'Sınavları iptal edilebilir'
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, yaptıkları analizlerde bu sınavda bir haksızlık olduğu yolunda bir bulgunun söz konusu olmadığını belirterek, “O nedenle adaylarımızın içlerinin rahat olmasını istiyoruz ve bu tür asılsız iddialara çok da değer vermemelerini, özellikle bizim internet sayfamızdan yapacağımız duyurulara önem vermelerini istiyoruz” diye konuştu.
ÖSYM Başkanı Prof. Dr.  Ali Demir, KPSS ile ilgili iddialara ilişkin, “Tüm Ankara'nın cumartesi sabah ve  cumartesi öğleden sonra oturumlarının analizlerini yaptık, cevap kağıtlarını  okuduk. Bu analizler bize şunu gösteriyor, geçtiğimiz yıllarla mukayese ettiğimiz  zaman burada olağan dışı bir durum söz konusu değil” dedi.

Demir, gelen bütün evrakı analiz edeceklerini, inceleyeceklerini  belirterek, “Bu bilgileri kamuoyuyla zaman zaman paylaşacağız” diye konuştu.

Ali Demir, geçen hafta sonu yapılan KPSS ile ilgili iddialara yönelik AA  muhabirine açıklamalarda bulundu.

ÖSYM'nin yoğun bir sınav maratonu içinde olduğunu, Lisans Yerleştirme  Sınavı'na iki milyona yakın adayın girdiğini ve bu adayların evraklarının  okunduğunu söyledi.

ÖSYS kılavuzunun da internet sitesinde yayımlandığını anımsatan Demir,  adayların kontenjanları görebileceğini, ciddi sayıda kontenjan artışının söz  konusu olduğunu belirtti.

Demir, “Bu hafta sonu aynı güvenlik çerçevesi içerisinde, aynı güvenlik  tedbirleri içerisinde hatta bir miktar daha güvenlik tedbirlerini artırarak 7-8  Temmuz tarihlerinde KPSS lisans sınavını gerçekleştirdik. Türkiye'de özellikle  kamuda görev almak isteyen vatandaşlarımızın çok rağbet ettikleri ve buradan  alacakları puanlarla kamuda memur ya da öğretmen olacakları bir sınav, o yüzden  çok kritik, çok değerli bir sınavımız” diye konuştu.

KPSS'nin cumartesi günü sabah oturumunda genel yetenek, genel kültür  sorularına yer verildiğini anımsatan Demir, bu oturuma 980 binden fazla adayın  katıldığını söyledi. Öğleden sonra yapılan eğitim bilimleri sınavına ise 300 bine  yakın adayın girdiğini ifade eden Demir, pazar günü yapılan sınavlarla birlikte  toplam 1 milyon 500 bin kadar adayın sınava alındığını kaydetti.

Demir, “Biz gerek sınav öncesinde, gerek sınav evrakımızın nakliyesi  esnasında, gerek sınavların yapıldığı binalardaki güvenlik tedbirlerimiz olarak,  gerekse sınav sonrasında evrakın dönüşündeki güvenlik tedbirlerimiz olarak büyük  bir dikkat ve özen içerisinde bu sınavları gerçekleştirdik” diye konuştu.

Emniyet güçlerinin yaptığı operasyona da değinen Demir, şöyle devam  etti:

“Çok uzun yıllardır, aylardır takip ettikleri bir operasyonu tamamladı  ve bu da kamuoyuna yansıdı. Biz cumartesi günü görevimizin başında sınavı takip  ederken bildiğiniz gibi öğleden sonra sınav devam ederken bir iddiayla  karşılaştık. Bu iddiayı hemen inceledik. 'Acaba bunlar ne kadar gerçek, ne kadar  bizim sorularımızı yansıtan sorular' diye çok detaylı bir inceleme yaptık ve  gördük ki bunlar bir kısmı sınava giren adayların zihinlerinde kalanlardan  derlenmiş sorular. Bir kısmı ise bizim tahminlerimize göre sınavımıza giren  adayların kontrol dışında veya bizim müsaade etmememize rağmen yanlarında ya  parça parça ya da bir bütün olarak götürdükleri kitapçıklarda yer alan sorular  olduğunu görüyoruz. Ancak bunların yeniden yazıldıklarını görüyoruz, çünkü yazım  hatalarından, cevap seçeneklerinin sıralanmasından bunu görüyoruz.”

"Ankara'da analiz yaptık”

Bazı sınav sorularının internet sitelerinde yayınlandığı saatlere ilişkin  de açıklama yapan Demir, “Saatlere baktığımız zaman, biz öğleden sonra  sınavımızı 14.30 itibarıyla başlattık. Bu iddianın ilk internete düşüş saatine  baktığımız zaman yaklaşık 16.00 gibidir, sınavın büyük bir bölümü tamamlandıktan  sonra. Arkasından diğer iddialar da saat 17.30'da veya 22.30'da internete düştü.  Bizim düşündüğümüz bunların sınavdan sonra bir gayretle hazırlanmış ve basına  verilmiş nüshalar olduğu” dedi.

Soruların yayınlanması olayını ciddiye aldıklarını ifade eden Demir,  “Yakın olduğu ve Ankara'da bulunduğumuz için tüm Ankara'nın cumartesi sabah ve  cumartesi öğleden sonra oturumlarının analizlerini yaptık, cevap kağıtlarını  okuduk. Bu analizler bize şunu gösteriyor, geçtiğimiz yıllarla mukayese ettiğimiz  zaman burada olağan dışı bir durum söz konusu değil. Doğru sayılarında olağanüstü  bir artış, ortalamalarda olağanüstü bir artış diye bir şey söz konusu değil.  Geçtiğimiz yıllarla mukayese ettiğimiz zaman hatta geçtiğimiz yıllardan bir-iki  puan düşük olduklarını görüyoruz. Bu da bizim içimizi rahatlatıyor.”

Sınav esnasında veya sınavın büyük bir kısmı tamamlandıktan sonra  salondan çıkan olası bir sorunun cevap kağıtlarına yansıması diye bir şeyin söz  konusu olmadığını düşündüklerini ifade eden Demir, analizlerinin devam ettiğini  bildirdi. Demir, “Gelen bütün evrakı analiz edeceğiz, inceleceğiz. Bu bilgileri  kamuoyuyla zaman zaman paylaşacağız” dedi.

Demir, “Emniyet Genel Müdürlüğünden bize gelen bilgiler doğrultusunda,  şunu onlar da büyük bir memnuniyetle ifade ediyorlar. Özellikle göreve geldikten  sonda gerçekleştirdiğimiz her adaya farklı soru kitapçığı gündeme gelip  uygulamaya başladıktan sonra pek çok kopya çekme yolu kapanmış vaziyette. Bu  nedenle tek bir yol, başkası yerine bir başkasının sokulması. Bu yönde duyumlar  aldıklarını, bu yönde çalışmaları olduklarını bize ilettiler. Bizden de yardımcı  olmamızı istediler. Biz de bu tür usulsüzlüklerin ve yolsuzlukların giderilmesi  için birlikte çalıştık” diye konuştu.

"Bazı grupların hoşuna gitmemiş olabilir”

ÖSYM'de göreve geldikten sonra pek çok oyunu bozduklarını belirten Demir,  her adaya farklı soru kitapçığıyla çok ciddi bir değişiklik oluşturduklarını,  sınavların kötüye kullanımını ciddi anlamda engellediklerini vurguladı. Demir,  “Bu, bazı kısımların, bazı grupların hoşuna gitmemiş olabilir ve bunun karşılığı  olarak da böyle bir operasyon düzenlemiş olabilirler” dedi.

“Sızdırılan sınav sorularının sınavdan bir gün önce Google'da arandığı”  iddialarını da değerlendiren Demir, şunları kaydetti:

“O iddiayı inceledim. Google searchin trendlerini belirleyen imkanı  bunlar günlük rakam olarak veriyor. 6 Temmuz'da herhangi bir araştırma, sorgulama  yok. 7 Temmuz'da iki katı, üç katı sorgulama söz konusu. Bu hangi saatte  gerçekleşti? Biz şuna inanıyoruz, detaylara bakılınca, ancak bu görülebilecektir.  Sınavdan çıkan adaylarımız gerek cep telefonlarından gerek internet cafeden bunu  sorgulamış olabilir. Bundan daha doğal bir şey yoktur. Bunların sınav öncesi  sorgulanmış gibi gösterilmesini doğru bulmuyorum. Bu sınav sonrası adayların  meraklarını gidermek için yaptıkları bir eylem.”

Sınav sorularının ÖSYM'nin telif hakları kapsamında olan eserler olduğunu  belirten Demir, bunu açıkça belirttiklerini, ÖSYM'nin izni olmadan, telif hakkı  bedeli ödenmeden herhangi bir yerde yayınlanamayacağının söylendiğini kaydetti.

Demir, “Bu nedenle o söz konusu dershanenin organize ettiği aday grubu  ile soruları yayınlaması telif haklarına aykırı. Ama o dershane özür de diledi,  geri de çekti. Biz bunu takip edeceğiz. İzinsiz bu tip yayınlamaların yasak  olduğunu vurgulayacağız ve yasal işlem ne gerekiyorsa onu da yapacağız” dedi.

Soru, sınav uygulama ve dağıtım süreci gözden geçirildiğinde bütün  aşamaların çok sıkı kontrol altında olduğunu belirten Demir, şöyle devam etti:

“Soruları hazırlayan, denetleyen akademisyen arkadaşlarımız sadece kendi  alanlarındaki birkaç soruyu denetliyorlar, bunları da çok önceden soru havuzumuza  atmış oluyorlar. Soruların tamamını birlikte gören sadece matbaada çalışan ve  kapalı bölümde bulunan arkadaşlarımız. Matbaadaki kapalı dönemde bizim önem  verdiğimiz, 24 saatini hem gözlemcilerle, hem emniyet güçleriyle hem de  kameralarla izlediğimiz asla içeriden dışarıya bir şeyin çıkmasına müsaade  etmediğimiz bir ortam.

Öte yandan sınav evrakının merkezden illere nakillerinde il  merkezlerindeki saklama merkezlerindeki saklama depolarımızdan sınav binalarımıza  taşınmalarında hep hakem şahit, hep gözlemci ve emniyet güçlerimizi birlikte  bulunduruyoruz. Görebildiğimiz kadarıyla zincirimizde bir açık olmaması gerekir.  Buna asla müsaade etmeyiz. Şu ana kadar yaptığımız sınavlarda da bu zincirin  bozulduğunu görmüyoruz. Dolayısıyla herhangi bir kontrol dışı sorunun gitmesinin  mümkün olacağına biz inanmıyoruz.”

Hande İlbeyi Canca - ÖSYM Başkanı Prof. Dr.  Ali Demir, KPSS ile ilgili iddialara ilişkin, “Şu anda bu iddiaların gerçek  olduğunu düşünmüyoruz. Bunu gösteren herhangi bir kanıt, herhangi bir şeyimiz  yok. Eğer bu yönde bir bulgu ortaya çıkarsa mutlaka değerlendiririz ve gereğini  yaparız” dedi.

Demir, KPSS ile ilgili iddialara ilişkin AA muhabirine yaptığı  açıklamalarda, uzak merkezlerdeki bir-iki hat dışında sınav evraklarının ÖSYM'ye  geldiğini ve merkeze gelen soru kitapçık sayılarının analizini yapacaklarını  söyledi.

Demir, “Bütün evrakı, cevap kağıtlarını ayrıştırıp, soru kitapçıklarını  sayıp eksik evrakımız var mı yok mu bunun kontrolünü yapacağız. Büyük oranda da  bunun tespitini yapıp denkleştirebiliyoruz. Soru kitapçıklarını denkleştireceğiz,  herhangi bir eksiklik varsa onu tespit edeceğiz” dedi.

Adayın soru kitapçığını ve cevap kağıdını salonda teslim etme zorunluluğu  olduğunu vurgulayan Demir, “Zaman zaman cevap kağıdı ve soru kitapçığı  eksikliğinden dolayı, soru kitapçığını salon dışına çıkardığından dolayı sınavını  iptal ettiğimiz adaylarımız var. Bir aday, salon başkanı veya gözetmeninin biran  dalgınlığında soru kitapçığını dışarıya çıkarmış olabiliyor. Haberimiz olduğunda  takip ediyoruz, adayı buluyoruz, soru kitapçığını geri getiriyoruz, ancak  sınavını iptal ediyoruz. Kontrolümüz dışında olanları da burada tespit ettikten  sonra iptal ediyoruz” diye konuştu.

Salon görevlilerin de evrakın dışarı çıkmamasını sağlama görevi olduğunu  belirten Demir, “6114 sayılı Yasa kapsamında biz bunların hepsine işlem yapmak  zorundayız. Bugüne kadar da uyarı, soruşturma yöntemleriyle bu arkadaşlarımızı  uyardık, soruşturmalarını, incelemelerin yapıyoruz” dedi.

"Savcılığa suç duyurusunda bulunduk”

Demir, şunları kaydetti:

“Şu anda bu iddiaların gerçek olduğunu düşünmüyoruz. Bunu gösteren  herhangi bir kanıt, herhangi bir şeyimiz yok. Eğer bu yönde bir bulgu ortaya  çıkarsa mutlaka değerlendiririz ve gereğini yaparız. Dolayısıyla tabii ki  güvenlik tedbirlerimizi daha da iyileştirmemiz gerekir, sistemimizi her an  iyileştirmemiz gerekir. Biz sürekli olarak, neredeyse 24 saat bunun peşinde,  takibindeyiz. Ama somut olarak 'şunu yapacağız' dememiz şu anda söz konusu  değil.

Sınavın iptali hiç hoş olmayan bir konu. Ama şu var, somut veriler  olduğunda bunları kimlerin kullandığını tespit edebiliriz, kimlerin kullandığını  tespit ettiğimizde onların sınavlarını iptal ederiz ama genel olarak sınavı iptal  edecek bir durumun olduğuna ben ihtimal veremiyorum çünkü şimdiye kadarki  analizlerimiz bunu gösteriyor.”

Demir, soruların sızdırıldığı veya çalındığına ilişkin kendilerinde bir  kanıtın olmadığını söyledi.

Ali Demir, “Hemen bu haberleri yapan ve kamuoyunda infiale sebep olan  internet sayfaları ve haber ajanslarının uyarılarını çektik ve savcılığa suç  duyurusunda bulunduk” dedi.

Sınava girenlerin ÖSYM hakkında suç duyurusunda bulunmasına ilişkin  Demir, adayların haklarını takip edebileceklerini kaydetti. Demir, “Mağduriyetin  olduğunu bilsek gereğini yapar, o mağduriyeti gidermek için ne gerekiyorsa  yaparız. Bir mağduriyetin olduğunu düşünmüyoruz, olmayacaktır da” dedi.

Demir, “Yaptığımız analizler bizim bu sınavda bir haksızlık olduğu  yolunda bir bulgu söz konusu değil. O nedenle adaylarımızın içlerinin rahat  olmasını istiyoruz ve bu tür asılsız iddialara çok da değer vermemelerini,  özellikle bizim internet sayfamızdan yapacağımız duyurulara önem vermelerini  istiyoruz” diye konuştu.

ÖSYM'nin kritik bir kurum olduğunu ifade eden Demir, herkesin gözünün  üzerinde olduğu bir kurum olduğunu belirtti.

“Yoğun bir çalışma yapıyoruz”

Postayla sınava giriş belgesi, sonuç belgesi göndermeye son verdiklerini  anımsatan Demir, şöyle konuştu:

“Bu ciddi bir hız kazandırdı, ciddi bir tasarruf da sağladı. Ancak  sınava giriş belgesine ihtiyaç var. o adayın o binada sınava girip girmediğinin  tespitini bununla yapabiliyoruz. Aday internet sayfasından kendi sınava giriş  belgesinin çıktısını alıp onunla sınava giriyor. Biz bunun arkası boş bir A4  kağıdı olmasını istiyoruz. Sınav esnasında bu arkadaşlarımızın bazıları sınavda  yaptıkları soruların kelimelerini yazarak kendilerini değerlendirmek, sınav  sonuçlarını değerlendirmek istiyorlar. Bu nedenle yazıp salon dışına  çıkabiliyorlar. Bundan sonra bunun kötü kullanımını gördüğümüzden dolayı  önümüzdeki günlerde bu belgelerin toplanmasını düşünebiliriz, ÖSYM'ye getirilerek  burada imha yoluna gidebiliriz. Bunu da gündeme getirebiliriz.”

Demir, “Cumartesi günü, bu olayı duyduktan sonra tüm arkadaşlarımızı bir  alarma geçirip hem cevap kağıtlarımızın okunması hem olası bütün şeylerin  değerlendirilmesi konusunda uyararak yoğun bir çalışma yapıyoruz. Bugüne kadar ki  tespitlerimizde bir haksızlığa yol açacak bir olgunun olmadığını görüyoruz. O  yüzden sınava giren adaylarımızın içlerinin rahat olmasını, ÖSYM'nin temel  felsefesi olan hak ve adalet ölçüsü içerisinde sınav yapma prensibinin mutlaka  uygulanacağından emin olmalarını istiyoruz” diye konuştu.

Sınav güvenliği için bu yıl uygulamaya koydukları kamerayla çekim  yapılmasına da değinen Demir, “1500'den fazla rastgele seçilmiş salonda tüm  sınav sürecini kayıt altına alıyoruz. Burada herhangi bir olumsuzluk olursa gerek  adaylar gerek görevliler hakkında işlem yapıyoruz” dedi.




"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.