Başkan Bıyık, Yomra’da devam eden kent meydanı projesine ilişkin son durumu paylaşarak çalışmaların hızla sürdüğünü söyledi.
“Kent meydanımızda çalışmalarımız devam ediyor. Çok hızlı bir biçimde çalışıyoruz. Birinci etabındaki kaba inşaatın %50’sini tamamladık, hemen hemen. Bir iş merkezimiz var, ona başlayacağız. 2027 yılının bu dönemlerinde bitirmeyi planlıyoruz. Bittiği zaman Yomra ilçemiz için gerçekten bir cazibe alanı olacağını düşünüyoruz.”
“600 milyon TL’lik yatırımlar sürüyor”
Projenin uzun bir hazırlık sürecinin ardından hayata geçirildiğini belirten Bıyık, maliyet ve diğer yatırımlara da dikkat çekti.
“Çok büyük mücadeleler verdik. Yaklaşık 4 yıldır bu projeye hazırlanıyorduk. Yomra Belediyesi’nin kendi öz sermayesi ile birlikte yaptığı, 450 milyon TL maliyetiyle son bulacak olan bir projedir. Bugün birçok belediyenin 450 milyon TL’lik maliyetli bir projeyi gerçekleştirme şansı olmadığı yerde biz bugün 600 milyon TL’lik Yomra Kent Meydanı, Yomra Öğretmenevi, İlber Ortaylı Kültür Merkezi, gündüz bakım evi kreşimizdeki inşaatlarımız, ihale çalışmalarımız ve proje çalışmalarımıza devam ediyoruz.”
“Yomra’yı marka ilçe yapmak istiyoruz”
Göreve geldikleri günden bu yana belirledikleri hedeflere değinen Bıyık, ilçenin bölgesel ölçekte dikkat çektiğini ifade etti.
“İlçemizi biz göreve gelirken Karadeniz’in, Trabzon’un marka ilçesi olacak diye yola çıkmıştık. Bugün Karadeniz’in dört bir noktasında ilgiyle takip edildiğini görmüş olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. İnşallah daha güzel sonuçlara ulaşacağımızı düşünüyoruz.”
“Trabzon Günleri siyasallaştırılıyor”
Trabzon Günleri’ne yönelik eleştirilerde de bulunan Bıyık, organizasyonların amacından uzaklaştığını savundu.
“Bu Trabzon Günleri maalesef hem İstanbul’da hem Ankara’da katılımcılardan kaynaklı olarak biraz da siyasallaştırılıyor ve gün geçtikçe katılımdaki insanların profili hep bir kesime hitap eden bir noktaya doğru ilerliyor.”
“Eskiden herkesin buluştuğu bir organizasyondu”
Geçmişteki organizasyonlarla bugünkü etkinlikleri karşılaştıran Bıyık, önceki yıllarda daha kapsayıcı bir yapı olduğunu dile getirdi.
“Ben bu Trabzon Günleri’nin Ankara’da ilk yapıldığına katılmıştım. O zamanlar Ankara’daki Trabzonlular Vakfı Başkanı Bülent Aygül başkanımıza buradan selam gönderiyoruz. Sayın Bakanımız Faruk Özak bakandı. Burada kültürel, sanatsal bir organizasyondu. Her kitleden insanlar vardı. Sağcısı vardı, solcusu vardı. İnsanlar burada sadece konu Trabzonluluktu. Trabzon’u anlatmaktı, Trabzon’u tanıtmaktı.”
“Kürsüde siyaset yapılmamalı”
Etkinliklerde yapılan konuşmaların içeriğine de değinen Bıyık, kürsülerin siyasi mesajlara dönüştürülmemesi gerektiğini vurguladı.
“Ama şimdi bakıyorum, konuşmalara bakıyorsun, saatlerce süren, 2 saat, 3 saat süren, herkesin kendi projelerini anlattığı, icraatlarını anlattığı, iktidarını anlattığı, siyasinin anlattığı bir alana dönmüş. Ya kardeşim, o kürsüye çıktığın zaman bu Trabzonluluğun haricinde bir şey konuşma. Burada amaç Trabzonluktur.”
“Siyaset olursa belediyeler çekilir”
Bu durumun devam etmesi halinde katılımın azalabileceğine dikkat çeken Bıyık, sert uyarılarda bulundu.
“Eğer bunu yaparsanız bir sonraki sene burada Yomra Belediyesi olmaz. Bir sonraki sene başka bir belediye olmaz. Sonra burada insanlar aynı şeylerle karşılaşırlar.”
İstanbul örneğini anlattı
İstanbul’daki Trabzon Günleri’ne neden katılmadığını da açıklayan Bıyık, yaşanan bir konuşmayı örnek gösterdi.
“Ben İstanbul’daki Trabzon Günleri’ne özellikle katılmadım Yomra Belediyesi olarak. Çünkü 31 Mart seçiminden önce İstanbul’da bir Trabzon Günleri yapıldı. Biz de oraya katıldık. O zaman seçim vardı. Seçime 2 ay kadar bir zaman vardı. Murat Kurum kürsüye çıktı. Yaklaşık yarım saatlik konuşmasının 25 dakikasını muhalefet partilerinin hiçbirini ayırmaksızın her birine saldırmakla geçti.”
“Bu ortamda durmamızın anlamı kalmaz”
Siyasi söylemlerin etkinliğin ruhuna zarar verdiğini belirten Bıyık, bu nedenle etkinlikten ayrıldıklarını ifade etti.
“Ben de muhalefet partisinin temsilcisiyim. Burada muhalefet partisinin temsilcisi olan bir adamın olmuş olduğu bir Trabzon Günleri’nde eğer bize saldırırsan bizim burada durmamızın bir anlamı kalmaz. Ve bu sebeple de İstanbul’daki Trabzon Günleri’ne bir daha katılmama kararı aldım. Hatta o gün standı topladım, Trabzon Günleri’nden ayrıldım.”
“Trabzon büyük bir şehir”
Trabzon’un birleştirici bir kimliğe sahip olduğunu vurgulayan Bıyık, tüm kesimlerin bir araya gelmesi gerektiğini söyledi.
“Trabzon büyük bir şehir. Türkiye’de her noktada isminden bahsettiren, Türkiye için Türkiye’nin çimentosu olduğunu her fırsatta dile getirdiğimiz bir şehir.”
“Ankara’da birlik olalım”
Son olarak birlik ve beraberlik çağrısı yapan Bıyık, Trabzon Günleri’nin amacına uygun yapılması gerektiğini belirtti.
“Bu anlamda burada en azından Trabzon’da yiyoruz hep birbirimizi. En azından şu Trabzon’un dışında Ankara’da ‘Trabzonluyuz’ deyip kol kola girmeyi başarabilelim. Bunu becerebilelim. Buralarda siyaset yapılmasın. İnsanlar birbiriyle beraber, dost, arkadaş bir biçimde Trabzon’u tanıtmaya çalışsın.”
“Amaç Trabzon’u tanıtmak”
Organizasyonların asıl amacının unutulmaması gerektiğini vurgulayan Bıyık, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yoksa böyle giderse ilk gün başlanılan noktaya göre şu anda %50 geriden gidiyor. Bir adım ileriye gidemedik. Bu emeği veren arkadaşlarımıza da yazık. Bu kadar emek veriyorlar burada. Sonra çıkıyor birisi kürsüye, ‘Yaşasın benim liderim’ diyor. Eğer ben o kürsüye çıkarsam, kendi tarafında durduğum insanları anlatmaya başlarsam o zaman yakışmaz. Buraya gelen insanlara yakışmaz. Buraya gelen insanlara yazık olur. Onun için istirham ediyorum, rica ediyorum; Trabzon Günleri’nde Trabzon’dan başka hiçbir şeyi ön plana çıkartmamak gerektiğini düşünüyorum. Amacımız Trabzon’u tanıtmaktır. Burada birlik ve beraberliğimizi sağlamaktır.”