Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yıl dönümü dolayısıyla Trabzon’a gelen Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, bugün basın mensuplarıyla buluştu.
Basın toplantısında konuşan Büyükelçi Jiang Xuebin, “Büyükşehir Belediye Başkanının davetine icabetle burada bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Trabzon’a gelir gelmez buranın kadim tarihi ve zengin kültürü aynı zamanda doğal güzelliklerinden derinden etkilendim. Hem sayın vali hem de sayın büyükşehir belediye aşkanı bize büyük misafirperverlik gösterdi. Bu yüzden burada bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Burası da bende derin bir izlenim bıraktı” dedi.

Sincan Uygur Özerk Bölgesi sorusuna yanıt
Büyükelçi Jiang Xuebin, Doğu Türkistan ile ilgili soruya ise şu yanıtı verdi:
“Sanırım söylemek istediğiniz Sincar Uygur Özerk Bölgesi.. Çin’in batısında yer alan özerk bölgesidir. Çin’de 5 tane özerk bölge var. Şincan’da onlardan bir tanesi. Kendi başına bir özerklik bölgesi. Bu nedenle de adı onların özel haklarına saygı duyuyoruz.
Aynı zamanda Sincar Uygur Özerk bölgesinde 55 tane azınlık etnik grubu yaşıyor. Çin’de 56 etnik grubu var. En büyük olanı da bizim Hanlılar..
Onlar kendi karar verme haklarına da sahiptir. Diğer Çin’liler ne gibi haklara sahipse onlarda aynı şekilde Çin’in parasında da özerk bölgesinde yer alıyor. 5 farklı dil yazıyor. Uygurca’da Türk parasında yer alıyor. Bir çok ülke de bunu yapamıyor. Sincan Uygur Özerk bölgesinde yaşayan Uygur nüfusu sayısı her geçen gün artıyor. Batılı ülkelerin dediği gibi orada soykırım, işkence yapıyorsak nasıl oluyor da onların nüfusu gün geçtikçe artıyor. Etnik azınlık konusunda nüfus konusunda en hızlı büyüyen, artan etnik grupta Uygur..
Siz onların haklarını tamamen garanti altına alıyor, saygı gösteriyoruz. Biz söylemiyoruz. Oraya gitmiş olan Türk arkadaşlar söylüyor. Oraya gidip yerinde incelemelerde bulunan Türk arkadaşlar hep böyle anlatıyor Onlarda diyor ki, oradaki durumu gerçekten böyle olacağını beklemiyorduk. Gittikten sonra gerçeği gördük. Batılı ülkeler bu konuda provokasyon yapıyor. Diyorlar ki orada işkence var. Bu yüzden sizleri oraya davet etmek ve kendi gözlerinizle görün..
Şöyle bir gerçeği de dikkatinize getirmek istiyorum. Eskilerde Sincan uygur Özerk bölgesiyle terör konusunda çok çekmiştir. Bir çok terör olayı da yaşanmıştı. O zaman bizim hükümetimiz Sincan Uygur Özerk bölgesinin istikrarını korumak üzere bazı tedbirler aldı. Tedbirleri almasının nedeni de terörle mücadele etmektir. Asla azınlık teknik gruplarına soykırım yapmak ya da işken yapmak için almadık. Şimdi ABD onlar, olayı yaygınlaştırmaya çalışıyor. Yalan yanlış haberleri yaygınlaştırmaya çalışıyorlar. Bizim kapımız her zaman bu konuda ilgi duyan ve tarafsız olan gazetecilere açıktır. Kendi gözlerinizle oradaki gerçek durumları görebilirsiniz. Gerçekten batılı ülkelerin dediği gibi mi?”





