Gizli bilgilerimiz atık çöplüklerinde mi?
İzmir Gaziemir'de kurşun üreten bir fabrika yıllarca zehirlerini kendi arazisindeki toprağa gömdüğü ortaya çıktı. İnsanların her gün geçtiği arazide Türkiye Atom Enerji Kurumu ilk radyasyon tespitini 2007'de yapmış.
Fabrikanın eski üst düzey yöneticisinin dün Radikal'e anlattıkları, tehlikenin büyüklüğünü ortaya koyuyordu:
"Fabrikadaki atıklar kasadaki paraya göre gönderilirdi. Atığın tonu 270 TL'ye gönderiliyor. 100 bin ton tahmin ediliyor. Bu da 27 milyon lira demek. Gönderilmiyor, gömülüyordu. İZAYDAŞ'a gidenler de vardı. Ancak çoğu araziye gömüldü. Tehlikeli atığın tarifi de 2006'dan sonra AB uyum yasaları çerçevesinde değişti. 2006 öncesi atıkların ne yapılacağı insanın kendi duyarlılığına kalıyordu. Bu adamlar atıkları gömdüler. Çalışma Bakanlığı fabrikayı 2 kez kapattı. Maliye Bakanlığı her dönem işletmeye ceza keserdi. Hatta fabrika yönetimi bir yıl kayyumda kaldı. Oğuz Atalay bir yıl kayyumluğunu yaptı."

Konuyla ilgili Haber 7'ye konuşan Türkiye'nin ilk elektronik atık geri dönüşüm tesisi Exitcom Recycling'in Genel Müdürü Murat Ilgar, Türkiye 'deki kimyasal ve elektronik atıkların durumuyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Resmi verilere göre tehlikeli (kimyasal) atık miktarının 1.6 milyon olduğunu bunun 700 bin tonunun toplandığını, elektronik atık miktarının 400 bin ton dolaylarında olduğunu bunun 20 bin tonunun toplandığını söyledi.

Bir çok fabrikanın az bedel ödemek için atıklarını az gösterdiğini belirten Ilgar, "Yanlış beyanlarla illerdeki çevre müdürlüklerini kandırıyorlar. 5 ton atık varsa 1 ton gibi gösteriliyor" dedi.

TEHLİKELİ ATIKLAR YA TOPRAĞA GÖMÜLÜYOR YA DA DENİZE ATILIYOR

Bazı geri dönüşüm firmalarının da uygun proses yapmadıklarını kaydeden Ilgar, "Denetlenen 1 ton atığı olan lisanslı firmalar, o atıkların da işine yarayanları alıp işine yaramayanları ya toprağa gömüyor ya da denize atıyor. Yani geri dönüştürülen atıklardan tehlikeliler yine çevreye bırakılıyor" diye konuştu.

DEMİRÇELİK'TEKİ FİLTRELER KİMYASAL ATIKLARA UYGUN MU?

Tehlike atık firmalarında kimyasala bulaşmış metal aksamlar, araba yağ filtreleri, içinde kimyasal bulunan bidonlar olduğunu belirten Ilgar, "Bu firmalar tehlikeli atıkları temizleme işleminden geçirmiyor, demirin içine katıyor ve öyle demirçelik fabrikalarına gönderiyor. Bu atıklar orada yakılıyor. Peki oradaki filtreler bu kimyasallara uygun mu? Sonuçta duman havaya karışıyor, insanları zehirliyor. Ya da temizliyor bu seferde suyunu kanalizasyona veriyor" şeklinde konuştu.

DENETİM YETERSİZ, YETİŞMİŞ ELEMAN LAZIM

Bu konuda çok ciddi cezalar olduğu halde göz yumulduğunu iddia eden Ilgar, illerdeki çevre müdürlüklerinde denetim yapan elemanların da yetersiz olduğuna dikkat çekti. Ilgar, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İstanbul Çevre Müdürlüğü ne iş yapıyor merak ediyorum? Denetleyen elemanlar da yetersiz. İstanbul'daki müdürlükte 8-10 eleman varmış. Bu nasıl olur? Sakarya'da aynısı. Ama Kocaeli bu konuda çok sıkı çalışıyor. Çevre bakanlığının denetleme konusunda yetişmiş eleman bulması lazım."

BAKANLIK BU FİRMALARI TEŞHİR ETMELİ

Tarım Bakanlığı'nın yaptığı gibi Çevre ve Orman Bakanlığı'nın da bu geri dönüşüm firmalarını teşhir etmesi gerektiğini anlatan Ilgar, şöyle devam etti:
"Her geri dönüşüm firmasının uzmanlık alanı var. Biz floresan yakıyoruz. Bu konuda tesisimiz Avrupa standartlarında. TÜBİTAK destekli bir firmayız. Diğer tesisi olanlar ön kırma yapıyor. Kendi izinli alanları içinde bu florasanları gidiyor toprağa gömüyor. Ama o florasanda civa falan var. Biz ise hammaddeye kazandırıyoruz. Çevre ve Orman Bakanlığı'nda son görevler değişikliklerinin ardından geri dönüşümde çok ciddi gerileme var. Ben Avrupa standartlarında tesis yapmışım ama onlar ucuza yaptırılmış tesisleri olan firmalara veriyor. Mesela toner tesisim var ama kimse getirmiyor. Esas olan atığı hammaddeye kazandırmaktır. Avrupa'da bu böyledir."

MAKİNE KİMYA İHALELERİ NASIL DAĞITIYOR?

Eleketronik atık ihalelerinin hepsinin Makine Kimya Endüstri'since yapıldığını hatırlatan Ilgar, "İhaleler iki kişinin vicdanına (!) bırakılmış. Atıkların toplanmasını ehli olmayan geri dönüşüm firmasına veriyorlar. Atıkların yüzde 25'i monitördür. Her birinde 2 kilogram kurşun vardır. Bütün geri dönüşüm firmaların bu konuda incelenmesini istiyorum. Tehlike atık firmalarında da kimyasala bulaşmış metal aksamlar var. Araba yağ filtreleri, içinde kimyasal bulunan bidonlar vs. Bunlar nasıl kırılıyor, sonra hangi tesislere veriliyor, gerçekten temizleniyor mu? Bu firmaların denetlendiği zaman, atıkların gerçek manada yok edilmediği ortaya çıkacak. Birkaç kez şikayette bulundum ama ben ceza yedim. Ardından mahkemeye gittim ve kazandım. Üzerimizde büyük baskı var" dedi.

GİZLİ BİLGİLERİMİZ GÜVENLİKTE DEĞİL

Bankalar, sigorta şirketler, noter gibi kuruluşlardan çıkan bilgisayarların hard diskleri ve kağıtların nasıl yok edildiğini soran Ilgar, sözlerini şöyle tamamladı:
Benim bilgim kimdeyse bilgi güvenliğimin sağlanması lazım. Son 4-5 ayda çıkan haberlere bakın. Sabancı Holding'in adına firma açmışlar mesela. Bu bilgileri nereden alıyor bu insanlar? İşte bilgi güvenliği olmadığı ortaya çıkıyor. Birkaç geri dönüşüm firmasını gezdim. O kadar gizli bilgiler elime aldım ki. Ben aldıysam oradaki işçi de eline alıyor. Avrupa'da bunu bir sisteme oturtmuşlar. Bilgilerin alınıp taşınmasına kadar özel bir sistem var. Kutuyu alıyorum anahtarı ben de ve sen de. Arabam da GPRS var. Kamerayla da izleyebiliyorsun. Yani son noktaya kadar teknolojik olarak takip edebiliyorsun. Bu, bankalar için de bürolar için de böyle. Bankadaki parayı nasıl güvenli şekilde taşıyorsan o belgelerin de o şekilde taşınması lazım. Biz bunun için gerekli hazırlığı yaptık. Ama kanun olmadığı için boş duruyor tesis."
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.