2004 yılından beri tüm dünyada, her yıl 29 Ekim, “Dünya Psoriasis Günü” olarak çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Bu yıl da ülkemizde, 25 Ekim’de, “Psoriasis Farkındalık Haftası” etkinliği olarak Psoriasis Derneği’mizin düzenlediği, başkanımız Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer ve Prof. Dr.Serap Öztürkcan ile birlikte konuştuğumuz, yazar Aret Vartanyan’ın da orada bulunarak destek verdiği İstanbul’daki basın toplantısına katıldım. Bu etkinlikte medya çalışanları ile ülkemizdeki psoriasis (sedef) farkındalığını arttırmaya dönük bilgi paylaşımlarını gerçekleştirdik.

Sedef nedir, nasıl seyreder?
Sedef (Psoriasis), kronik bir deri hastalığıdır. Ülkemizde 1.000.000 civarında sedef hastası olduğunu tahmin ediyoruz. Hastalarımız, derilerinde yaygın olarak kızarık kepekli döküntüler ile seyreden bu hastalığı yaşayabilmekte, hastalık bir kısmında eklemleri de etkileyebilmektedir. Eller, yüz, saç, tırnaklar ve genital bölge gibi alan olarak küçük, ancak yaşam kalitesini çok fazla etkileyen bölgeler de etkilenebiliyor ve hastalarımız, bu alanlara sürülen krem, merhem veya losyonlar ile hastalıkla başa çıkmaya çalışıyorlar.

Sedef, tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır!
Sedef ile uğraşan dermatologlar olarak amacımız, sedef hastalığını, toplum tarafından bilinen 'tedavisi olmayan hastalık' imajından kurtarmaktır. Sedef tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Sedef hastalarının yüzde 60-80'ini yalnızca sınırlı deri alanlarında hastalığı yaşıyor. Geriye kalan yüzde 20-40’ı ise daha şiddetli hastalığı yaşıyor. Bu hastalarda, direkt olarak deriye uygulanan krem, merhem ve losyonlar tek başına yeterli olmuyor, fototerapi veya sistemik tedavilerin uygulanması gerekiyor.

Sedef, dermatologların yönettiği bir hastalıktır!
Hastalığının tedavisini mutlaka biz, dermatoloji uzmanlarının yapması gerekiyor. Eklem tutulumu da olan hastaları ise Romatoloji veya Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanları ile birlikte yönetiyoruz. Tıp dışı çareler arayarak, kulaktan duyma şekilde, aktarlardan alınan krem ve diğer yöntemler ile hastalarımız fayda görmedikleri gibi, hem hastalık daha kötüleşebiliyor, hem de önemli ekonomik kayıplar yaşanabiliyor.

Güncel sedef tedavisi nasıl? Mutsuz sedef hastaları ne yapmalı?
Güncel tedavi, direkt olarak deriye uygulanan topikal tedaviler yanında, fototerapi ve sistemik tedavilerden oluşmaktadır. Ülkemizdeki hastaların önemli bir kısmının halen topikal tedaviler dediğimiz krem, merhem veya losyonlar ile yönetildiğini açıktır. Sınırlı deri alanlarında hastalığı yaşayan hastalarımızda bu yöntem bir yere kadar doğru olabilir.
Ancak güncel sorunumuz, sistemik tedaviler ile yönetilmesi gerektiği halde, halen topikal tedaviler ile yönetilen, bu nedenle hastalığın kontrol altına alınamadığı ve yaşam kalitesi düşük, mutsuz orta şiddette ve şiddetli sedef hastaları. Bu hastaların sayıları azımsanmayacak ölçüde fazla. Bu hastalarımızı topikal tedavilere göre konforu çok daha iyi olan, tablet, injeksiyon veya infüzyon şeklindeki çok daha etkili sistemik ilaçlarımız ile güvenli bir biçimde yönetebiliyoruz.
Psoriasis hastalığının tanı ve tedavisi ile yakından ilgilenen hekimler olarak tüm psoriasis hastalarını dermatologlarımız ile buluşturmak istiyoruz.