Sinemaseverler ona hayran, o ise...
- Doğal yaşamın her unsuruna tutkun olan ünlü aktörün koleksiyonunda Şili'den Bolivya'ya, Afrika'dan Meksika'ya uzanan bir coğrafyadan her türlü kaktüs bulunuyor

- Ediz Hun: ''Doğaya çok meraklıyım. Bütün ağaçların isimlerini bilirim, mutlu mu mutsuz mu olduklarını bilirim. Beni uçsuz bucaksız bir dağın yaylasına bırakın, üç ay sonra size oranın faunasını, florasını çıkarabilirim''

- ''Papağanlar, yılanlar besledim. İguana besledim. İguanaları dünyada ilk kez tabii ortamının dışında üreten benim''

Yeşilçam'da romantik filmlerin unutulmaz aktörlerinden biri olan ve çok sayıda sinemaseverin hayranlık duyduğu Ediz Hun, tam bir doğa hayranı.

Doğa tutkunu Ediz Hun'un Büyükada'daki evine gelenler, palmiyelerden böğürtlenlere kadar çeşitli bitkilerin bulunduğu son derece özenli bir bahçeye girerken, evin daimi misafirleri kediler tarafından karşılanıyor.

Evinin bir katını 3 binin üzerindeki kaktüsüne tahsis eden Hun'un koleksiyonunda anavatanları Şili'den Bolivya'ya, Afrika'dan Meksika'ya uzanan çok çeşitli boylarda ve şekillerde kaktüsler bulunuyor.

Ünlü aktör, her birinin Latince isimlerini bildiği kaktüslerini, kökenlerine, güneşe ve suya duydukları ihtiyaca göre, tam bir koleksiyoner titizliğiyle sınıflandırmış ve ona göre konumlarını belirlemiş.

Ekim ayının 15'inden mart ayının 15'ine kadar geçen kış döneminde kaktüslerin kuru kalması için terasın çevresini kapatan Ediz Hun, bugünlerini normalde İstanbul'daki evinde geçiriyor ancak, her hafta Ada'daki evini giderek kaktüslerinin bakımını da ihmal etmiyor.

Nisan başından itibaren ılık suyla spreyleme yöntemiyle ''uyandırılan'' kaktüsler mayıs ve haziran aylarında metabolizmalarının en faal olduğu dönemi yaşarken, temmuzdan itibaren aşırı sıcaklarla birlikte yaz uykusuna yatıyor.

Doğa sevgisi ve bunun en doğrudan yansıması olan kaktüs koleksiyonuna ilişkin  AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Ediz Hun, 3 binin üzerindeki kaktüs sayısıyla Avrupa'da ilk 10 arasına girmesini sağlayan koleksiyonu için 30 yıldır çalıştığını söyledi.

Ediz Hun, küçüklüğünden bu yana doğaya olan düşkünlüğünü şu sözlerle ifade etti:

''Doğaya çok meraklıyım. Bütün ağaçların isimlerini bilirim, mutlu mu mutsuz mu olduklarını bilirim. Beni uçsuz bucaksız bir dağın yaylasına bırakın, elimde çadırım, yiyeceğim, içeceğim olsun; üç ay sonra size oranın faunasını, florasını çıkarabilirim. Doğada yaşamayı çok seviyorum. Ben bir yerde toprak adamıyım. Evde ne yapacaksın? Televizyon seyredeceksin. Halbuki burada devamlı meşgale var.''

Doğaya ilişkin başka koleksiyonlar yapmayı da istediğini ancak yaz ve kış aylarını iki ayrı evde geçirdikleri için asıl isteği olan akvaryum balıklarını yetiştiremediğini ve kaktüs koleksiyonuna karar verdiğini anlatan Hun, ''Papağanlar, yılanlar besledim. İguana besledim. İguanaları dünyada ilk kez tabii ortamının dışında üreten benim. Almanya'da Salamandra adlı dergide yayınım çıktı. Benim yayınım dolayısıyla Amerika'da San Diego Hayvanat Bahçesi'nde üretmeye muvaffak oldular'' diye konuştu.

-''Herkesin hayatı roman ama benimki ilginç bir roman''-

Hun, ''Herkesin hayatı bir romandır ama benimki ilginç bir romandır'' ifadesiyle doğa sevgisinin yaşamına kattığı renklerin altını çizerek, benzer ilgi alanlarına sahip kişilerle birlikte Kaktüs ve Sukkulent Derneği'ni hayata geçirdiklerini, burada bilgilerini paylaştıklarını, birbirlerine destek olduklarını aktardı. Ediz Hun, Türkiye'de kaktüslerle ciddi olarak ilgilenen insan sayısının çok fazla olmadığına işaret ederek, 83 milyonluk Almanya'da 44 bin kaktüs yetiştiricisine karşılık İstanbul'da bu rakamın 40 kişiyi geçmediğini belirtti.

Arada hastalanan kaktüsleri, kapalı bir alanda daha az su ve güneşle bir tür tedavi sürecine aldıklarını söyleyen Hun, bütün kaktüslerine aynı özeni gösterse de aralarında nadir olan daha kıymetlileri de bulunduğunu, bir kazanç vasıtası olarak düşünüldüğü için yavaş yavaş nesli tükenmeye başlayan bazı türlerin de koleksiyonunda yer aldığını kaydetti.

-''Nadir bir kaktüs 1.500-2.000 avro edebilir''-

Koleksiyonunun maddi değerine ilişkin değerlendirmesinde ise Ediz Hun, ''Siz para verip de almazsınız ama benim için çok kıymetli. Bana desen ki 'şu kadar vereyim', ben bunu vermem. Benim için özel. Ama bir ekinokaktüs guruzoniyi 400 avroya alabilirsiniz. Ama daha küçük ve nadir bir kaktüs vardır ve çok nadirdir, o da 1.500-2.000 avro edebilir'' dedi.

Kendisinden sonra dernekte birlikte çalıştığı ve kaktüslere meraklı dostlarının koleksiyonuna sahip çıkacağını belirten Hun, kaktüslerle ancak meraklılarının ilgileneceğini, eldivenle dahi tutulsa aradan dikenlerinin ellerine battığını anlattı. Ünlü aktör, özellikle kadınların dikenli kaktüsler yerine ağırlıklı olarak Afrika'da yetişen sukkulentleri tercih ettiğini söyledi.

-''Radyasyondan koruduğuna ilişkin bir çalışma yok''-

Bir hobi sahibi olmanın önemini vurgulayan Ediz Hun, ''Emekli olduktan sonra ne yapacağım diye endişe etmeyin. Hobi sahibi olun. Bir şeyle uğraşıp da başarıyla bir şeyler ürettiğiniz zaman yine en mutlu insan siz olacaksınız. Mutluluk demek sağlık demek'' diye konuştu.

Ediz Hun, kaktüslerin radyasyon aldığına ilişkin son dönemdeki görüşlerin ise tamamen ticari kaygılardan kaynaklandığını ifade ederek, ''Radyasyonun getireceği zararlarla ilgili herhangi bir çalışma söz konusu değil. Sadece ABD'de çöl ve kuru alanlarda, denize yakın kısımlarda kurulmuş nükleer santrallerin arkasında kaktüsler var resimde. Oradan esinlenerek, 'Nükleer santrallerin civarına kaktüs dikiyorlar' şeklinde bir ticari kıymet ifade etsin diye bir slogan oluşturdular'' dedi.
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.