Benden oy isteyecek adam

Biz gazetecilerden pek oy istemezler.

Çünkü gazetecilerin herşeyi tüm çıplaklığıyla gördüğünü bilirler.

Kiminin yüzü tutmaz istemeye, kimi gerek duymaz zaten yaptıklarımızı o gördü der.

Benden oy isteyecek adamdan ben ne isterim diye düşündüm.

Yok öyle para, pula, makarna bulgura oy vermeyecek kadar gelişti ve bilinçlendi benim şehrim. Evet şehrim için ne isterim olması lazım fakat bu şehirle yaşayan ve yaşlanan biri olarak sizin adınıza çok basit şeyler isterdim mesela.

Evimde huzurlu oturmak isterim, güvenli oturmak isterim.

Sabahın 8’inde ‘Patates geldi’ sesiyle huzursuz olmak istemem.

Veya bir pazar günü karşıdaki inşaatta çalışma yapan dozer sesiyle.

Şu anda güvenlimiyim, yan komşuda yangın çıksa itfaiye kapıma ulaşabilir mi?
Çok içten bir şekilde evet diyemiyorum.

Mahalle aralarında otopark alanları olmadığı için özellikle geceleri itfaiyelerin belli mahallelere girmesi imkansız ötesi.
İşte bunu isterim. Madem milletten aldığınız otopark paralarını hiç ettiniz, şimdi bu paralar yerine mahallelerde kamulaştırma yapıp yeni otopark alanları oluşturabilirsiniz.

Evimde sağlıklı şeyler tüketmek isterim.

Alt bakkala gelen bir otomolin içinden, elleriyle 10 yıllık direksiyonu kavramış bir kişinin ekmekleri kucağındaki kirli elbiseye dayayıp rafa dizmesi beni rahatsız eder.

Veya fırıncının sabah açılmayan bakkalın kapısına bıraktığı ve bakkal açılana kadar o ekmeklere doğadaki diğer canlıların ulaşabileceği hissi beni huzursuz eder.

İnce detaycıyım ama ben bunu düşünen bir başkan isterim.
Ben balkonumun camını açtığımdı temiz bir nefes almak isterim, kömür kokusundan arınmış, mis gibi.
Ben sokağımda yürürken kalrımın üzerinde elektrik trafosu olduğu için kendimi tehlikeye atıp yolda yürümek zorunda kalmamak isterim.
Ben çocuğum parkda oynarken paslı oyuncaklara çarpıp tetanoz olmasından endişe etmemeliyim. Veyahut yola kaçacak olmasından.
Suyum kesildiğinde, çöpüm alınmadığında, beni bilgilendirecek, telefon açtığımda her an ulaşabileceğim (24 saat açık çağrı merkezi) bir belediye isterim. 
Çocuğum dolmuşa bindiğinde ona öğrenci olmasının eziklik olduğunu hissettirmeyecek bir başkan isterim.

Şehrimin ışıklar içinde olmasını isterim. Her tarafın aydınlık olmasını isterim.

Korna çalmanın, yaya geçidinde geçmenin, kaldırıma araç parketmenin, yere sigara izmariti ve çöp atmanın büyük cezalarla cezalandırıldığı bir şehir isterim.
Şehir merkezinde koca minibüslerin değil, otobüslerin değil nostaljik bir tranvayın geçtiği sadece halkın olan alanlar isterim.
Benden oy isteyecek adamdan ben adam olmasını, samimi olmasını, sevgi dolu olmasını, halkını kandırmamasını, halkını önemsemesini, sağlıklı, huzurlu bir Trabzon inşa etmesini isterim.

Bakın daha ne teleferik istedim, ne güney çevre yolu istedim, ne kentsel dönüşüm istedim, ne yol istedim, ne imardan bahsettim, ne belediyenin verdiği hizmetlerden bahsettim  ne personelinden bahsettim, ne kent bilgi sisteminden, ne kültürden ne turizimden. Çünkü huzurun ve sağlığın olmadığı yerde bu hizmetlerin katacağıda pek bir şey olmaz.

Şimdi vaatleri havada uçuşacak kimi 61 diyecek kimi 161 diyecek kimi 1061 diyecek. Ben evimde, mahallemde, şehrimde huzur bulamadıktan sonra, siz altından sahil yapsanız kimin umurunda.

Kanuni Sultan Süleyman’ın o meşhur sözü geldi aklıma.  Manasıyla okuyalım o zaman yukarıda de demek istediğimi daha iyi anlarsınız.
Halk içinde devletten daha itibarlı bir şey yoktur, dünyada sıhhatli bir nefes gibi mutlulk yoktur.

Eminim bana katılıyorsunuzdur ve ekleyeceğiniz çok şey vardır. Eklemeye devam edeceğiz merak etmeyin.
{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }