Eskiden meclislerde imar konuşulurdu, yol konuşulurdu, altyapı konuşulurdu... Su tarifeleri, parklar, kentsel dönüşüm projeleri, ulaşım yatırımları gündem olurdu...

Şimdi ise tablo biraz farklı...

Bir bakıyorsunuz Ankara siyaseti...

Bir bakıyorsunuz ülke gündemindeki bir tartışma...

Bir bakıyorsunuz uluslararası gelişmeler...

Ve bir anda Trabzon Büyükşehir ya da Ortahisar Belediye Meclisi'nin en hararetli konusu bunlardan biri oluveriyor.

Son dönemde gerek Ortahisar Belediye Meclisi'nde gerekse Büyükşehir Belediye Meclisi'nde yaşanan tartışmalar artık kamuoyunun da dikkatini çekmeye başladı.

Karşılıklı sert sözler, hakaret iddiaları, özür talepleri, tehdit imaları, gerginlikler, zaman zaman alaycı tavırlar ve tansiyonu yükselten davranışlar...

Hal böyle olunca da Trabzon'un çözüm bekleyen sorunları ister istemez ikinci plana düşüyor.

Oysa vatandaşın beklentisi çok daha farklı...

Ulaşımdan altyapıya...

İstihdamdan çevre sorunlarına...

Kentsel dönüşümden turizme kadar şehrin onlarca meselesinin konuşulmasını ve çözüm üretilmesini bekliyor.

Ancak meclis gündemini çoğu zaman polemikler belirliyor.

Biz bu şehirde belediye meclislerini bugün takip etmiyoruz.

Volkan Canalioğlu dönemini de gördük...

O dönem Trabzon Belediyesi CHP yönetimindeydi, meclis çoğunluğu ise AK Parti'deydi.

Elbette sert tartışmalar yaşanıyordu.

Zaman zaman tansiyon yükseliyordu.

Ancak bütün oturumların ulusal siyasi tartışmaların gölgesinde geçtiğini söylemek de kolay değildi.

Bugün ise meclis kürsüsü bazen yerel yönetim platformundan çok siyasi polemik alanına dönüşmüş durumda.

Karşılıklı suçlamalar...

İthamlar...

Söz düelloları...

Özür talepleri...

Son iki gündür yaşanan tartışmalar da bunun en görünür örneklerinden biri oldu.

CHP Grubu, Meclis Başkan Vekili Faruk Kanca'nın önceki gün yaşanan tartışmadaki sözleri nedeniyle özür beklediğini açıkladı.

Beklenen özür gelmeyince de toplantıyı topluca terk etti.

Üstelik CHP Grubu'nun açıklamalarına bakılırsa mesele sadece bir oturumla sınırlı kalacak gibi de görünmüyor.

Aynı yönetim anlayışının devam etmesi halinde Kanca'nın yönettiği oturumlara katılmama yönünde bir tavır ortaya koyuyorlar.

İşin ilginç taraflarından biri ise Faruk Kanca'nın aynı zamanda Ortahisar Belediye Meclisi üyesi olması.

Bu durumun ilerleyen süreçte Ortahisar cephesine nasıl yansıyacağı da şimdiden merak konusu.

Yaşanan tabloyu yakından takip eden gazeteciler açısından da durum pek farklı değil.

Her toplantıda benzer tartışmaların yaşanması nedeniyle meclis gündemini takip etmek giderek zorlaşıyor.

Ancak buna rağmen gazeteciler, kent adına önemli bir karar ya da gelişme yaşanabileceği düşüncesiyle görevlerini sürdürmeye devam ediyor.

Belki de bütün bu yaşananların ardından sorulması gereken temel soru şu:

Trabzon halkı meclis üyelerini siyaset yapsın diye mi seçti?

Yoksa şehrin sorunlarına çözüm üretsinler diye mi?

Elbette meclis üyelerinin siyasi kimlikleri var.

Elbette ülke gündemine ilişkin fikirleri de olacak.

Ancak belediye meclislerinin varlık nedeni öncelikle şehirlerin sorunlarını konuşmak

ve çözüm üretmek...

Trabzon'un sorunlarına çözüm üretmek için seçilen meclis üyeleri, sanki Ankara gündeminden ayrılıp Trabzon'a dönmekte zorlanıyor.

Unutulmaması gereken gerçek ise belediye meclislerinin siyasi çekişmelerin yaşandığı alanlardan çok, Trabzon halkına hizmet üretmek için seçilmiş temsilcilerin görev yaptığı kurumlar olduğudur.

Kentin bekleyen onlarca sorunu çözüm beklerken enerjinin karşılıklı tartışmalara harcanması ne Trabzon'a ne de vatandaşın beklentilerine katkı sağlıyor.

Şimdi takvimler Ağustos ayını gösteriyor.

Belediye meclisleri tatile giriyor.

Belki bu ara tansiyonun düşmesine vesile olur...

Muhabir: SERKAN KILINÇ