ve fazla konumda beklemektedirler. Arkasından 2012 il dışı yer değiştirme kontenjanına 7 il açılması ve bu illerin doğu illeri olduğunun görülmesi neticesinde sınıf öğretmenlerinin beklediği 2. kötü haber de gelmiştir. Arkasından açılacak olan özür durumu yer değiştirmeleri için sınıf öğretmenlerinin midesi artık çok bulanmış olsa da öğretmenler, eşleri ayırmamak, sağlık özrüne yeteri kadar yer ayırmak, genel hayatı etkileyen durumları göz önüne alarak milli eğitim bakanlığının il dışı kontenjanları sınırlı tutup, özür durumuna fazla kontenjan ayıracağı düşünülmüştür. Sonunda sınıf öğretmenleri ve ailelerinin biraz olsun umut ettikleri kavuşma hayalleri bugün ortaya çıkan kontenjanlardan sonra yerini çok büyük bir üzüntüye bırakmıştır. Bu sefer ortaya çıkan kontenjanlar ne mi diyor: il dışına verilen 7 tane ilden pek bir farkı yok. Sadece evet sadece 10 il yani geri kalan 71 ildeki aileler kavuşamayacak bu 10 ildeki açıkları ve bu illeri isteyen öğretmen yoğunluğunu da düşününce buralardaki bekleyen ailelerde çok fazla umutlanmamalı çünkü kontenjanlar buralarda da çok sınırlı. Şimdi eğitimin temelini oluşturan, bizlerin yarı ana – babası sınıf öğretmenlerimizi bu hale koydunuz, ailelerinden koparmış oldunuz. Parçalanmış ailelerden beklentimiz ne boyutta? Öğretmen A ilinde, eşi B ilinde, çocuk ya A ya B ilinde yani ya anasız ya babasız. Şimdi tekrar merakkonusu bu öğretmenimizden bu ve bundan sonraki yıllarda ne verim bekliyoruz? Öğretmen bilse ki: bir sene daha dayanalım önümüzdeki sene kavuşuruz. Hayır bunun da garantisi yok. Kafası daima bu sorularla kurcalanan bir öğretmenden ne yazık ki geleceğimizin teminatı çocuklarımıza fayda beklenmez. Öğretmen, öğrenci, veli açısından bu kadar önemli olan bir konunun bu şekilde çözümsüz bırakılması son derece üzücüdür. Umutsuzluğun dibine vurmuş olan saygı değer sınıf öğretmenlerimizin ve arkasındaki bir o kadar değerli ailesinin üzüntüsüne acilen çözüm bulunmalı ve bu öğretmenlerimizin özür durumları da göz önüne alınarak yer değiştirme işlemleri yapılmalıdır. Öncelikli olarak Bakanlığın il Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderdiği yazıda geçen:” il genelinde fazla öğretmen varsa o il açık gösterilmesin” ibaresine çözüm bulunmalıdır. Örneğin ilin birçok yerinde açık olan okul var ama ilin genelinde norm fazlası var diye o il öğretmene açılmıyor. Bunun biran önce düzeltilip açık okulların önceliğinin kavuşmak için sabırsızlıkla bekleyen öğretmenlere verilmesi gerekir. Bu yönde yerleştirilmelerin yapılmasının ardından oluşacak özür başvurusunun gerçekleşmemesine karşın Kılavuza derhal il/ilçe emrine atanmak istiyorum maddesi eklenmesi gerekir. Sistemin gündeme geldiği günden bu yana, yaz tatilini, geçirdiğimiz Ramazan ayını ve içinde bulunduğumuz şu mübarek Ramazan Bayramını huzursuzluk içinde geçiren öncelikle sınıf öğretmenlerimiz ve tayin bekleyen diğer öğretmenlerimizi daha fazla üzmeden soruna çözüm bulacağınızı umuyor, özellikle de Sayın Başbakanımızdan, Sayın Bakanımızdan soruna biran önce çözüm bulmalarını bir anne, bir vatandaş olarak arz ediyorum. NE OLUR GELECEĞİMİZİ EMANET ETTİĞİMİZ ÖĞRETMENLERİMİZİN FERYADINA KULAK VERELİM

HAŞAN ATEŞ

Bugün, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla...

HÜMEYRA YILMAZ

AKP hükümeti bir yıldır öğretmenler üzerinden ciddi oyunlar oynadı şimdi de sıra eş özründen atamalara geldi, sırf seçim döneminde şişirilmiş kadrolar açabilmek adına ya da başka çıkarları adına bilmiyorum 7000 öğretmen eşinden ve çocuğundan ayrı kalacak. Ankara Milli Eğitim Bakanlığına gittik 9 ay önce bunu söyledik dediler ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim kendisi film izlemekle meşguldu! Bu arada ben haziran atamasıyla atandım ben atandığımda sayın Çubukçu Milli Eğitim Bakanıydı ve eş özrü atamalarında il emri ilçe emri vardı ve ben buna güvenerek öğretmen oldum ama şimdi bu hakkı elimizden aldılar bu konuda eşlerinizin kurumları da birşeyler yapsın diyorlar, benim çalıştığım yerde demiryolu yok ki eşim gelsin ben de gidemiyorum biz ömür boyu ayrı mı kalacağız? Savcı, hakim eşlerine öncelik tanınıyor, onlar hiçbir şekilde sorun yaşamıyor biz öğretmenler savcı hakim yetiştirmiyor muyuz? Biz AKP'ye bunun için mi oy verdik! Konuşacak çok şey var ama lütfen bu mağduriyetimiz karşısında kayıtsız kalmayın. 27 Ağustos Pazartesi saat 12.00'da Ankara Milli Eğitim Bakanlığı önünde toplanacağız. Saygılarımla...


HİLMİ SOLAK

bu devlet büyüklerine gönderdiğimiz mailin bir kopyasıdır..sizden ricamız bunu gündeminize taşımanız!!..4+4+4 eğitim sistemiyle öğretmenler mağdur olmuş durumda..

"Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah GÜL, Başbakanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN,
Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ömer Dinçer’e Açık Mektup:

Bizler; sizi ve gelecek nesilleri yetiştiren öğretmenleriz. Eğitimdeki her türlü değişiklik ancak ve yalnız bizim çalışma aşkımızla, uyum becerimizle ve fedakarlığımızla başarıya kavuşur, reforma dönüşür.

Eğitim sistemine ve teşkilat yapısına dair değişikliklerde fedakarlık payı hep bize düştü, ne yazık ki bedel ödeyen hep biz olduk. Ödediğimiz bedel sağlığımız, ailemiz ve geleceğimiz olmasaydı ve başka bir yol kalsaydı sizi bu ilanla da rahatsız etmezdik. Ancak, PERİŞANIZ!

Getirilen zorunlu hizmet affı yüksek KPSS puanlarımıza rağmen bizi Doğuya çakılı kıldı. Hele sınıf öğretmenleri yeni sistem ile doğuda bile norm fazlasıdır. Emekliliğe kadar bekar, ebedi sürgündür!

Öğretmenin eşine ve çocuğuna kavuşması artık puana, kontenjana tabidir, yani İMKANSIZA endekslidir. Bize “eşin senin yanına gelsin” denmekte, eşimizin ne iş yaptığını, çocuğumuzun okulunu, tedavilerini, geçim durumumuzu soran yoktur!

Ailesini özleyen “ücretsiz izin alsın” açılımı pek çok meslektaşımızı işinden ve aşından edecek bir yaklaşımdır. Eşi ve ailesi tarafından istifaya zorlanan öğretmenlerin çoğu kadındır. Binlerce kilometre öteden bir evliliği yürütmek, internet başında çocuğuna mama yedirmek, onları yalnızca bayramlarda koklamak bizi perişan etmektedir.
Erciş ve Van depreminden mağdur olan öğretmenlerin yer değiştirme talepleri “giderseniz kimse kalmaz” mantığıyla reddedilmiştir. Bakanımızın “sabredin, eylülde gidin” sözü unutulmuştur.

Ülkemizin vizyonu ve bakanlığımızın hedefleri doğrultusunda kendimizi geliştirmek, lisansüstü eğitim almak isterken “çalıştığın köyde, ilçende eğitim al” dercesine eğitim özründen yer değiştirme hakkımız kaldırılmıştır.

Bizler, sınıflarındaki çocukları kendi çocuklarından ayırt etmeden fedakarca çalışan öğretmenleriz. Memuru olmaktan onur duyduğumuz devletle mahkemeleşmek, kendi aramızda kimin daha mağdur olduğunu tartışmak, yarışmak da istemiyoruz. Yoğun gündeminize, bekleyen reformların ağır sorumluluklarına rağmen sizden çok fazla bir şey istemiyoruz. Bize emanet edilen çocuklara verdiğimiz karşılıksız sevgiyi kendi çocuklarımıza da verebilmek, akşamları soframıza ailemizle birlikte oturmak gibi basit ama insani taleplerimiz var. Kaldırılan İL VE İLÇE EMRİNİ geri vererek, hem bizi hem de ailelerimizi mutlu edeceksiniz.

Biz öğretmenler, atandığımız bölgedeki uzun çalışma sürelerimizin takdir edildiğini görmek, eğitimimizi sürdürmek, mesai arkadaşımızı, öğrencimizi, sağlığımızı kaybettiğimiz deprem bölgesinden tayin olmak isterken de şımarıklık ettiğimizi düşünmüyoruz.

BİZ SİZDEN VAADETTİĞİNİZ VE ANAYASAMIZIN GÜVENCESİNDEKİ ADALETİ İSTİYORUZ. Çünkü “Allah adaletli davrananları sever.” (Maide 42)

EROL IRMAK

Şimdi eğitimin temelini oluşturan, bizlerin yarı ana – babası sınıf öğretmenlerimizi bu hale koydunuz, ailelerinden koparmış oldunuz. Parçalanmış ailelerden beklentimiz ne boyutta? Öğretmen A ilinde, eşi B ilinde, çocuk ya A ya B ilinde yani ya anasız ya babasız. Şimdi tekrar merakkonusu bu öğretmenimizden bu ve bundan sonraki yıllarda ne verim bekliyoruz? Öğretmen bilse ki: bir sene daha dayanalım önümüzdeki sene kavuşuruz. Hayır bunun da garantisi yok. Kafası daima bu sorularla kurcalanan bir öğretmenden ne yazık ki geleceğimizin teminatı çocuklarımıza fayda beklenmez. Öğretmen, öğrenci, veli açısından bu kadar önemli olan bir konunun bu şekilde çözümsüz bırakılması son derece üzücüdür.....

MERT DOĞRUER

Eş Durumu Mağduriyeti (Vahşeti)
ÜLKE PARÇALANMADI AMA SINIF ÖĞRETMENİ AİLELERİ PARÇALANDI Bugün, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar.
Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. AİLE BÜTÜNLÜĞÜMÜZ BOZULDU PARÇALANDIK EŞLERİMİZDEN VE ÇOCUKLARIMIZDAN AYRILACAĞIZ YİNE LÜTFEN YARDIM EDİN...

BARIŞ ÖZTÜRK

Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasanın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz.
Saygılarımızla...

ÜLKÜ HARDAL

LÜTFEN OKUYUN!bizler artık gözlerimiz yaşlı bakıyoruz ailelerimize. evli bir öğretmen olmak suç mu?evlenmeye,anne baba olmaya öğretmenler olarak hakkımız yok mu?nedir bu zulüm bize.sistem değişikliğinin mağduru sınıf öğretmenleri oldu.bakanımız eş durumu atamalarında hiçbir öğretmen mağdur olmayacak,gönüllerini ferah tutsunlar demişti ama sonuç hüsran.binlerce sınıf öğretmenine başvuru sayfası bile açılmadı.eşim asker.ben sınıf öğretmeniyim.ne olacak bizim halimiz? bakanlığımız bize tayin hakkı vermiyor.biz nasıl aile olacağız.kolay mıdır insanın kendi evine misafir gibi yaz tatillerinde gelip gitmesi,her defasında günlerce ağlaması.eşimin mutlu bir anında yanında yokum, hasta olduğunda yanında yokum.mutsuz bir öğretmenden ne bekliyorlar.eşime kavuşmam hayal oldu.başarı öğretmenleri mağdur edip beklenemez.bunları düşünmekten başka şeyler düşünemiyoruz.bizler il emrini geri istiyoruz. Lütfen bu konuda bize yardım edin.

ERKAN TAŞDEMİR

4+4+4 YÜZÜNDEN MAĞDUR OLAN SINIF ÖĞRETMENLERİ ADINA BU MSJI ATIYORUM SİZE.
YILLARCA DOĞUDA ÇALIŞTIM SINIF ÖĞRETMENİYİM YİNE DE ÇALIŞIRIM AMA EŞİMDEN AYRIYIM ŞUAN.EŞİM BURSA DA BEN MUŞ TA VE BURSADAN 1 KONTEJAN DAHİ AÇILMADI....SINIF ÖĞRETMENLERİNE SADECE 10 İL AÇILDI BATI İLLERİNİN HİÇBİRİ AÇILMADI....

UMUT BİLGE

sınıf öğretmeniyim, eşimle farklı illerde çalışıyoruz..

binlerce sınıf öğretmeni bakanın ''il emrini'' kaldırmasından dolayı eşlerinin yanına gidememektedir.
ayrıca sayın bakan tüm tv programlarında kimse madur olmayacak dedi ama hiç bir sınıf öğretmeni yer değiştiremiyor..

bu ilginizi çekti mi?

GÖZDE BAYRAKTAR

Bugün, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla...

SEMA İŞÇİTÜRK

Eş Durumu Mağduriyeti (Vahşeti)

Bugün, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla...

YALÇIN BAYRAM

Merhaba,
Şu an okumakta olduğunuz maili ben, ülkenin en uzağında Şırnak'ın Silopi ilçesinde çalışmakta olan bir öğretmen, bir eş olarak ben yazıyorum. Sınıf öğretmeniyim, önceleri insan mesleğini söylemekten gurur duyarken şimdilerde dalga konusu olmaktan korkarak utanarak söylüyor. Eşim Kocaeli iline bağlı bir ilçede. Eşim de Sınıf Öğretmeni, ne yazık ki...Daha önce Gebze'de sözleşmeli olarak çalışırken geleceğin belirsizliğinden kurtulmak üzere kadrolu tayin hakkımı kullandım ve tayinim puanım çok yüksek olmasına rağmen nasıl oluyor bilinmez Silopi'de bir köyün mezrasına çıktı. Bu güzel olayın hemen birkaç ay sonrasında hükümet bütün sözleşmeli çalışanları kadroya geçirdi. Ben Ülkesinde yaşayan bütün çocukları kendi çocuğu gibi seven ben affedin ama enayi yerine kondum. Buralarda çalışmaktan mutluyum, çok iyi şekilde hizmet ettiğime de eminim. Ancak kocaman bir AMA var bu hikayede. Eşimden uzaktayım, kurulu bir düzen ve yaşam beni bekliyor oysa ben en temel anayasal hakkımı kullanarak eşimin yanına gidemiyorum. Peki neden ???? Nedeni hiçbir altyapıya sahip olmayan bir eğitim sisteminin alelacele uygulamaya geçirilmesi ve koca ülkede hiçkimsenin ki buna parlementoda uyuklayan milletvekilleri de dahil ses çıkarmamasıdır. Ben, vergisini veren, herkesten daha az maaş alan, herkesten daha fazla çalışan, okuldan sonra geceyarılarına kadar emek veren ben eşimden ayrıyım. Yalnız bir kadını, bir öğretmeni, bir eşi yapaylnız bırakıp ülkenin diğer ucuna gitmek zorundayım. Anayasanın 41. maddesi hiçe sayılıyorken neden hiçkimse sesini çıkarmıyor merak ediyorum.....okuduğunuz için hepinize teşekkürler.........umarım sadece okumakla kalmaz, elinizdeki gücü de kullanmak için çaba sarfedersiniz......
Arkasında kimsesi olmayan gariban bir köy öğretmeni......


HALİS ÜNLÜ

İYİ GÜNLER.. BEN KONYANIN EMİRGAZİ İLÇESİNDE FİZİK ÖĞRETMENİYİM EŞİM EREĞLİ İLÇESİNDE ÇALIŞIYOR HER YIL EŞ DURUMUNDAN EŞİM VE ÇOCUKLARIMIN(2) YANINA GİTMEK İÇİN EŞ DURUMU TAYİNLERİNİ BEKLİYORUM HER YIL OLDUĞU GİBİ BU YILDA KONTENJAN OLMADIĞINDAN TAYİN İSTEME HAKKINIZ YOKTUR DENİLİYOR... 2007 DEN BUYANA EŞ DURUMU TAYİNİ İSTİYORUM HER YIL Bİ UMUT BEKLİYORUZ .... HER GÜN 150 KM GİTMEKTEN USANDIM .. AYRICA 2003 DEN BU YANA BU YOLU GİDİYORUM 10 YIL YOLLARDA HEBA OLDU HAYATIM NE OLUR SESİMİZE KULAK VERİN!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

HİLMİ SOLAK

Eş Durumu Mağduriyeti (Vahşeti)
Bugün, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir a n önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla...

ŞADAN KARAKAYA

Merhaba,

6 yaşındaki kızım yüksek risk akut Lenfoblastik Lösemi hastası, nakil endikasyonu var. Ben Düzce'de öğretmenim. 3 yıldır bu hastalığın pençesinde hırpalandığımız yetmezmiş gibi şimdi de Milli Eğitim Bakanı özür grubu atamalarında il emrini kaldırıp, kontenjan sınırlaması getiriyor. Ülkemizin başkentinde aile dışı kemik iliği nakli yapılamıyor, bu yüzden doktorlarımız İzmir veya Antalya'ya gitmemiz gerektiğini söylediler. Mayıs ayında eşimin tayinini Antalya'ya yaptık ve kızım şu an Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde tedavisini sürdürüyor. Bugüne kadar Düzce Ankara arasında mekik dokudum, yaklaşık 20 bin km yol yaptım. Her şeyi kızımın iyileşmesi için yaptım, bir yandan da çok şükür mesleğimin gereklerini layıkıyla yerine getirdim. Ama artık Antalya'ya gelmekten başka çaremiz kalmadı. Şimdi Milli Eğitim Bakanlığı benden eşimi ve iki çocuğumu hastalıkla baş başa 800 km. uzakta bırakmamı istiyor. Evet, önerdikleri başka bir şey daha var: 3 yıla kadar ücretsiz izin almam. Böylece eşim, ben ve iki çocuğum beş parasız hastalıkla baş başa kalacağız. Bununu adı vicdansızlıktır! Bunun adı adaletsizliktir! Lütfen sesimizi duyurun, duyun. İl emrinin kaldırılması zaten aileleri parçalıyor, benim gibi özel durumu olanlar ise paramparça olacak. İnanın tüm gücümüzü kaybettik, Allah'a sığınıyoruz.

Saygılarımla,

LEVENT HACİALİOĞLU

Eş Durumu Mağduriyeti (Vahşeti)

Bugün, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla

BURHAN ERDEM

2012 Öğretmenlerin özür grubu tayinlerinde 71 il kapalı gösterilerek binlerce öğretmen (başta sınıf öğretmenlri) mağdur edilmiştir.Açık kontenjanlar kurum bazında gösterilerek ve il emri uygulanarak ailelerin parçalanması önlenmeli ve binlerce boşanmanın önüne geçilmelidir.Sınıf öğretmenleri ağlıyor ve dua ediyor.Mağduriyetin giderilmesi için acil yardım istiyorum.


EGE ASAN

Eş Durumu ve Sağlık durumu Mağduriyeti (Vahşeti)

Bugün, terörün şehitlerimizle parçaladığı ailelere M.E.B. nın parçaladığı binlerce aile eklenmiştir. Ailelerinden uzak binlerce öğretmen atanmaları için gerekli şartlara sahip olmalarına ve atanmak istedikleri şehirlerdeki kadro açıklarına rağmen göz göre göre çocuklarından eşlerinden ve ailelerinden zorla ayrı tutulmaktadırlar. Anayasa nın güvencesi altındaki kutsal Türk aile bütünlüğü ufak çıkarlar uğruna yerle bir edilmektedir. Binlerce çocuk annesinden ayrılmaya zorlanıp, binlerce öğretmenin ise gözünden yaşlar akarak çocuğunu düşünürken başka çocukları eğitmesi beklenebilir mi? "Bir başkasının yardımına muhtaçtır" raporu olan hastalarının yanına öğretmenlerin gidebilmesi de engellenmekte, sağlık özrü yok sayılmaktadır. Bu vahşetin ta kendisi değil midir? Kaldırılan il emri bir katliamdır, ve bu acının bir an önce önlenmesi gerekmektedir. Binlerce öğretmen ve aileleri kadın-erkek genç ve yaşlı bu geceden itibaren şu an bu topraklarda göz yaşlarını tutamamaktadırlar. Yarından itibaren sendikalar sendika olabildikleri ölçüde eylemlere hazırlanmaktadırlar. Kamuoyumuzu da bu acının dinmesi yönünde duyarlı olmaya ve tüm medyamızı halka kulak vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla...

FATİH DOĞAN

bu atama döneminde öğretmen eşimle aynı şehirde buluşabileceğimizi umut ediyorduk.
Fakat eş durumundan atamalarda il-ilçe emri kaldırıldı. dolayısıyla birçok branş ve özellikle sınıf öğretmenleri için eşinin yanına tayin olmak imkansız bir duruma geldi. çünkü tüm türkiye de sadece 10 il kontenjanı açık. yani eşiniz o 10 ilden birindeyse şanslısınız.tabi burda şanslı azınlıkta iseniz.diğer illerde bulunan kişilerle evlenmek öğretmenler için yasak ve büyük hüsran.

il-ilçe emri, öğretmenin gitmek istediği ilde boş kadro yoksa öğretmenin il milli eğitim müdürlüğüne atanarak, ihtiyaç bulunan köy kasaba okullarında değerlendirilmesini sağlıyordu. fakat şimdi bir öğretmen eşinin yanına (doğu veya batı farketmez) ancak ücretsiz izin alarak gelebilecek. ve ücretsiz izin de öğretmen için istifa et demektir.

Sosyal devlet anlayışına uymayan, anayasa da yer alan aile bütünlüğünü hiçe sayan kararlar binlerce kişiyi mağdur etmiştir.

ne yazık ki hiçbir milli eğitim görevlisi konuyla ilgili açıklama yapmamaktadır.
öğretmenler aile kurmak için evleniyorlar. başka bir yere tayin için değil. evlilik müessesi suistimal için kullanılacak bir durum değil.eş durumundan tayin isteyenlerin sayısı çok değil. bu bir şekilde eritilir.
mutlu yuvamı devam ettirmek ve çocuklarımla birlikte yaşamak istiyorum.

eşimin her ağlayışında telefonla teselli ediyorum.
lütfen bize bu konuda yardımcı olun. hakkımızı aramak için eşlerimiz ve çocuklarımızla 29 ağustosta bakanlık önünde eylemde olacağız.
lütfen destek olun.

CURSED

Değerli Medya Kuruluşları ve Saygıdeğer Temsilcileri
Öncelikle iyi günler ve başarılı çalışmalar dilerim.

MEB 5.12.2011 tarihinde yayımladığı genelge ile öğretmen eş durumu atamalarında il emri uygulamasını kaldırdığını bundan sonra atamaların hizmet puanı üstünlüğüne göre yapılacağını bildirdi.Bu duruma göre eşimizin çalıştığı yerde herhangi bir şekilde kadro açılmadığında ya da hizmet puanımız tutmadığında eşimizin yanına atamamız gerçekleşmeyecek ve ailemizin bir çatı altında yaşaması mümkün olmayacaktır.Bu durum sonucunda  anne veya babasından ayrı büyümek zorunda bırakılan çocuklarımızın kalbinde açacağı derin yaralar malumunuz olacaktır.İl Emrinin kaldırılması takdir edersiniz ki hem Sayın Başbakanımızın üç çocuk projesine hem de dinimiz ve anayasamızca kutsal kabul edilen aile bütünlüğüne aykırı bir durum olacaktır.

Bu olay ister özel sektörde ister kamuda çalışssın eşi öğretmen olan herkesi ilgilendirmektedir.

Bakanlık bize ücretsiz izine ayrılarak eşinizin yanına gidin demekle tek bir seçenek sunmaktadır.Ancak üzülerek söylüyorum ki ücretsiz izin seçeneği de ülkemizin şartları nedeniyle kadın meslektaşlarımızı etkileyecek ücretsiz izine ayrılan kadın meslektaşlarımız olacak ve böylece de kadınlarımızın çalışma özgürlüğü ellerinden alınmış olacaktır.

Önce bir baba sonra bir öğretmen ve vatandaş olarak sizden tek isteğim MEB'in il emri uygulamasını kaldırmaması için öğretmenlerin
yanında olmanız, 30 Haziran 2012 tarihinde Ankara Sıhhıye Meydanı Abdi İpekçi Parkı'nda yapılacak olan eylemimize destek vermeniz ve bu konuyu her türlü platformda dile getirmenizdir.

Artık eşimden,ailemden ayrı yaşamak istemiyorum.Lütfen bize yardımcı olun.Eylemimize ve bize destek verin.

İlginiz için şimdiden teşekkür eder,saygılar sunarım...

CİHAN GÜVEN

Değerli Medya Organları ve Saygıdeğer Temsilcileri,

Öncelikle iyi günler ve başarılı çalışmalar dilerim.

MEB 5.12.2011 tarihinde yayımladığı genelge ile öğretmen eş durumu atamalarında il emri uygulamasını kaldırdığını bundan sonra atamaların hizmet puanı üstünlüğüne göre yapılacağını bildirdi.Bu duruma göre eşimizin çalıştığı yerde herhangi bir şekilde kadro açılmadığında ya da hizmet puanımız tutmadığında eşimizin yanına atamamız gerçekleşmeyecek ve ailemizin bir çatı altında yaşaması mümkün olmayacaktır.Bu durum sonucunda  anne veya babasından ayrı büyümek zorunda bırakılan çocuklarımızın kalbinde açacağı derin yaralar malumunuz olacaktır.İl Emrinin kaldırılması takdir edersiniz ki hem Sayın Başbakanımızın üç çocuk projesine hem de dinimiz ve anayasamızca kutsal kabul edilen aile bütünlüğüne aykırı bir durum olacaktır.

Bakanlık bize ücretsiz izine ayrılarak eşinizin yanına gidin demekle tek bir seçenek sunmaktadır.Ancak üzülerek söylüyorum ki ücretsiz izin seçeneği de ülkemizin şartları nedeniyle kadın meslektaşlarımızı etkileyecek ücretsiz izine ayrılan kadın meslektaşlarımız olacak ve böylece de kadınlarımızın çalışma özgürlüğü ellerinden alınmış olacaktır.

Önce bir baba sonra bir öğretmen ve vatandaş olarak sizden tek isteğim MEB'in il emri uygulamasını kaldırmaması için öğretmenlerin yanında olmanız, 30 Haziran 2012 tarihinde Ankara Sıhhıye Meydanı Abdi İpekçi Parkı'nda yapılacak olan eylemimize destek vermeniz ve bu konuyu her türlü platformda dile getirmenizdir.

Artık eşimden,ailemden ayrı yaşamak istemiyorum.Lütfen bize yardımcı olun.Eylemimize ve bize destek verin.

İlginiz için şimdiden teşekkür eder,saygılar sunarım...

"
Anahtar Kelimeler:
öğretmenlerin isyanı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.