İlk olarak kendisini tanıtan Çavuş, “Ben Mahmut Çavuş… 1995 doğumluyum, Anestezi Sağlık Kurumları İşletmeciliği Kamu Yönetimi ve Sosyal Hizmetler mezunuyum. Hayvancılıkla uğraşıyorum Akçaabat ilçemiz ve Bayburt ilimizde büyükbaş besi ve kurban organizasyonuyla uğraşıyoruz” dedi.
BİZ TÜRKİYE’NİN T’SİYİZ, TRABZON GENÇLİK TEŞKİLATI DA TRABZON’U TEMSİL ETMELİ
Yönetim kurulunu oluştururken ne gibi etkenlere dikkat ettikleri sorularına Çavuş, “Bizler teşkilata geldiğimizde yaklaşımımız şuydu: Yönetimi oluştururken, “yönetimdeki arkadaşlar benim adamım benim arkadaşım düsturunda o pencereden bakmayarak” bu işe başladım.
Çünkü bizler bu sahada yol yürürken bizim arkamızda duracak isimler değil, bizle kol kola, omuz omuza birlikte yol yürüyeceğimiz. Türkiye 100 yılı hedeflerini birlikte koşacağımız, partiye katkı sağlayacak isimlerle bu sürece çıkmak istedik.Bu doğrultuda sizlerin de ifade ettiği üzere; 18 ilçemizden aramızda arkadaşlarım bulunmasına, toplumu bir ayna gibi yansıtacak, sektörlerin içerisinden de her kesimi temsilen arkadaşlarım bulunmasına özen göstermeye çalıştık.
Çünkü biz Trabzonluyuz, biz Türkiye'nin T’siyiz. Trabzon teşkilatı, Trabzon Gençlik Teşkilatı da Trabzon'u temsil etmeli. Tüm Trabzon Gençliğini temsil etmeli. Bunun için gayret sarf ettik dedi
AK PARTİ GENEL KURULUNA, TRABZONSPOR FORMALI KATILMALARI
Çavuş, AK Parti’nin Büyük Kurultayına, Trabzonspor formaları ile katılmalarını ise şu şekilde değerlendirdi: “7 Ekim süreci bizim için önemliydi. Bizim kongrelerimiz, düğün havasında geçer ve bir Demokrasi Bayramı niteliğinde bir bayrak yarışı niteliğindedir.
Tabii büyük kongremize 81 ilden teşkilatlar akın ediyor. Biz Trabzon'un, az önce söylediğimiz gibi bir farkımız var. Bu anlamda gerçekten gayret sarf ettik. Şehrimizde mevcutta görev yapmış ana kademesinden genel merkezine ve bir öncü ekip olarak Trabzon olarak oraya girmek için bir ön mücadele verdik. Hamdolsun da burada sonuç aldık.
17 – 18 OTOBÜS GENÇLE BİRLİKTE…
Trabzon'dan yaklaşık 17-18 otobüs genç arkadaşımızla birlikte, gece 04:00 – 05:00 salonda hazır vaziyette bulunarak, bu organizasyonu tamamladık.
Giderken de şehrimizle bütünleşmiş, bu şehrin renkleri olan bordo ve mavi renkleriyle Trabzonspor formalarıyla biz tribün yaptık.
BORDO – MAVİ HER ALANDA OLDUĞU GİBİ ORADA DA ÖNE ÇIKTI
Farklı iller bu anlamda bir topluluk, bir bütün oluşturmak adına da kendileri kendi tişörtlerini bastırmışlardı ama bordo - mavi her alanda olduğu gibi orada da öne çıktı.
Bu anlamda siyaset ekip işidir. Siyaset başarı eşittir ekip işidir. Oraya gelen her bir arkadaşımıza, Cumhurbaşkanımıza sevgisinden avazı çıktığı kadar bağıran Trabzon'u temsil eden her bir arkadaşımıza, her bir ilçe başkanımıza ve teşkilatımıza ben teşekkür etmek istiyorum”
128 BİN 500 GENÇLE…
Çavuş, “Trabzon, 128.500 genciyle, genç nüfusun olduğu bir ilimizdir. Bizler de 18 ilçemiz, 708 mahallemiz ile birlikteyiz. 128.500'ünün 50 bini Ortahisar'da, 20 bini Akçaabat ve diğer ilçelerimizde olmak üzere amacımız, milli ve manevi değerlerine, vatanına bayrağına bağlı, geçmişini bilen, geleceğini planlayan, ecdada yakışır bir nesil olabilmek. Bu doğrultuda 128.500 gençle aynı şemsiyenin altında toplanıp aynı çemberde buluşmak için gayret ediyoruz.
Çalışmalarımıza bu nitelikte, bu amaçla da ilerliyoruz. Bizler bu anlamda gücümüzü damarlarımızda akan asil kandan alıyoruz desek yeridir. Aynı zamandaki bayrağımızdaki hilalden alıyoruz desek yeridir. Bu anlayışla, bu zihniyetle ilerliyoruz”
GENÇLERE 11’DE YER VERMEK, SİYASETİN ŞİARINDANDIR
Şimdi Cumhurbaşkanımızın gençlikle alakalı bir şiarı var. Biz onu düsturu ediniyoruz. “Gençlere yedek kulübesinde değil ilk 11 yer vermek siyasetin şiarındandır” diyor Cumhurbaşkanımız. “Görmek istiyoruz” diyor. Ve gençliğe verdiği önem Cumhurbaşkanımızın ortadadır.
Bugün yani seçilme yaşından bu işi başlayabiliriz. Seçilme yaşını 30'dan 25, 25’ten 18 düşüren yapı AK Parti'dir Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır.
Geçmiş dönemlerde bu ülkeyi yöneten büyüklerimiz, siyasilerimiz gençlere adeta, “sizin bu ülkenin kaderini tayin etmek de hakkınız yok” derken Cumhurbaşkanımız seçilme yaşını 30'dan 25’e, 25’ten 18’e indirmiş ve bizleri söz sahibi yapmıştır.
Bu doğrultuda gençlere aynı şekilde mecliste verdiği kontenjanla, gösterdiği adaylıklarla bunu da somut bir şekilde ortaya koymuştur.
HEDEFİMİZ 18 İLÇEMİZİN 18’İNDE DE…Bugün önümüzde bir yerel seçim süreci var. Bizim 18 ilçemiz var. Hedefimiz; 18 ilçemizin 18’inde de bu anlamda gerek, partimiz gerek Cumhur İttifakı (süreci tam bilmediğimiz için söylüyorum) 18'de 18’i almaktır. Bunun için çalışacağız, bunun için gayret ederiz. Genç niteliğinde de, gerek meclis üyeliğinde olsun, gerek adaylık süreçlerinde olsun, bu anlamda olması tabii ki temennimizdir.
Bize Cumhurbaşkanımızın gençler olarak en büyük kazanımlarından birisi de gençlere desteğinin yanında, bizlere sağladığı, kattığı özgüvendir. Her kulvarda…
Bu anlamda aday olmak, aday adayı olmak bir medeni cesarettir. Bu bayrak yarışında, bu bayrağı taşımada “ben de varım” diyebilmektir. Bu anlamda gençlerimizden bu doğrultuda, gerek mecliste, gerek belediye başkan adaylığı sürecinde bu cesaretle olacak arkadaşlar vardır diye düşünüyorum” dedi.
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN SÖZÜYLE…
Tabii 2 gün önce Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100 yılını geride bıraktık ve şanla şerefle sevinçle bu 100. yılı hep birlikte kutladık. Bu doğrultuda başta bu Cumhuriyetin banisi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, 1000 yıldır bu aziz topraklar için can alıp can veren, aziz büyüklerimizi, şehitlerimizi rahmetle ve saygıyla anıyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti demek, kökleri binlerce yıl öncesine dayanan, 16 Türk devletine dayanan, 3 kıtada 7 iklimde iz bırakmış bir miras demektir.
Biz de bu mirasın bekçileri, nöbetçileri, emekçileri, gençleri olarak inşallah bu mirası layıkıyla taşımak için, ülkeye katkı sağlamak için mücadele edeceğiz.
Yine aynı şekilde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün sözüyle Türkiye Cumhuriyeti “kimsesizlerin kimi” demektir. Bu doğrultuda nasıl daha öncesinde Kıbrıs'ta, Libya'da, Irak'ta, Yemen'de, Suriye'de olduğu gibi, bugün de Filistin meselesinde tarihin hatıralarında, tarihin sayfalarında doğru yerde olmanın haklı gururuyla birlikteyiz.
Gazze'de insanlık adeta katlediliyor. Hatta Gazze'de insanlık ölmüştür desek yeridir. Bu doğrultuda bizler sürecin farkındayız. Cumhurbaşkanımızın açıklamaları doğrultusunda, duruşu doğrultusunda, Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet aklı doğrultusunda olaylara yaklaşıyoruz.
Hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyeti mazlumları yalnız bırakmamış, mağduru görmezden gelmemiştir. El uzatmış, yanında olmuştur. Bugün de tavrımız, duruşumuz aynıdır. Allah yar ve yardımcımız olsun”





