Trabzonsporlular'a "Bırakın kupayı falan" demiş.
Aziz Yıldırım ve şürekâsını savunarak devam etmiş.
Kendisini Trabzonsporlu addeden Hürriyet'in Ahmet Hakan'ı da, aynı sazın tellerine vurarak, şikeden cezası kesinleşenleri savunmuş. Doğan Grubu'nun bütün yayın organları, şikenin amiral gemisi olmuş!
Bu şürekâ keşke Trabzonsporlular'ın derdinin kupa değil, adalet olduğunu anlayabilselerdi. Bu şürekâ keşke, savcılık ve mahkeme tutanaklarından tek bir satır okuyabilselerdi.
NELER SÖYLEMİŞLERDİ
Bu şürekâ keşke, şu itirafları da okusalardı. Şekip Mosturoğlu: "Emenike ile Mart ayında ön sözleşme imzaladık.
Fenerbahçe'nin Trabzon maçı için Eskişehir'e teşvik primini birileri aracılığıyla gönderildiğini duydum. Bir buçuk rakamı duydum. Para birimi olarak TL mi döviz mi kastediliyor bilmiyorum." İbrahim Akın: "Fenerbahçe'ye gol atmamam karşılığında bana 100 bin dolar teklif edildi." İlhan Ekşioğlu: "Ben de adamları yanıma çağırıp konuşsaydım bu kadar tapem olmazdı." İlhan Ekşioğlu: "Bursa'daki taş ocağı işçisi Sercan Yıldırım'dır."
Ali Kıratlı: "İşçilerden kasıt futbolculardır."
Zafer Önder İpek: "İlhan Ekşioğlu, Trabzonspor-Gençlerbirliği maçı öncesinde Serdar Kulbilge'yi aramamı söyledi. Ona iyi oynaması ve puan alması karşılığında Fenerbahçe'ye transferinin yüzde 100 yapılacağını anlattım."
Bu şürekâ keşke, hükümlülerin yakalanmamak amacıyla aralarında CEO, 1 numara, tarla, inşaat işçisi, ekin, dikiş gibi şifreleri neden kullandıklarını sorgulayabilselerdi.
Bu şürekâ keşke, tapelerin tamamının mahkemede bütün sanıklara sesli olarak dinletildiğini, hiçbirisinin buna itiraz etmediğini, başta Aziz Yıldırım ile diğerlerinin "Aleyhimize olanları kabul etmiyoruz" ifadelerine göz gezdirselerdi. Bu şürekâ keşke, çapraz sorgularda hükümlülerin "gitmedim" dedikleri yerlerin, yer tespit tutanakları belgeleriyle gösterilince, "oradaymışım, evet" dönencesini duysalardı.
Bu şürekâ keşke, Yargıtay kararının şu bölümünü anlasalardı: "Sanıklar yargılamanın yenilenmesi istemiş ama buna dair herhangi bir somut kanıt, belge ibraz etmemişlerdir."
Gelelim Aziz Yıldırım'ın önceki gün yapılan CNN Türk'teki programına.
UEFA o programı izlese, verilen cezayı emin olun artırır. Her tarafı çelişkilerle doluydu. Birkaç örnek verelim.
SADECE POLİS FEZLEKESİ Mİ
Emenike'nin para sayma görüntüleri ne polis fezlekesinde ne de iddianamede var. Bu bazı medya kuruluşları tarafından uydurulan yalandı. Aziz Yıldırım'ın 17 Şubat-3 Temmuz arasında 22 ayrı hat kullanıldığı belirlendi. Bunlardan biri Leyla Gasimova'ya ait.
Kardeşi Alaettin Yıldırım ile birlikte Turkcell'e giderek, bu hat üzerinde herhangi bir takip olup olmadığını sorguladıkları delilleriyle sabit. İbrahim Akın'ın avukatı aracılığıyla yukarıda yazdığım itirafını, "Salıverilmem karşılığında söyledim" dese de savcıyı hiçbir yere şikâyet etmedi. Mahkemede avukatı, "Meslektaşımı şikâyet etmem" dedi. Yine Akın'ın aldığı dövizi, hangi dövizcide bozdurduğu mahkeme dosyasında var. Fenerbahçe, 13 maçta şike ve teşvik eylemlerinden yargılandı, 12'sinde suçlu bulundu. Bunların 5'i 6222'den önce olduğu için ceza verilmedi.
UEFA ve CAS sadece polis fezlekesi değil, dava dosyasındaki bütün delillere bakarak karar aldı.
Ayrıca Manisa-TS maçından 11 gün önce Manisa Başkanı Kenan Yaralı'ya borç verdiğinizi söylüyorsunuz. İyi de bu para niye Kenan Şehirli üzerinden havale ediliyor. Ve neden Manisa yenilince 12 saat geçmeden geri istiyorsun? İlhan Ekşioğlu'nun sizi arayarak söylediği, "Ne zaman böyle dikim yapsak olmuyor" ifadeleri de Eyüp Sultan'daki kurban kesme tiyatrosu mu?
Şunu da ekleyelim. Fenerbahçe, UEFA'ya, "temizim" diyerek yalan beyanda bulunduğu için ceza aldı. Henüz şikeden ceza verilmedi. Bilmeyenlere duyurulur
Bu kadar da yalan olmaz
Trabzonsporlu olduğunu söyleyen Yılmaz Özdil, Fanatik'te bir yazı yazmış.