Anne baba olarak biz ne kadar yeterliyiz?

Eğitim ailede başlar okulda devam eder. Her çocuk eşit eğitim hakkına sahiptir. Bireyler olarak çocuklarımızın en iyi eğitimi almasını istiyoruz. Her sorunun çözümü maddiyat da değil. Anne baba olarak biz ne kadar yeterliyiz? Öğretmenlerimiz ne kadar yeterli?

       Günümüz şartlarında anne baba çalışmak zorunda. Yoğun bir iş temposu sonrası ve dönüş, evde yapılması gereken işler derken çocuğumuzla ilgilenecek ne kadar zamanımız kalıyor?Onlara verimli olabilecek kaç saat ayırabiliyoruz? Sahip olduğumuz bilgiler onlar için yeterli mi? Kendimizi hep eksik hissetmekle beraber elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

Belli bir yaştan sonra çocukların ödevlerini kendileri yapabiliyor olması gerekiyor.  Bu hususta da eğitim hayatının ikinci basamağı olan öğretmenlerimize büyük rol düşüyor. İyi bir öğretmen iyi bir eğitim demektir. Eskiden bu kadar çok kitabımız yoktu. Her konuyu internetten bakmıyorduk.Öğretmenlerimiz bizim bilgi kaynağımızdı. Gerekli olan çoğu bilgiyi öğretmenlerimizden öğreniyorduk. Yapamadığımız soruları öğretmenimize sorardık. Ödevlerde anne baba etkisi, desteği azdı. Ödevimizi kendimiz yapardık. Öğretmen öğrenci ilişkilerimiz daha sıcak ve içtendi. Öğretmenler bizim ikinci anne babamız gibiydi. Bir konuyu araştırmamız istenildiğinde kütüphaneye giderdik, kitapları incelerdik.

    Bu gün kaynaklarımız, daha fazla ama bir şeyler eksik sanki. Bilinmeyen soruların cevapları internette var. Bazı öğretmenler dersi anlatmak yerine video izletiyor. Öğretmen öğrenci ilişkisi soğuk, öğretmen veli ilişkisi daha soğuk, iletişim az.

Her bilginin elimizin altında olması güzel olabilir ama bilgiye bu kadar kolay ve tek yönlü ulaşılabilmesi ne kadar doğru? İşitsel görsel gereçler tabi ki olmalı ancak çocuklar bu kadar hazıra alışmamalı. İnternete bu kadar bağımlı kalmamalı. Biraz daha emek, kendi fikirleri olmalı. Çocukların yapamadıklarına değil, yapabildiklerine odaklanılmalı. Daha samimi bir ortam oluşturulmalıdır. İşinin ustası öğretmenler olmalıdır. Anne baba olarak biz de daha duyarlı olmalıyız.

Son olarak çocuklar bizim yarış atlarımız değil. Onların büyükleri olarak bizler aynayı kendimize çevirmeliyiz. Başarısız çocuk yoktur. Her çocuk kendi alanında başarılıdır. Yanlış yaptı değil, neleri doğru yaptı, İlgi yeteneği hangi alanda düşünmeliyiz. Çünkü her çocuk el işçisini bekleyen, parlayan bir pırlantadır. Yitip sönmelerine izin vermeyelim.

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }