Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, memleketi Trabzon’da 61saat.com'un Fikir Odası programında Aydın Gelleci ve Selahattin Özcan'ın sorularını yanıtladı.
Çocukluğunun geçtiği Faroz, Avni Aker, Yavuz Selim ve çevresindeki hatıralarını anlatan Uraloğlu; yeni Trabzon Havalimanı, raylı sistem, Güney Çevre Yolu, Kanuni Bulvarı, Trabzon Limanı ve Trabzonspor’un yeni tesisleriyle ilgili yürütülen çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu.

Bakanlık görevinin hayatında meydana getirdiği değişikliklere de değinen Uraloğlu, ailesiyle yaşadığı dikkat çekici anıları, çalışma düzenini, spor alışkanlığını ve en sevdiği Trabzon yemeğini paylaştı.
“Faroz bizim için kıymetliydi”
Faroz’da dünyaya geldiğini belirten Uraloğlu, çocukluk yıllarının Kavakmeydanı, Avni Aker, Yavuz Selim ve Fatih Mahallesi çevresinde geçtiğini söyledi.
Meşhur Ekrem Usta’nın fırınının üzerindeki evde doğduğunu anlatan Uraloğlu, arkadaşlarıyla lise ve Cumhuriyet Ortaokulu’nun bahçesinde futbol oynadıklarını ifade etti.
Faroz’daki balıkçı barınağının arkasında denize girdiklerini belirten Uraloğlu, geçmişte kışlanın altından çıkarak Trabzonspor maçlarını izlediklerini de anlattı.
Trabzon’un zaman içerisinde gelişip dönüştüğünü dile getiren Uraloğlu, şehirlerin de insan hayatı gibi değiştiğini belirtti. Sahil kesiminde gece saatlerinde yaşanan hareketliliğin kendisini mutlu ettiğini söyledi.

“Benim için en lüks otel Karayolları Misafirhanesi”
Trabzon ziyaretlerinde neden Karayolları Misafirhanesi’nde kaldığını açıklayan Uraloğlu, burayı kendi evi gibi gördüğünü ifade etti.
Uraloğlu, “Benim için en lüks otel Karayolları Misafirhanesi. İnsan en lüks otelden ziyade evinde rahat eder. Burası uzun zamandır bizim evimiz. Her gittiğim yerde mutlaka Karayolları Misafirhanesi’nde kalırım. Trabzon’da bazen babamla, bazen akrabalarımla kalırım ancak bütün ekibimizle beraber esas mihenk noktamız burasıdır.” dedi.
Bakanlık görevinin gelip geçici olduğunu belirten Uraloğlu, Trabzon’un evladı olmanın ise hayatı boyunca devam edeceğini vurguladı.
Türkiye’nin 81 iline hizmet ettiklerini söyleyen Uraloğlu, doğduğu Faroz’dan yaşadığı Erdoğdu, Kuruçeşme ve Soğuksu’ya kadar Trabzon’un her noktasında bir hatırasının bulunduğunu ifade etti.

“Bakan olduktan sonra özgürlüklerim kısıtlandı”
Bakanlık görevinin hayatında meydana getirdiği en önemli değişikliklerden birinin özgürlüklerinin kısıtlanması olduğunu dile getiren Uraloğlu, kamuoyunun gözü önünde bulunması nedeniyle davranışlarına daha fazla dikkat etmek zorunda kaldığını söyledi.
Bakan olarak açıklandığı ilk günü anlatan Uraloğlu, eve geldiğinde üniversitede okuyan küçük kızının kapıda bulunan polisleri görünce duygulandığını belirtti.
Uraloğlu, kızının, “Baba, kapıda polisler var. Bunlar bizi de takip edecek mi?” diye sorduğunu, kendisinin de “Onlar sadece beni takip edecek, sen rahat olabilirsin.” yanıtını verdiğini aktardı.
Güvenlik görevlilerinin almak zorunda olduğu tedbirlere uymaları gerektiğini ifade eden Uraloğlu, bakanlığın çok şerefli ve kıymetli bir görev olduğunu söyledi.
Görevini Allah rızası için en doğru şekilde yapmaya çalıştığını belirten Uraloğlu, kendisine verilen sorumluluğu hakkıyla yerine getirmenin en önemli hedeflerinden biri olduğunu dile getirdi.
Bakanların ortalama görev süresini açıkladı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında 65’inci bakan olduğunu belirten Uraloğlu, 2003 öncesinde bakanların ortalama görev süresinin yaklaşık 13 ay olduğunu söyledi.
Geçmişte 10 gün, 20 gün, bir ay veya birkaç ay görev yapan hükümetlerin bulunduğunu hatırlatan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki hükümetler döneminde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlarının ortalama görev süresinin 44 aya çıktığını ifade etti.
Kamuda dört yılın önemli bir süre olduğunu belirten Uraloğlu, görev süresi uzadıkça konulara daha fazla hâkim olunduğunu, hedeflerin daha yakından takip edildiğini ve yönetim kabiliyetinin geliştiğini söyledi.
Kızının sorusuna eşinden dikkat çeken yanıt
Hayatında iki önemli odak noktası bulunduğunu belirten Uraloğlu, bunların ailesi ve işi olduğunu söyledi.
Karayolları Genel Müdürlüğünde beş yıl görev yaptığını hatırlatan Uraloğlu, bakanlık döneminde ise Karayolları Genel Müdürlüğü de dâhil olmak üzere 28 farklı genel müdürlük ve birimi yönettiğini ifade etti.
Yoğun çalışma temposu nedeniyle ailesine daha az zaman ayırdığını anlatan Uraloğlu, kızıyla arasında geçen konuşmayı da paylaştı.
Kızının kendisine, “Baba, sen çok iş odaklısın. Bu görev bittiğinde ne yapacaksın?” diye sorduğunu belirten Uraloğlu, eşine daha fazla zaman ayıracağını söylediğini aktardı.
Uraloğlu, eşinin ise bu sözlere, “Yok, yok. Allah razı olsun, sen kendine bir iş bul. Ben memnunum.” karşılığını verdiğini belirterek yaşanan diyaloğu gülümseyerek anlattı.

Gece yarısı gelen telefonlara dikkat çekti
Gece saatlerinden sonra mümkün olduğu kadar telefon ve mesajlardan uzak durmaya çalıştığını belirten Uraloğlu, kendisini meşgul edecek bir konunun uyumasını engelleyebileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gece saatlerinde arayabildiğini ifade eden Uraloğlu, telefon geldiğinde mutlaka baktığını kaydetti.
Özellikle hemşehrilerinden gece yarısı telefonları geldiğini anlatan Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Bakıyorsunuz, bir kişi gece 12’de arıyor. ‘Acil bir konu var mı?’ diye soruyorum, ‘Yok.’ diyor. ‘Bu saatte neden aradın?’ dediğimde, ‘Ancak bu saatte müsait olursun.’ cevabını veriyor. Bizim de istirahat etmemiz ve uyumamız gerekiyor.”
Her telefon çağrısına cevap veremediğini belirten Uraloğlu, kendisine gönderilen bütün mesajları bizzat okuduğunu söyledi.
Bazı mesajlara doğrudan dönüş yaptığını, bazı talepler için ise ilgili birimleri harekete geçirdiğini ifade eden Uraloğlu, mümkün olduğu kadar vatandaşlara geri bildirimde bulunmaya çalıştığını dile getirdi.
Kriz anlarında ilk görüşme nasıl yapılıyor?
Türkiye genelini ilgilendiren bir konu ortaya çıktığında ilk olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bilgi sunduğunu belirten Uraloğlu, verilecek talimata göre hareket ettiklerini söyledi.
Konunun yalnızca bakanlıkla ilgili olması hâlinde bakan yardımcıları, genel müdürler ve başkanlarla istişare yaptıklarını anlatan Uraloğlu, birden fazla bakanlığı ilgilendiren durumlarda ise ilgili bakanlarla koordinasyon kurduklarını ifade etti.
Sel ve deprem gibi afetlerde birincil sorumluluğu bulunan bakanlıkla birlikte hareket edildiğini kaydeden Uraloğlu, bütün süreçlerin koordinasyon içerisinde yürütüldüğünü söyledi.
En çok heyecanlandığı projeleri açıkladı
Meslek hayatında kendisini en fazla heyecanlandıran projenin 1915 Çanakkale Köprüsü olduğunu belirten Uraloğlu, Zigana Tüneli’nin de aynı ölçüde önemli olduğunu söyledi.
Uraloğlu, “Çanakkale Boğazı’ndaki Çanakkale Köprüsü neyse Zigana Dağı’ndaki Zigana Tüneli de odur.” ifadelerini kullandı.
1915 Çanakkale Köprüsü’nde dünyanın en büyüklerinden birinin inşa edildiğini ve birçok yeni tekniğin Türkiye’de uygulandığını belirten Uraloğlu, Zigana Tüneli’nde de Avrupa’nın en uzun çift tüplü kara yolu tünelinin hayata geçirildiğini söyledi.
Zigana Tüneli’nin havalandırılması için dağın üzerinden düşey tüneller açıldığını anlatan Uraloğlu, bu ölçekteki mühendislik uygulamalarının dünyada çok az örneğinin bulunduğunu ifade etti.

“Kalitesiz işi görünce sigortalarımız atıyor”
Şantiyelerde kendisini en fazla rahatsız eden konunun kalitesiz ve dağınık çalışma olduğunu belirten Uraloğlu, müteahhitlerin daha fazla kazanmak amacıyla kaliteden taviz vermelerine izin vermediklerini söyledi.
Kalitesiz yapılan işleri yeniden yaptırdıklarını vurgulayan Uraloğlu, sahadaki motivasyonunu en fazla bozan durumların kalitesiz işçilik ve düzensiz çalışma olduğunu ifade etti.
“2053 yılındaki Türkiye’yi görmek istiyorum”
Türkiye’nin ulaştırma yatırımlarının 2023, 2028, 2035, 2053 ve 2071 hedeflerine göre planlandığını belirten Uraloğlu, demir yolu uzunluğunun 2053 yılında 28 bin 500 kilometreye çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.
Türkiye’de bugün yaklaşık 14 bin kilometre demir yolu bulunduğunu ifade eden Uraloğlu, bu uzunluğun 2028 yılında 17 bin kilometreye ulaşacağını belirtti.
Uraloğlu, 2053 yılındaki Türkiye’yi görmek istediğini ifade ederek ailesinde uzun yaşayan kişilerin bulunduğunu ve kendisinin de bu hedeflerin gerçekleştiği döneme şahit olmayı arzu ettiğini söyledi.
Yeni Trabzon Havalimanı için yıl sonu hedefi
Yeni Trabzon Havalimanı’nın Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecinde bulunan küçük eksikliklerin giderildiğini belirten Uraloğlu, müteahhidin şantiye sahalarının düzenlenmesi için çalışmalara başladığını açıkladı.
Havalimanı inşaatında kullanılacak taş ocakları için kentte birkaç noktanın belirlendiğini ifade eden Uraloğlu, vatandaşları ve trafiği mümkün olduğu kadar rahatsız etmeyecek alanların tercih edildiğini söyledi.
Uraloğlu, yıl sonuna kadar yeni havalimanının temelinin atılmasının ve çalışmaların başlatılmasının hedeflendiğini açıkladı.
Mevcut Trabzon Havalimanı’nın yaklaşık 3 milyon yolcu kapasitesine sahip olduğunu belirten Uraloğlu, yapılacak ilavelerle kapasitenin 4 veya 5 milyona kadar çıkarılabileceğini söyledi.
Yeni havalimanının ise 10 milyon yolcu kapasiteli olacağını ifade eden Uraloğlu, 2 bin 640 metre olan pist uzunluğunun 3 bin metreye çıkarılacağını ve geniş gövdeli uçakların Trabzon’a inebileceğini kaydetti.
Yeni havalimanının mevcut havalimanının kuzeyinde, deniz üzerine yapılacağını açıklayan Uraloğlu, buranın Türkiye’nin deniz üzerinde inşa edilen üçüncü havalimanı ve dünyadaki sayılı havalimanlarından biri olacağını söyledi.

Trabzonspor tesisleri kamulaştırılacak
Yeni havalimanının Trabzonspor’un Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nin önünde yer alacağını belirten Uraloğlu, tesislerin proje içerisinde korunup korunamayacağının değerlendirildiğini söyledi.
Teknik olarak tesislerin korunmasının mümkün olduğunun ortaya çıktığını aktaran Uraloğlu, buna rağmen tesislerin önüne üç veya dört katlı bina yüksekliğinde bir yapı yapılacağını ve denizle bağlantısının tamamen kesileceğini ifade etti.
Uraloğlu, Trabzonspor yönetimi, belediye ve milletvekilleriyle yapılan görüşmeler sonucunda tesislerin mevcut yerinden kaldırılmasının doğru olacağına karar verildiğini açıkladı.
Tesislerin kamulaştırılması yönünde karar alındığını belirten Uraloğlu, değerleme çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu söyledi.
Yeni tesis yeri için mutabakat sağlandı
Trabzonspor’un yeni tesislerinin nerede yapılacağına ilişkin Ankara’da kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildiğini belirten Uraloğlu, Trabzonspor yönetimi, Büyükşehir Belediye Başkanı ve milletvekilleriyle alternatiflerin değerlendirildiğini ifade etti.
Akyazı’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın takdiriyle Trabzonspor’a verilen alan, mevcut stadyumun çevresi ve Yıldızlı’daki bölgenin seçenekler arasında bulunduğunu söyleyen Uraloğlu, yaklaşık bir kanaate varıldığını açıkladı.
Bazı küçük detayların netleşmesinin ardından Trabzonspor yönetiminin kamuoyuna açıklama yapacağını belirten Uraloğlu, taraflar arasında mutabakat sağlandığını ifade etti.
Kamuoyundan gelecek farklı yorum ve taleplerin de değerlendirilebileceğini dile getiren Uraloğlu, sürecin Trabzonspor taraftarını ve bütün Trabzon’u ilgilendirdiğini söyledi.
Raylı sistemde ilk etap Akyazı-Havalimanı
Trabzon Raylı Sistem Projesi’nin Büyükşehir Belediyesi ile ortak yürütüldüğünü belirten Uraloğlu, projenin Akçaabat’tan başlayarak Yomra’ya kadar uzanacağını söyledi.
Raylı sistemlerin modern ve insanca seyahatin önemli araçlarından biri olduğunu ifade eden Uraloğlu, yapım ve işletme maliyetlerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Yeterli yolcu hareketinin bulunmaması durumunda sistemin zarar edebileceğini belirten Uraloğlu, projenin kâr amacıyla yapılmayacağını ancak sürdürülebilir olması gerektiğini ifade etti.
Yapılan hesaplamalar sonucunda Akyazı ile havalimanı arasındaki yaklaşık 16 kilometrelik bölümün ilk etap olarak belirlendiğini açıklayan Uraloğlu, projenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayıyla bakanlık tarafından üstlenildiğini söyledi.
Şantiye kurulacak yerlerin belirlenmesine başlandığını belirten Uraloğlu, yakın zamanda temel atılacağını ve çalışmaların hızla sürdürüleceğini kaydetti.

Güney Çevre Yolu Arsin’i geçecek
Güney Çevre Yolu’nun Akçakale’den başlayarak Akyazı, Trabzon’un üst kesimleri, Kaşüstü ve Arsin üzerinden ilerleyecek şekilde revize edildiğini belirten Uraloğlu, yolun Arsin’i de geçeceğini ifade etti.
Projenin 1990’lı ve 2000’li yıllardan beri konuşulduğunu hatırlatan Uraloğlu, en fazla sıkışıklığın yaşandığı Akçaabat ve kent merkezinden başlanmasına karar verildiğini söyledi.
İlk etapta Akçakale’den Akyazı’ya kadar olan bölümün tamamlanacağını belirten Uraloğlu, devamındaki etabın projesinin bitmek üzere olduğunu ve tamamlanmasının ardından ihale yapılacağını açıkladı.
Kanuni Bulvarı’nda yıl sonu hedefi
Kanuni Bulvarı’nın 28 kilometrelik bir güzergâha sahip olduğunu belirten Uraloğlu, projenin büyük bölümünün tamamlandığını ve mevcut hâliyle ciddi bir trafik yükü taşıdığını söyledi.
Projenin doğu-batı bağlantısını, özellikle Değirmendere, üniversite ve havalimanı bölgesinde tam olarak sağlayamaması nedeniyle eksik kaldığını ifade eden Uraloğlu, Değirmendere bağlantısının gerçekleştirildiğini belirtti.
Değirmendere’deki eski terminal çevresindeki düzenlemeler, sahil bağlantısı ve Maçka’dan gelen tünelli yolun tamamlanmaması nedeniyle projenin tam işlevine ulaşamadığını söyleyen Uraloğlu, yıl sonuna kadar önemli bağlantıların tamamlanacağını açıkladı.
Tünel bağlantıları ve Boztepe’den gelen Kanuni Bulvarı bağlantılarının Değirmendere’ye ulaştırılacağını belirten Uraloğlu, yolun sahile indirileceğini ve kavşak düzenlemelerinin yapılacağını söyledi.
Çukurçayır’dan Maçka yoluna bağlantı yapılmasını öngören projenin devam etabı konusunda ise milletvekilleri ve kentin yöneticileriyle yeniden değerlendirme yapılacağını ifade etti.
Trabzon Limanı’nın geleceği yeniden değerlendirilecek
Trabzon Limanı’nın mevcut kapasitesinin ağırlıklı olarak kömür ve Ro-Ro taşımacılığı üzerine olduğunu belirten Uraloğlu, limanda başka yüklerin de taşındığını söyledi.
Kömür depolama alanlarının disipline edilmesi gerektiğini ifade eden Uraloğlu, Değirmendere’den Çağlayan yönüne doğru bulunan kömür depoları ile limandaki alanların düzenlenmesinin önemli olduğunu vurguladı.
Valiliğin konuyla ilgili bir süreç başlattığını belirten Uraloğlu, kömürün doğalgaz bulunmayan bölgelerde ve bazı sanayi tesislerinde hâlâ ihtiyaç olduğunu ancak depolama faaliyetlerinin belirli bir düzen içerisinde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
İyidere Lojistik Limanı’nın hizmete girmesiyle Trabzon Limanı’nın nasıl değerlendirileceğinin ele alınacağını ifade eden Uraloğlu, limanın yat turizmine yönelik bir merkeze dönüştürülmesi veya iki limanın uyumlu şekilde çalıştırılması gibi seçeneklerin konuşulduğunu aktardı.
Henüz kesin bir karar verilmediğini belirten Uraloğlu, Trabzon Limanı’nın tarihî özelliğinin de dikkate alınarak gelecekte üstleneceği görevin ortak şekilde belirleneceğini söyledi.

Trabzon denilince aklına ilk geleni açıkladı
Kendisine yöneltilen kısa sorulara cevap veren Uraloğlu, Trabzon denildiğinde aklına Trabzonspor ve memleketin geldiğini söyledi.
Akçaabat’ı ilçesi ve köftesiyle, yağmuru Karadeniz’in bereketiyle, Şenol Güneş’i ise Trabzonspor’un efsane futbolcularından biri olarak tanımladı.
Mühendisliğin analitik düşünmenin önemli bir yapısı olduğunu belirten Uraloğlu, “İki kere iki dört eder. Alırken de dört eder, satarken de.” ifadelerini kullandı.
Ankara’yı başkent ve ikinci memleketi olarak tanımlayan Uraloğlu, aile için “Her şey”, Türkiye için ise “Sadece bölgesel değil, küresel lider ülke” karşılığını verdi.
Türk bayrağını en kıymetli değerlerden biri olarak nitelendiren Uraloğlu, Zigana ve Ovit tünellerini Karadeniz’i İç Anadolu ve Doğu Anadolu’ya bağlayan iki önemli aort damarı olarak tanımladı.
1915 Çanakkale Köprüsü’nü meslek hayatının en kıymetli projesi olarak değerlendiren Uraloğlu, elektrikli araçları teknoloji, kolaylık, enerji tasarrufu ve çevrecilikle ilişkilendirdi.
Hızlı treni bir noktaya en hızlı, güvenli ve konforlu şekilde ulaşmanın aracı olarak tanımlayan Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nın yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük havalimanlarından biri olduğunu ve yakın coğrafyayı dünyaya bağladığını söyledi.

Trabzon basınına övgü
61saat’in Trabzon ve bölge için önemli habercilik faaliyetleri yürüttüğünü belirten Uraloğlu, Trabzon basınının tarih boyunca güçlü olduğunu söyledi.
Birçok ilde görev yaptığını ve şehirleri yakından tanıdığını ifade eden Uraloğlu, “Trabzon basını bir şey söylüyorsa orada durup dinlemek gerekir.” dedi.
61saat’in Trabzon’daki gözleri ve kulakları olduğunu belirten Uraloğlu, kendilerinin de basının gözü ve kamerası üzerinden Trabzon’u ve bölgeyi takip ettiklerini söyledi.
En sevdiği Trabzon yemeği belli oldu
Trabzon yemekleri arasında ilk sıraya lahana yemeği ve yoğurdu koyduğunu belirten Uraloğlu, Ankara’da buna lahana çorbası denildiğini ancak çocukluğunda lahana yemeği olarak adlandırdıklarını söyledi.
Uraloğlu, “Onunla bir öğün geçirirsiniz. O nedenle çorba değil, bence de yemektir. Köfte de bizim, kuymak da bizim ancak lahana ayrıdır.” dedi.
Spor rutinini anlattı
Fırsat buldukça yürüyüş yaptığını belirten Uraloğlu, her gün spor yapma imkânı bulamadığını söyledi.
Yaklaşık yarım saat veya 45 dakika içerisinde dört kilometre yürüdüğünü ifade eden Uraloğlu, ardından kültür fizik hareketleri yaptığını belirtti.
Sporunun yaklaşık bir buçuk saat, bazı günlerde ise iki saat sürdüğünü söyleyen Uraloğlu, haftada iki veya üç kez egzersiz yapabildiğini kaydetti.
Sosyal medya uyarısı
Sosyal medya ekibinin başarılı çalışmalar yaptığını belirten Uraloğlu, paylaşımların altına yazılan yorumları önemsediklerini söyledi.
Bakanlık olarak sosyal medya mecralarının düzenlenmesinde de görev aldıklarını hatırlatan Uraloğlu, sosyal medyada yer alan her haber ve paylaşımın doğru kabul edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Bir röportajın hazırlanması, soruların oluşturulması, çekimin gerçekleştirilmesi ve haber hâline getirilmesi için ciddi bir emek harcandığını belirten Uraloğlu, sosyal medyada ise kısa sürede kontrol edilmeden içerik paylaşılabildiğini ifade etti.
Hem içerik paylaşanların hem de sosyal medyadan bilgi edinen vatandaşların sorumlu davranması gerektiğini söyleyen Uraloğlu, bilgilerin objektif bir süzgeçten geçirilmesi gerektiğini kaydetti.
Sosyal medyanın hayatın bir gerçeği olduğunu belirten Uraloğlu, bu mecraların vatandaşlarla iletişim ve bilgilendirme amacıyla etkili şekilde kullanılması gerektiğini söyledi.

“Trabzon’u biraz daha şantiyeye çevireceğiz”
Röportajın sonunda Trabzonlulara selamlarını ileten Uraloğlu, Trabzonspor’a yeni sezonda başarılar diledi.
Trabzon’da ulaşım alanında önemli çalışmalar yürütüldüğünü belirten Uraloğlu, “Önümüzdeki günlerde Trabzon’u biraz daha şantiyeye çevirmiş olacağız.” ifadelerini kullandı.
Yapılan hizmetlerin yalnızca Trabzon’u değil, bölgeyi ve Türkiye’yi ilgilendirdiğini söyleyen Uraloğlu, diğer illerde de benzer çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.
Vatandaşların daha iyi hizmetlere layık olduğunu vurgulayan Uraloğlu, bu hedef doğrultusunda çalışmaya devam ettiklerini söyledi.






