Türkiye'nin konuştuğu cinayetin ayrıntılarını anlattı!
Kent merkezinde 16 Mayıs’ta meydana gelen olayda İclal Şengün evine gelen Sanayi çarşısında kaporta ustası olan 4 çocuk babası Ömer Alpancıl’ı bıçaklayarak öldürdükten sonra cesedi ikiye ayırarak çöp konteynerine attı. Yakınlarının kayıp başvurusu üzerine aranan Alpancıl’ın cesedi 3 gün sonra polis ekipleri tarafından kent çöplüğünde bulundu.
Olayla ilgili olarak telefon kayıtlarından yola çıkılarak yakalanan ve tutuklanan kadın sanık İclal Şengün’ün yargılanmasına bugün başlandı. 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık İclal Şengün’ün yanı sıra eşi Önay Şengün ve ölenin kardeşi Ali ve küçük oğlu Orhan Alpancıl katıldı. TCK’nın 82/1 maddesi kapsamında ’Canavarca hisle veya eziyet çektirerek adam öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmaya başlayan İclal Şengün işlediği cinayeti mahkemede soğukkanlılıkla ayrıntılı olarak anlattı.
2011 yılında ikinci evliliğini Önay Şengün ile yaptığını söyleyen İclal Şengün Şeyh Şamil Mahallesi Asya Kent Bloklarında Rasim Karaçalı’nın evinde oturmaya başladığını belirterek, "Eşim otobüs firmalarında muavinlik yapıyordu. Eşim geçirdiği bir kaza sonucu kolunu kırdı. Bir gün hastaneden eve dönerken durakta otobüs beklediğimiz sırada Ömer Alpancıl aracı ile geldi. Eşimin arkadaşı olduğu için bizi aracı ile eve bıraktı. Bizi eve bırakırken eşim bizi tanıştırdı. Bir sıkıntımız olursa yardım etmek amacıyla benim telefon numaramı aldı. Numaramı aldıktan sonra Ömer Alpancıl bir süre sonra telefonla beni arayarak her hangi bir isteğimiz olup olmadığın sordu. Eşim o dönem çalışamadığı için zaman zaman maktulden borç para aldım. Aldığım borç paranın ardından aramalar sıklaştı. Sonunda cinsel ilişkiye girme teklifinde bulundu. Ama ilişkiye girmedim. Olay günü eşimin yanında çalıştığı şoför Sami Y. beni telefonla arayarak ’Ömer Alpancıl’a borcun varmış onu istiyor’ dedi. Ben de ’Eşim duymasın ben parayı kendisine vereceğim’ dedim. Beni arayarak eve geleceğini söyledi. Borç aldığım parayı eşim duymasın diye yüz yüze konuşmak için eve gelmesine izin verdim. Kendisi elinde alkol ve sigara olan bir poşet ile eve geldi. Oturma odasında geçerek oturduk. Sohbet etmeye başladık." dedi.
YERE DÜŞÜNCE BIÇAKLADIM
Olayların bir anda geliştiğini ve bir şey hatırlamadığını söyleyen İclal Şengün, "Ayrı ayrı kanepelerde oturuyorduk. Yanıma oturmak ve bana sarılmak istedi. Ben de kendisini iterek yere düşürdüm. Mutfağa koştum bıçak tezgah üzerinde duruyordu. Bıçağı aldım. Mutfaktan çıktığım zaman ara koridorda aramızda boğuşma yaşandı. Boğuşarak oturma odasına girdik. Bu sırada ikimiz de yere düştük. Ömer Alpancıl yüz üstü yere düşünce elimdeki bıçağı iki kez sırtına sapladım. Ayağa kalkmak isteyince göğüs bölgesine bıçak ile vurmaya başladım. Ama 10 tane bıçak darbesini nasıl vurdum hatırlamıyorum" diye konuştu.
’30 DAKİKA BAŞINDA ÖLMESİNİ BEKLEDİM’
Bıçakladıktan sonra başında beklediğini de anlatan sanık İclal Şengün, "Bıçakladıktan sonra Ömer Alpancıl kanlar içinde oturma odasında yerde kaldı. Yaklaşık 30 dakika başında canının çekilmesini bekledim. Öldüğünden emin olduktan sonra bütün olarak evden çıkarmaya çalıştım. Ama ağır olduğu için bunu başaramadım. Bunun üzerine cesedi sürükleyerek banyoya götürdüm. Aynı bıçak ile cesedi karın boşluğundan kestim. Omurgasını ayırmak için evde bulunan çekici aldım. Ve bıçağı omurganın üzerine koyarak çekiç ile vurarak bedeni ikiye ayırdım. Daha sonra cesedi iki poşete koyarak apartmanın önündeki çöp konteynerine attım. Daha sonra eve giderek evde bulunan izleri temizledim. Bu olayı kimseye anlatmadım. Eşimin bile iki gün sonra haberi oldu" dedi.
MAHKEME HEYETİ PARÇALANMIŞ CESEDİN GÖRÜNTÜSÜNÜ İZLETTİ
16 Mayıs 2012 günü bıçaklandıktan sonra ikiye ayrılarak çöp konteynerine atılan ve daha sonra kent çöplüğüne bulunan Ömer Alpancıl’ın ikiye bölünmüş cesedinin görüntüleri mahkemedeki ekrandan salonda bulunanlara izlettirildi. Bu sırada sanık İclal Şengün’ün kafasını öne eğerek görüntülere bakmaması dikkat çekti. Ömer Alpancıl’ın öldürülmesinde kullanılan bıçak ve çekiç adliye içerisinde bulunan emanetten alınarak mahkeme salonuna getirildi. Mahkeme başkanı bıçak ile çekici İclal Şengün’ün eşi Önay Şengün’e göstererek ’Bunları tanıyor musun’ diye sordu. Önay Şengün, bıçak ve çekicin evlerinde kullandıkları kendilerine ait aletler olduğunu söyledi.
’RAPOR’ TALEBİ
Sanık İclal Şengün’ün avukatı müvekkilinin sıkıntılı günler yaşadığını ve bu nedenle çeşitli ilaçlar kullandığını belirterek, ruh sağlığının yerinde olup olmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’na rapor amaçlı gönderilmesini talep etti. Bu talep kabul edilmedi. Mahkeme başkanının savunmasıyla ilgili son sözünü sorduğu İclal Şengün, "Namusuma yapılmış bir saldırının bedelini ödedi. Biz namus için yaşıyoruz" diye cevap verdi.
Duruşma ertelendi.
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.