Hayal kırıklıklarıyla geçen koca bir sezon.
Dünyada adı sanı olmayan VİDEOTON adlı bir MACAR takımına UEFA’dan eleniş
Kulübün kurumsal ve yönetimsel dibe vuruşu.
Bütün bunlara rağmen Sivasspor maçı başladığında ben çok ümitliydim.
Ama; daha 2. dakikada Adrian’ın kaçırdığı gol yine mi hüsran olacak diye aklımdan geçmedi değil!
İlk 45 dakika sahada Sivasspor hakimiyeti, penaltının kötü kullanılışı, şans eseri yeniden Adrian’ın önüne düşen top.
Umutsuzluğa itmişti beni.
Zar zor devrenin 1-0 kapanışı.
Ve 2. Yarı.
Bir takımda bu kadar mı karakter farklılığı olur!
Koşan, basan, alan daraltan, harika son paslar ve harika son vuruşlar.
Peki nasıl oluyor da bu kadar farklı oyun karakterinde bir takım seyrediyoruz.
Halil, Soner Xavi ve İniesta gibi oynuyorlar.
Olcan, Volkan çalım atıyor, top kesiyor, defans yapıyorlar. Bunlar delirmiş galiba diyorum. Bütün sezon neredeydiniz!
Zokora ilk yarıda sorumsuzca ve gereksiz sarı kart yiyor. 2. Devre trafik polisliğini bırakıp sorumluluğu ele alıyor.
Giray ve Mustafa her zamanki gibi yürekleriyle ve bütün enerjileriyle mücadele ediyorlar.
Celustka giriyor oyuna Mustafa’yı aratmıyor hatta daha da iyi mücadele ediyor.
Seyirci tam anlamıyla 12.adam.
Tolgayı söylemeye gerek yok, güven abidesi gibi maşallah.
Sivas öyle yabana atılacak bir takım değil.
Ama bu kadar istekli bu kadar mücadele eden bir takım karşısında abandone oluyor.
Tek bir pozisyon vermeden.
Trabzonspor attıkça atıyor.
2. yarıda sahada kötü oyuncu yok.
Bence sahanın yıldızları Soner ve Halil.
Ya diğerleri? Onlar da iyiler Allah için.
Çok inançsız ve zevksiz bir ilk yarının ardından Trabzonspor oynaması gerektiği gibi bir ikinci 45 DAKİKA oynadı.
Hem oyun olarak hem de skor olarak bizi mest etti.
Bütün sezon neredeydiniz diye hayıflandırdı!
Tribünlerde çok güzeldi.
Başkan ve Başkan adayları hep beraber maçtaydılar.
İşte büyük camialar böyle olmalı.
İyi günde de kötü günde de bir arada olmak, sorunları konuşmak tartışmak, mutlulukları paylaşmak, camiayı daha da büyütür.
1461 hedefsiz bir takım olarak kalması başarı grafiğini olumsuz yönde etkileyecektir diye düşünüyorum.
1461 Trabzonspor’un pilot takımı olarak kalmalıdır.
Yapılacak şey organik bağını kesmek, başka bir şirket veya kulüpmüş gibi hareket edebilmesini sağlamaktır.
En azından 1461 Trabzon Büyük Şehir olarak yola devam etmelidir.
Hepimiz gördük ki bu takımın Trabzonspor’a yük olması söz konusu değildir.
Azımsanamayacak bir katkı sağlayacağı muhakkaktır.
Bu konun yeni yönetim tarafından tekrar ele alınacağını düşünüyorum.
Sonuçta Trabzonspor kazanacak.
Sevgi ve saygılarımla.