TÜMSİAD Başkanı Atmaca: "Geçmişten aldığımız emanetleri geleceğe bırakmak zorundayız"

‘Bölgenin Altın Sağılan İneği’ adlı çalıştay Trabzon’da düzenlendi

TÜMSİAD Başkanı Atmaca: "Geçmişten aldığımız emanetleri geleceğe bırakmak zorundayız"

61SAAT HABER SERVİSİ

Karadeniz Teknik Üniversitesi Osman Turan Kongre Merkezi’nde ‘Bölgenin Altın Sağılan İneği’ adlı çalıştay düzenlendi.

JERSEY’İN ÖNEMİ VE GELECEĞİ KONUŞULDU

Jersey’in önemi ve mevcut durumu, Jersey’in geleceği, Trabzon tereyağı ve Hamsiköy sütlacının konuşulduğu çalıştayda Kastamonu Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Eseceli, Trabzon Veteriner Hekim Oda Başkanı Erol Sayın ve Tonya Tarım İlçe Müdürü M. Celalettin Altınbaş konuşmacılar olarak yer aldı.

ATMACA: JERSEY SADECE GEÇİM KAYNAĞI DEĞİLDİR

TÜMSİAD, Orman İl Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi ve DOKA’nın desteklediği çalıştayda açılış konuşmasını yapan Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği Trabzon Şube Başkanı Mehmet Atmaca, “Jersey dediğimiz zaman Trabzon için sadece geçim kaynağı değil aynı zamanda koruma altına almış olduğumuz tereyağ ve sütlaç da bu ismin vazgeçilmez bir ürünü. Bizden her gün damızlık isteyenler var ancak biz bunu karşılayamıyoruz. Düzköy’de hayvanımız yüzde 2’ye düşmüş durumda. Bir şeyler yapmamız lazım boş duramayız. Trabzon’da yeniden Jersey hayvanının sayısal olarak artırmak için çaba göstereceğiz. Meralarımız yaylalarımız sadece turistik gezinti amaçlı yerler oldu. Bunlar çok acıdır. Geçmişten aldığımız emanetleri geleceğe ulaştırmak zorundayız” diye konuştu.

ALTINBAŞ: UZUN ÖMÜRLÜ SÜTÇİ BİR IRKTIR

Tonya Tarım İlçe Müdürü M. Celalettin Altınbaş, “Jersey, adını anavatanı Jersey adasından almıştır. Sütteki yağ oranı en yüksek ırktır. Rengi sarımsı, açık kahve ve krem tonlarındadır. Erkek ve dişileri boynuzludur. Tam bir mera hayvanıdır. Sakin ve uysal bir hayvandır. Buzağılama kolaylığı ve yüksek doğurganlık özelliği ile ön plandadır. Sıcak iklime adaptasyonu oldukça yüksektir. Aşırı soğuk havalarda daha dikkatli bakılmalıdır. Jersey erkekleri küçük yapılı oluşu ve randımanı düşük olmasından besicilikte tercih edilmez. Uzun ömürlü sütçü bir ırktır” dedi.

ALTINBAŞ: TRABZON’A 1968 YILINDA GELDİ

Altınbaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Jersey ırkı inekler tereyağı ve peynir fabrikasıdır. bir laktasyonda canlı ağırlığının 13 katı süt verir. Peynir/süt oranı yüksektir. Erkek buzağılar besiye uygun olmadığı için bu durum Jersey ırkının en önemli dezavantajıdır. ABD’de sütçü işletmelerde holstein ırkından sonra ikinci sırayı Jersey ırkı sürüler almaktadır. 1968 yılında bakanlık tarafından 200 baş Tonya ilçesine, 1969 yılında 100 baş Maçka Hamsiköy’e ve 100 baş tekrar Tonya ilçesine getirilerek halka 1 ve 2’şer baş olmak üzere dağıtımı yapılmıştır. Ayrıca tabii tohumlama amaçlı olarak damızlık boğalar da getirilmiştir.”

SAYIN: EN AZ 5’ER DAĞITIM YAPILMALI

Trabzon Veteriner Hekimleri Oda Başkanı Erol Sayın, “Jersey halk arasında Lemse olarak adlandırılır. İlimizin marka değeri olan Trabzon tereyağı ve Hamsiköy’ün kalitesinin sürdürülebilirliği Jersey sütünü bağlıdır. Aile tipi işletmecilik yapan üreticilerimize en az 5’er baş Jersey temini yapılmalı, bu illetmeler ATİ İşletme statüsüne alınmalı. İlimizde hayvancılık için yatırım yapacak olan gerçek ve tüzel kişilerin ırk seçiminde Jersey şartı olmalıdır. Jersey ırkının avantajlarının anlatılması için eğitim seferberliği yapılmalı ve yetiştiricilerin Jersey ırkına yönelmeleri sağlanmalı” şeklinde ifadeler kullandı.

ESECELİ: TRABZON İDEAL BİR ORTAMDIR

Kastamonu Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Eseceli, “Bizim için gerekli olan tek şey buzağılayan, temizlenen ve çok miktarda süt üreten sorunsuz bir inek ırkıdır. Trabzon bu ırkın yetiştirilmesi için ideal bir ortamdır. Coğrafik yapı için en uygun ırk Jersey ırkıdır. Ağır ırklar bu bölgede yetiştirilmeye başlansa da arazi durumuna uygun olmadığından birçok sorunla karşılaşılmaktadır. Bu ırkın azalması ile geleneksel gıdaları ile ün salmış Trabzon maalesef tereyağını, kolot peynirini, Hamsiköy sütlacını kaybedecektir” diye konuştu.

ESECELİ: ÖNEMLİ BİR AYRIM VAR

Eseceli, “Akciğer kapasitesi dar olan bir hayvan. Bizim ülkemizde uygun mu? Sorunları yaratanlardan çözüm bekliyoruz. Bu hayvan süt veriyor. Süt çiftliği ve damızlık çiftliği konusunuda yanılıyoruz. Hollanda hayvancılığı çok farklı değil. Çiftliklerini ayırmışlar. İsrail de hayvancılıkta ilerledi ama verilerini vermiyorlar. Süt veriyor ama yavru isteyince vermiyor. Projenizde lütfen bu ayrımı yapın. Biz ülke olarak üretmek zorundayız. Trabzon olarak bu ırkı geliştirmek zorundayız” dedi.

ESECELİ: ENDİŞE OLACAK BİR  DURUM DEĞİL

Eseceli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Jersey inekleri diğer tüm süt sığırcılığını ırklarına benzer şekilde beslenir. Bununla birlikte Jersey inekleri için rasyon dengelendiğinde akılda tutulması gereken bazı şeyler vardır. Jerseylerin vücut ağırlıklarına göre (%4.5) daha büyük ırklardan (%4) daha fazla oranda kuru madde yediği belgelenmiştir. Bu düşük bakım şartlarında beslenen bir Jersey rasyonunda bile endişe oluşturulacak bir durum değildir ancak yine de enerji seviyelerine dikkat edilerek değer sağlanmalıdır.”

ESECELİ: GENÇ NÜFUS UZAKLAŞIYOR

Eseceli, “Çiftliklere gittiğimiz zaman 4 bölme yapıyorlar diyoruz ki yetmez. En az 6-7 tane bölmen olmalı. Kuru dönemi var. Doğum sonrasında fresk grup var. İlk 40 günlük dönem. Sonra 70’inci güne kadar ayrı bir dönem var. Buradaki hayvanların ihtiyaçları farklı. Jersey ineği burada şanslı. Çok alternatif yok. Sadece ayak problemleri olduğunu duydum. Sağlık sorunları yok. Fabrika yemleri bu konuda asıl sorun. Oraya çalışıp borçlanıyoruz. Ürünümüzün değerini alamıyoruz, borcumu ödeyeyim, borçlanmayayım diyoruz ve değerinde satamıyoruz. Bunun sonucunda da yapmıyoruz. Genç nüfusumuz hayvancılıktan uzaklaştı. Çoban bulamıyoruz ve Afganlıları getiriyoruz. Damızlıkların yetiştiriciliğinde aile işletmeciliğinde yaş ortalaması 60’a geldiğinde çocuklarına ‘git bunu sağ’ diyemiyor ve kendi gidip yapıyor” ifadelerini kullandı.

ESECELİ: TARIM POLİTİKALARI YANLIŞ UYGULANDI

Eseceli, “Bakanlığın bu işe el atması gerekiyor. Yıllarca uygulanan tarım politikaları köylüyü yok etmek için yapılmıştır. Tarım ve hayvancılık ülkesiyiz ve buna sahip çıkmalıyız. Masa başında oturmamalıyız, saha başında olmalıyız. Biz hekim yetiştireceksek altyapıyı hazırlamamız lazım. Öğrenciye uygulama yaptırılacak alanlar bulunmalı” şeklinde konuştu.

ESECELİ: BESLENMESİ ÖNEMLİ

Eseceli, şöyle devam etti: “Jersey’in sütü yağlı laktozu da biraz fazla. Jersey’in sütünü sulandırarak verirseniz daha doğru bir iş yapmış olursunuz. Hava çok soğuksa 3 öğün beslenmeli. Başlangıç yemi alınabilir. Hızlı büyüyecek. Kas yapmaya ihtiyacı var. Günde 1, 1 buçuk kilo tükettiği anda buzağı sütten kesilmeli. 4-9 aylıkta yemi veriyoruz. Bundan sonra da kaba yem olarak saman kuru ot veririz. Fabrika yemini azaltmak için de tahıllardan yararlanırız. 10-16 aylık dönemde düve rasyonuna geçirilmelidir. Bu dönemde çok yem vermemize gerek yok. 2, 2.5 kilo fabrika yemi veya dengelenmiş biçimde tahıl verilmeli. Mineralleri mutlaka içerisine katmalıyız” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.