Çankaya, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Tüm Trabzon’da denizimizle alıp veremediğiniz nedir? Meclis kürsüsünde ve gerekli mecralarda teknik boyutuyla zararlarını açıkladığımız kıyı tahribatlarına ve denize arıtmasız salınan atıklara birçok kez dikkat çektik. Bir de böyle seslenelim istedik. Trabzon’umuzun kıyıları 114 kilometreden 12 kilometreye düşürülmüştür. Küresel ısınmanın etkisiyle deniz ve kıyıların önemi her geçen gün artarken, siyah incili sahillerimiz yok edilmeye devam edilmektedir.”
CHP’li Çankaya, Trabzon’un doğal kıyı şeridinin yıllar içinde dolgu projeleriyle daraltıldığını, bunun da hem çevreye hem de kentin ekonomisine ciddi zararlar verdiğini söyledi.
Açıklamasında özellikle turizm ve balıkçılığın olumsuz etkilendiğini, ekosistemin bozulduğunu ve fırsatçı türlerin çoğalmasına zemin hazırlandığını belirten Çankaya, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Turizm baltalanmıştır. Balıkçılık baltalanmıştır. Habitat kaybı oluşturulmuş, ekosistem zarar görmüştür. Fırsatçı türlere zemin açılmıştır. Arıtmasız bir şekilde her türlü atık denize atılmıştır. Denize sırtını dönmüş bir şehir, geleceğini de karartır.”
Çankaya, Trabzon’un çevre politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, denizle halk arasına set çeken tüm uygulamalara karşı olduklarını vurguladı:
“Biz Trabzon’un denizine yeniden kavuşmasını istiyoruz. Kıyılar halkındır. Kıyıların, beton ve dolgu projelerine kurban edilmesi ne şehircilik anlayışıyla ne de çevre etiğiyle bağdaşır.”
CHP’li meclis üyesi Çankaya, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:
“Küresel iklim krizinin kapımızda olduğu bir çağda, denizimizi korumak geleceğimizi korumaktır. Trabzon’un siyah incili sahillerine sahip çıkmak hepimizin görevidir.”
Mustafa Çankaya’nın açıklaması, Trabzon’un son yıllarda artan dolgu çalışmaları ve kıyı düzenlemeleriyle gündeme gelen “kıyı erişimi” tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Çankaya’nın dile getirdiği 114 kilometreden 12 kilometreye düşen kıyı uzunluğu iddiası, şehirde çevre ve planlama çevrelerince de yakından izleniyor.





