BİLET KESİLMELİYDİ...

Bir tarafta can derdinde olan Gençlerbirliği, diğer tarafta cuma günü oynayacağı kupa finaline odaklanan Trabzonspor. Rotasyonlu kadrosu ile rakibine karşı “Bu maç benim için lagara lugara maçıdır” dercesine isteksiz, iştahsız, temposuz vs. gibi olmazsa olmazlardan yoksun görüntüsü verdi bordo-mavililer. Madalyonun bir yüzü böyleydi. Diğer yüzüne bakacak olursak evet, rakibin gözü kara oluşu, burnundan soluması, oynanan üç maçta da rakibe iki kez mağlup olunması... Sanırım uzun uzadıya mazeret dizmek gerekmez. Çünkü sen ligi üçüncü bitirmiş bir takım değil, Trabzonspor takımısın!

Son isteğin elbette kupa kaldırmak olacaktır. Bundan başka doğal bir şey olamaz. Ancak bu saydıklarım, lig ciddiyetinin göz ardı edilmesine de vesile olamaz. Bu benim düşüncem.

Bakın Fatih Tekke ne diyor? “Trabzonspor gibi bir büyük takımda oynuyorsanız her maçı iyi oynamalısınız! Bunu yapamadık, kızdığım bir maç oldu. Bugünü yok sayın!”

Bu yoruma iki laf etmek isterim. Ben de sen de aynı şikâyette bulunuyoruz. Ama sen sorumluluk makamında, ben ise bir taraftarım! Bir başka diyeceğim, dün geceyi asla yok sayamazsınız dedikten sonra dönelim asıl diyeceğime: Öyle veya böyle dün gece Gençlerbirliği’nin bileti kesilip yine bir tarihteki son maçımızda sahadan kaçarak bizi şampiyonluktan etmelerinin rövanşı alınmalıydı. Ben onu bilir, onu söylerim.

Gelelim şampiyona ve gençlere! Sezon boyu bu ekranlardan gençler de gençler diye yazıp duruyorum. Ama nafile, zorunlu olarak da olsa Salih Malkoçoğlu birkaç maçtır oynuyor. Ne hikmetse dünkü maçta kulübede tamamen maç boyu üç, uzatmalarda üç olmak üzere altı genç yer aldı. Eyvallah da derdim, bu maçtan önce nerelerdeydiniz! Her şey müsaitken bu çocuklara yer vermeyip bu maçta oynatarak şaibeye çanak tutmak neyin nesi idi!

HAMSİ YEME GİBİ BİR ŞEY Mİ?

On dokuz yaş ve altı gençlerimiz daha lig bitmeden üç kez üst üste şampiyon oldular. Ağabeylerinin Süper Lig’de şampiyon oluşunu hatırlattı bana! Onlara sorulan soru: “Bu nasıl bir şeydir?” Cevap, “Hamsi yeme gibi bir şey” oldu. Bu gençler sorulsa aynı cevabı verirler mi bilemiyorum! Ama bu gençler zoru değil, adeta imkânsızı başarıyorlar. Sizleri, emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.

“VİYA BÖYLE.”

Bakın yetmiyor bunlar; bıkmadan, usanmadan, yılmadan, cak caklı sözlerin eyleme dönüşmesini gerçekleştirmeden, kısacası o ulvi formayı giymeden mücadeleye devam. Sonuna kadar!

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }