En büyük yanlışımız daha vaktimiz var gibi yaşamaktır.
Gerçeği ise tam tersidir.
Gittikce azalan zaman
bizi tekrar eskiye dönme özlemiyle boğuyor.
Hatırlayınız lütfen,
Küçükken ne kadar sesli ağlardık biri gelsin bizi teselli etsin diye.
Şimdi ise sessizce ağlıyoruz kimse bizi duymasın diye,
"Ne kadar enteresan değilmi."
Güçlü görünmek,güçlü olabilmekten daha ağırdır.
Keşke hep çocuk kalabilseydik.
Emin olunuz ki, dünyayı sırtınızdan indirince çok daha hızlı koşacaksınız.
Zaman öyle çabuk
geçiyor ki,
Bu dünyada gülmek istiyorsan ya kaderin güzel olacak yada psikolojin.
Yaşam süremiz içinde acı tatlı binlerce olay yaşıyoruz. Hepsi hayatın akışı içinde olağan şeylerdir.
Önemli olanın,
yaşam içinde yaşadıklarınızın size derin izler bıraksada, özgürce yaşamayı bilmeli ve kafanız rahat bir şekilde hayatınızı sürdürebilmenizdir.
Her şey ilk bakış ta
göründüğü kadar zor olmayabilir, yaşam içinde var olabilmek için kesinlikle denememiz lazım.
Çocukken farkında olmadığımız zenginlikleri unutmayalım lütfen.
Ailemizle aynı evde yaşamak,
yer yatağında kardeşlerimizle birlikte uyumak,
Her biri ileriki yaşlarda güzel hatıralarla anlatılan yastık kavgaları yapmak,
Unutulmayan mahalle arkadaşlıkları,
ilk karneyi alıp sevinçle eve koşmamız ve
Anne ve Babamızın bizler için saçını süpürge etmeye başladığı gencecik halleridir değilmi.!
(Maddi ve manevi) Sınırsız imkanlara sahip olsanızda yukarıda saydıklarımdan birini geri getirebilirmisiniz.
Tabii ki Hayır !!!
Çocukken Anne ve Babamızın bize vermiş olduğu öğütleri tutar gibi görünsek te hiç tutmadık değilmi.!
Bizler de şimdi
Anne baba olduk çocuklarımız da bizim öğütlerimizi tutar gibi görünüyorlarsa da, tutmayacaklardır emin olun.
Hayatın akışında bu gerçekler vardır.
Her şey istediğimiz gibi gitmese de önemli olan doğru olan ilkelerinizle birlikte hayata tutunabilmektir.
Çocukken biran önce büyümek, büyükken tekrar çocuk olabilmeyi istemek hepimizin hayalidir değilmi.!
Çocukken çocuk gibi yaşayabilmeyi, büyüyüncede unutamadık değilmi.
Özlemler hep eskiye olandır. Eskiyi yeniden yaşayabilmeyi yeniden çocuk olabilmeyi kim istemez ki.
Zaman hızla geçiyor gittikçe yaş alıyoruz, hareketlerimiz yavaşlıyor, yorgunluğumuz hiç bitmiyor, evden dışarı çıkmak istemiyorsak da,
Finali hayatın ve tabiatın bize sunduğu eşsiz güzellikleri doya doya yaşayarak başarabilmeliyiz.
Renkli topaçlar yok,
leblebi tozu yok,
eti puf kokan marketler yok, terden ıslanan çocuk tişörtlerinin sıcaklığı yok, elimizden düşürmediğimiz
Teksas, Tommiks, zagor yok.
Seksek oynadığın tebeşir izleri yok,
iyi orta kesen bir sağ bek yok,
vicdan yok, bilmişlik çok kibarlık yok,
nicedir girmediğimiz bahçemizde ellerimizle topladığımız sepet sepet meyveler yok.
Umut yok, gelecek yok, eskiye özlem çok.
Her şey yok olsada, var olabilmeyi başarabilmeliyiz
Kalın sağlıcakla...