Sağlıkta, 'keyif odası' skandalı!
Bunların hepsi ilaçlarının daha fazla yazılmasını sağlamak içindi ve rüşvetlerin yüzde 18’ini de devletten geri aldılar.
Rüşvet çarkının detaylarını bir firmada çalışan mümessil yazdığı şikayet mektubunda, belgeleriyle tek tek anlattı.
Türkiye, 16 milyar liralık kamu ilaç harcamasıyla yerli yabancı dünyadaki tüm ilaç firmalarının gözdesi olurken, daha çok ilaç sattırmak için verilen rüşvetin boyutları dudak uçuklatıyor. sağlık bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvuran bir ilaç şirketi çalışanı, şikayet dilekçesine, “….İlaç firması ilaçlarının daha fazla satışı için özel hastane ve poliklinikler, üniversite hastaneleri, kamuya bağlı hastane ve sağlık ocaklarında reçeteye yazılması, yazılan ilacın 1 kutu yerine 5 kutu yazılmasını sağlamak amacıyla doktorlara rüşvet vermektedir” cümleleriyle başladı.
KEYİF VERİCİ ODA
Her bir doktora yıllık 5 ila 10 bin lira arasında rüşvet bütçesi ayrıldığını anlatan çalışan, rüşvet çeşitlerini ise şöyle sıraladı: Plazma tv, sinema ve ses sistemleri, cep telefonları, cep bilgisayarları, buzdolabı, çamaşır makinesi, salon takımları, yatak odası takımları, akvaryumlar, reçete başı nakit para, benzin çekleri, masaj salonlarında keyif verici odalar kiralama, yurtiçi ve yurtdışı ‘kongre’ adı altında otellerde ağırlama ve tatil fırsatları. Ve aklınıza gelebilecek benim burada yazamadığım binlerce tür malzemeyi doktorlara rüşvet olarak verdik.”
DEVLETE NASIL ÖDETTİLER?
Mümessil, verdikleri rüşvetlerin yüzde 18’ini ise devletten geri aldıklarını anlattı. Peki ama nasıl?
Doktorlara verdikleri bu rüşvetleri matbu evraklara ıslak imzalı şekilde kaydettiklerini belirten mümessil, “Rüşveti veren firmanın bölge müdürü ve aracılık eden biz tıbbi satış mümessillerinin ayrı ayrı yüzlerce binlerce rüşvet evrakı kaydı yapılarak dosyalandı. Verdiğimiz bu rüşvetlerin faturalarını firma adına kestirerek, belli bir kısmını vergi adı altında, KDV olarak devletten geri aldık. Böylece verdiğimiz rüşvetin yüzde 18’ini devlet karşılamış oldu“ dedi.
“HALKIN SAĞLIĞI İLE OYNADIK
Mümessilin itirafları şu çarpıcı cümlelerle devam etti:
“Devleti dolandırdığımız gibi fazla reçete ve ilaçla SGK’yi (Sosyal Güvenlik Kurumu) zarara uğrattık. İhtiyacı olsun, olmasın herkese kota doldurması amacı ile doktor tarafından ilaç yazdırtarak halkın sağlığı ile oynadık.”
HEPSİ BELGELİ!
Mümessil dilekçesini ise şu sözlerle bitirdi: “Yukarıda anlattığım tüm bu olayları belgeleriyle beraber ıslak imzalı ve savcılık dosyasındaki delillerin, ‘aslı gibidir’lerini de yaptırıp sağlık bakanlığı’na gönderdim. İfade vermek için devamında bakanlık müfettişine gittiğimde sanki suçlu benmişim gibi…. Dosyamın bir başka departman ya da müfettiş tarafından soruşturulmasını, dosyada ihmali olanlar hakkında yasal bir soruşturma yapılmasını saygılarımla arz ederim.” Aysel Alp- Hurriyet
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.