Atatürk Köşkü ve Üç Kapısının Hikâyesi...

Günümüzde Soğuksu Köyü’nde hâlen aktif olarak sahipleri tarafından kullanılıp ikamet edilen on iki adet tarihi konaktan, içlerinde en muhteşem olanı Constantine Kapayanidis adlı bir Rum banker tarafından 1880 yılında yaptırılan, Cumhuriyet kurulduktan sonraki yıllarda Mustafa Kemal Atatürk’ün Trabzon’a geldiklerinde ikamet ettiği konak olduğu için ona armağan edilerek müze yapılan Atatürk Köşkü ve Müzesi’dir.

Atatürk Köşkü’nü yaptıran banker Constantine Kapayanidis, toplam üç yıl bile oturmamıştır bu köşkte.

Kışlık olarak kullandıkları Zeytinlik Mahallesi’ndeki, şimdilerde sanat evi olan konakta oturan Kapayanidis ailesi, yazın oturmak için de Soğuksu’nun en güzel arazisinin üzerine mimari ve estetik açıdan emsallerinden çok daha güzel olan bu muhteşem köşkü yaptırmıştır.

Kışın Zeytinlik Mahallesi’nde oturan, ilkbaharın gelmesiyle birlikte hazırlıklara başlayıp Mayıs’ın sonlarına doğru Soğuksu’daki köşklerine çıkan Kapayanidis ailesi, yaşadıkları hizmetkârlarıyla birlikte toplamda 21 kişi bu köşkte ikamet ediyorlardı.

Kapayanidis, köşkü yaptırırken çok amaçlı kullanılması açısından kolay olsun diye üç giriş kapılı yaptırmıştır.

Kuzeye bakan ana giriş kapısı, köşkün arka tarafındaki açık alanda verilen balolar ve davetler için yapılmıştır.

Kuzeye bakan bu kapı, 1980 ihtilalinden sonra askerler tarafından atanan eski belediye başkanı Hasan Melek tarafından, önündeki sağlı sollu yaklaşık üç yüz adet asırlık çam ağacı kesilerek açılmamak üzere kapatılmıştır.

Doğu yönüne bakan ana giriş kapısı olan, günümüzde de faaliyetini sürdüren kapı ise atlı arabalarla konağa gelen ev sahiplerinin ve misafirlerin köşke rahatça giriş çıkışı için yapılmıştır.

Üçüncü ve son kapı ise güney yönüne bakan kapıdır.

Bu kapı daha çok lojistik amaçlı kullanılan, arabaları çeken atların kaldığı ve bakımlarının yapıldığı ahırlara ve seyislerin konakladığı, ahırların üzerinde bulunan müştemilata gitmek için yapılmıştır.

Bu tarihî müştemilat da eski belediye başkanı Volkan Canalioğlu tarafından belediye konuk evi yapılmak için ne yazık ki yıktırılmıştır.

Bu tarihî müştemilat yıkılsa da yerine hiçbir şey yapılmadan yıkıldığıyla kalmıştır.

Üçüncü kapı da köşkte iz bırakan üçüncü belediye başkanı olarak Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu’nun döneminde tadilat nedeniyle yerinden sökülerek, “uçtu uçtu kapı uçtu” misali kaybolmuş; yerine konulan kapı, Mısır’ın anahtarı ve Nil’in büyüsü anlamına gelen orijinal Mısır figürlü kapı değildir.

Farklı zamanlarda kenti yöneten üç belediye başkanı bu eşsiz güzellikteki tarihî mirasa bilmeyerek de olsa zarar vermişlerdir.

Atatürk Köşkü’nü gerçek anlamda restore ettirip yeniden faaliyete geçiren, bir önceki belediye başkanımız, günümüzde Diyarbakır Valiliği görevini sürdüren Sayın Murat Zorluoğlu’na da teşekkür etmeden geçemeyeceğim.

Ortahisar Belediyesi Meclis Üyesi olarak, aynı zamanda bu sokakta doğmuş, büyümüş ve hâlen bu sokakta ikamet etmekte olan bir vatandaş olarak da köşkün bu üçüncü kapısını çok aradım, araştırdım; gitmediğim yer kalmadı ama hiç kimse bu kapının akıbetiyle ilgili bir şey bilmiyordu. Çok enteresandı.

Sanki kapı kendiliğinden uçmuş, yerine başka kapı konulmuştu.

Yazımın içerisinde kapılarla ilgili fotoğrafları görüp incelerseniz, bu tarihî kapının hakikaten yerinde olmadığını görürsünüz.

Sadece meclis üyesi olarak değil, sorumlu bir vatandaş olarak da bu kapının akıbetinin ne olduğunu, Mısır figürlü orijinal kapının, eğer hurdaya gitmemişse bulunup yerine takılması için elimden gelen gayreti göstereceğime emin olabilirsiniz.

Kalın sağlıcakla...

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }