Odanın yaklaşık 460 üyeye ulaştığını belirten Ulusoy, terzilik mesleğinin kapanmaya yüz tutmadığını ancak artan maliyetler, yüksek kiralar, sigorta primleri ve çırak sıkıntısının esnafı zorladığını söyledi.
Odanın üye sayısı 460’a ulaştı
Odanın üye sayısında geçmiş yıllara göre artış yaşandığını ifade eden Hacı Ahmet Ulusoy, üyelerle sürekli iletişim hâlinde olduklarını belirtti.
Ulusoy, “Eski günlere göre odamızın kayıtlı üye sayısı arttı. Şu anda yaklaşık 460 üyemiz bulunuyor. Son 5-6 yıllık döneme baktığımızda üye sayımızda azalma değil, artış olduğunu görüyoruz. Bu durum bizi memnun ediyor” dedi.
Kayıt dışı faaliyet gösteren kişilerin de takip edildiğini belirten Ulusoy, bu kişilerin odaya kayıt yaptırmaları için çalışma yürüttüklerini söyledi.
Kumaştan fermuara kadar tüm maliyetler yükseldi
Artan maliyetlerin terzilik sektörünü ciddi şekilde etkilediğini dile getiren Ulusoy, kumaş, astar, fermuar ve tela gibi çok sayıda malzemenin fiyatının sürekli yükseldiğini kaydetti.
Esnafın daha uygun fiyatlarla malzeme temin edebilmesi için görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Ulusoy, şöyle konuştu:
“Terzilikte kumaştan astara, fermuardan telaya kadar binlerce çeşit malzeme kullanılıyor. Bunların maliyetleri günden güne yükseliyor. Malzemeleri toptan ve daha uygun şekilde nasıl temin edebileceğimizi araştırıyoruz. Ancak maliyetler yükselince fiyat tarifelerimizi de artırmak zorunda kalıyoruz. Örneğin daha önce 100 liraya yapılan bir paça işlemi 150 liraya çıkabiliyor. Bunun başka bir çözümü kalmıyor.”
Ulusoy, maliyet artışının yalnızca terzileri değil, Trabzon’daki bütün meslek gruplarını etkilediğini vurguladı.
Hazır giyim arttı, terzilik tamamen bitmedi
Vatandaşların hazır giyime yönelmesinin terzilik sektörünü etkilediğini ancak özel dikim alışkanlığının tamamen ortadan kalkmadığını belirten Ulusoy, odalarına bağlı 300’ün üzerinde terzinin bulunduğunu söyledi.
Ulusoy, “Hazır giyime yönelim arttı. Ancak hâlâ takım elbisesini, pantolonunu, gömleğini, eteğini veya diğer kıyafetlerini özel olarak diktiren müşterilerimiz var. Odamıza bağlı 300’ün üzerinde terzi bulunuyor ve her birinin kendisine göre işi var. Çalışan ve işini iyi yapan esnaf için her zaman ekmek vardır” ifadelerini kullandı.
Özel dikimin yerini tadilat aldı
Geçmişe kıyasla özel dikime olan talebin düştüğünü ancak tadilat işlerinin arttığını kaydeden Ulusoy, kendisinin de tadilat işi yaptığını belirtti.
Ulusoy, “Elbise diktirme alışkanlığı geçmişe göre azaldı fakat devam ediyor. Buna karşılık tadilat işleri daha fazla ön plana çıktı. Günümüzde tadilat yapan terzilerin sayısı ve iş yoğunluğu daha fazla. Esnafımız genel olarak işinden ve müşterilerinden memnun” diye konuştu.
Çeyiz esnafı eski düğün sezonlarını arıyor
Düğün sezonlarının geçmiş yıllarda çeyizlik eşya satıcıları açısından daha hareketli olduğunu dile getiren Ulusoy, seri üretim ürünlerin yaygınlaşması ve vatandaşın alım gücündeki düşüş nedeniyle satışların gerilediğini söyledi.
Ulusoy, “Eski dönemlerde düğün sezonları çeyiz esnafı için çok daha hareketliydi. Günümüzde hazır ve seri üretim ürünler mağazalarda çok daha fazla bulunuyor. Bu durum geleneksel çeyiz esnafını olumsuz etkiliyor” dedi.
AVM’ler mahalle esnafının önüne geçti
Odaya bağlı esnafın büyük bölümünün AVM’lerde değil, kent merkezinde ve mahalle aralarında faaliyet gösterdiğini belirten Ulusoy, tüketicilerin alışveriş tercihlerinin büyük mağazalara yöneldiğini ifade etti.
“Üyelerimiz AVM’lerde veya çok büyük ticaret alanlarında bulunmuyor. Daha çok Meydan, Uzun Sokak ve mahalle aralarında faaliyet gösteriyorlar. AVM’lerde çeyiz ve ev tekstili ürünlerinin hem çeşidi fazla hem de seri üretim nedeniyle fiyatları daha uygun olabiliyor. Tüketiciler de bu nedenle AVM’leri daha çok tercih ediyor. Bu durum küçük esnafın satışlarında düşüşe yol açıyor.”
İnternet satışı dükkâna gelen müşteri sayısını azalttı
İnternet üzerinden gerçekleştirilen satışların da geleneksel esnafı etkilediğini söyleyen Ulusoy, odaya bağlı bazı üyelerin de internetten satış yaptığını belirtti.
Ulusoy, internet alışverişinin tüketicinin mağazaya gitme alışkanlığını ortadan kaldırdığını ifade ederek şunları söyledi:
“Sabah saat 08.00’den akşam 20.00’ye kadar dükkânını açık tutarak müşteri bekleyen esnafımız var. İnternetten satış yapıldığında müşteri iş yerini ziyaret etmiyor, ürünü yerinde görmüyor. İnternetten ürüne bakıyor, ödemesini yapıyor ve ürün evine geliyor. Bu da dükkân esnafını olumsuz etkiliyor.”
Kayıt dışı üretim haksız rekabete neden oluyor
Evlerde veya herhangi bir odaya kayıt yaptırılmadan yapılan üretimin, vergisini ve primini ödeyen esnaf açısından haksız rekabet oluşturduğunu dile getiren Ulusoy, oda olarak kayıt dışı çalışanların peşinde olduklarını söyledi.
Ulusoy, “Kayıt dışı faaliyet gösterenleri takip ediyoruz. Kendilerine ulaşarak odamıza kayıt yaptırmaları için çaba gösteriyoruz. Çünkü vergisini, kirasını ve primlerini ödeyen esnafımız açısından ciddi bir haksız rekabet ortaya çıkıyor” dedi.
“Terzilik kapanmaya yüz tutmuş bir meslek değil”
Terziliğin kapanmaya yüz tutmuş meslekler arasında gösterilmesine katılmadığını söyleyen Ulusoy, esnafın zaman zaman dönemsel durgunluk yaşamasına rağmen işlerin devam ettiğini belirtti.
“Üyelerimizi ziyaret ettiğimizde çoğunun işlerinin iyi olduğunu görüyoruz. Her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de bazı dönemlerde yavaşlama yaşanıyor. Özellikle fındık sezonunda ve kışın başlangıcında bir veya iki aylık durgunluk olabiliyor. Ancak terziliğin kapanmaya yüz tutmuş bir meslek olduğunu düşünmüyorum.”
“Kira artışları yüzde 100’ü buluyor”
Esnafın en önemli problemlerinin başında kira, sigorta ve Bağ-Kur primlerinin geldiğini ifade eden Ulusoy, mevcut giderlerin esnafın kazancına göre çok yüksek olduğunu söyledi.
Ulusoy, “Kira, sigorta ve Bağ-Kur primleri esnafın belini büküyor. Primler ve kiralar, esnafın kazancına göre çok yüksek. Küçük esnaf ve küçük işletmeler olduğumuz için birçok teşvikten de yararlanamıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kira artışlarına da dikkat çeken Ulusoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
“TÜFE oranları yüzde 30 veya yüzde 40 seviyelerinde açıklansa da uygulamada birçok esnafın kirasına yüzde 100’e varan zamlar yapılıyor. Kendi iş yerlerimizde de aynı sorunları yaşıyoruz. Bu konuda daha sıkı bir denetim yapılması gerekiyor.”
Prim ve kira konusunda destek talebi
Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilileriyle görüşmeler yaptıklarını aktaran Ulusoy, esnafın sigorta ve Bağ-Kur primleri konusunda desteklenmesini istediklerini belirtti.
Devletin belirlediği kira artış oranlarının uygulamada mal sahipleri tarafından dikkate alınmadığını söyleyen Ulusoy, bu durumun kiracı ile mal sahibini karşı karşıya getirdiğini ifade etti.
Ulusoy, “Devletin belirlediği oranların uygulanması ve denetlenmesi gerekiyor. Aksi hâlde taraflar arasında mahkemeye kadar uzanan anlaşmazlıklar yaşanıyor. Yetkililerden bu konunun daha yakından takip edilmesini istiyoruz” dedi.
Sektörün en büyük sorunu çırak bulamamak
Terzilik sektöründe çırak, kalfa ve yeni personel bulmakta güçlük çektiklerini belirten Ulusoy, mesleki eğitim merkezleri ve okullarla iletişim hâlinde olduklarını söyledi.
Ulusoy, gençlerin uzun süre eğitim hayatında kalması nedeniyle mesleğe başlama yaşının yükseldiğini dile getirdi:
“Ben bu mesleğe 11 yaşında başladım. Ancak bugün 11 yaşında bir çırak bulma şansımız yok. Gençler lise eğitimini tamamladıklarında 17 veya 18 yaşına geliyor. Bu yaştan sonra bir gencin çırak olarak işe başlaması hem genç hem de işveren açısından zor oluyor.”
Mesleği sürdüren ustaların yaş ortalamasının yükseldiğine dikkat çeken Ulusoy, alttan yeni neslin yetişmemesi hâlinde ilerleyen yıllarda ciddi sorunlar yaşanabileceğini kaydetti.
“Mesleği bırakan ustaların yerine geçecek gençler yetişmiyor. Bu nedenle terzilik yapanların büyük bölümü ileri yaşlarda. Çıraklık sisteminin yeniden güçlendirilmesi gerekiyor.”
Ganita’da çeyiz ve el emeği ürünleri sergileniyor
Trabzon Terziler, Çeyizlik Eşya İmal ve Satıcıları Esnaf Odası olarak Ganita’da bir organizasyon düzenlediklerini açıklayan Ulusoy, etkinliğin 31 Temmuz’a kadar devam edeceğini belirtti.
Ulusoy, “15 Temmuz itibarıyla Ganita’da çeyiz meslek grubumuzdaki üyelerimiz için bir sergi ve satış organizasyonu düzenledik. Tükenmekte olduğu düşünülen el sanatlarını ve el emeği ürünleri burada gün yüzüne çıkarıyoruz. Bütün Trabzon halkını 31 Temmuz’a kadar devam edecek etkinliğimizi ziyaret etmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.






