Ortahisar Belediyesi eski meclis üyelerinden Davut Çakıroğlu, sürecin hukuki zeminden yoksun olduğunu belirterek, yapılmak istenen oylamayı “demokratik bir katılım değil, açıkça bir tiyatro” olarak nitelendirdi.
Çakıroğlu, konunun kişisel ya da duygusal bir tartışma olmadığını vurgulayarak, meseleye 5393 sayılı Belediye Kanunu, seçim mevzuatı ve idare hukuku ilkeleri çerçevesinde yaklaştığını ifade etti.
“Referandum Şartı Yok, Yetki Mecliste”
Belediye Kanunu’nun 9. maddesine dikkat çeken Çakıroğlu, mahalle isimlerinin değiştirilmesinin açık bir yasal prosedüre bağlandığını hatırlattı. Buna göre mahalle adı değişikliğinin; belediye meclisi kararı, kaymakamlık görüşü ve valilik onayı ile yapılabildiğini belirten Çakıroğlu, kanunda herhangi bir halk oylaması ya da referandum şartının bulunmadığını söyledi.
“Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Kanunlar açıkken, olmayan bir yöntemi varmış gibi sunmak kimseye bir şey kazandırmaz” diyen Çakıroğlu, kanun koyma yetkisinin belediyede ya da mahallede değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde olduğunu vurguladı.
“Sorumluluk Muhtarlığa Devredilemez”
Referandum sürecinin muhtarlık üzerinden yürütülmek istenmesini de eleştiren Çakıroğlu, bu durumun ciddi bir yetki ve sorumluluk karmaşası yarattığını ifade etti. Türkiye’de resmi sonuç doğuran her türlü oylamanın 298 sayılı Seçim Kanunu kapsamında, Yüksek Seçim Kurulu ve ilçe seçim kurulları gözetiminde yapılabileceğini hatırlatan Çakıroğlu, muhtarlıkların böyle bir yetkisi olmadığını söyledi.
“Muhtar sandık kuramaz, seçmen listesi oluşturamaz, oy sayımı yapamaz. Buna rağmen ‘tüm sorumluluk muhtarlığınızdadır’ deniliyorsa, bu idare hukuku açısından açık bir sakatlıktır” ifadelerini kullandı.
“İtiraz Olursa Muhtar Savunmasız Kalır”
Çakıroğlu, yapılacak oylamada çıkabilecek itirazlara da dikkat çekti. Oylamanın güvenliği, mükerrer oy kullanımı, sayım ve tutanak süreçlerinin hiçbirinin yasal zemine dayanmadığını belirten Çakıroğlu, muhtarın olası hukuki ihtilaflarda tamamen savunmasız bırakılacağını söyledi.
Ayrıca Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) açısından da ciddi riskler bulunduğunu ifade eden Çakıroğlu, seçmen ya da hane bilgilerinin bu tür bir oylamada kullanılmasının muhtarlığı hukuki sorumluluk altına sokabileceğini dile getirdi.
“Kimse Kendini Kanunun Üzerinde Göremez”
Açıklamalarında net bir çizgi çizen Çakıroğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Kanuna uygun bir işlem yapılırsa, buna kimsenin itiraz etme hakkı yoktur. Ama kanuna aykırı bir işlem yapılıp sonra bu meclise getirilirse, o işlem sakattır. Kimse kendisini kanunun üzerinde görmeye kalkmasın.”
“Trabzon Hepimizin, Yalı Hepimizin”
Yalı Mahallesi’nin ismi üzerinden yürüyen tartışmanın Trabzon’un ortak hafızasına zarar vermemesi gerektiğini vurgulayan Çakıroğlu, “Trabzon hepimizin, Yalı Mahallesi hepimizin. Bu mesele kimlik ya da aidiyet tartışması değildir. Vatandaşa yeni yükler getirecek, hukuki sorunlar doğuracak bir sürecin dayatılması doğru değildir” dedi.
Çağrı: Kaymakamlığa Görüş Sorulmalı
Çakıroğlu, muhtarlığın bu yazıya dayanarak doğrudan oylama yapmaması gerektiğini belirterek, en sağlıklı yolun kaymakamlığa resmi yazıyla görüş sorulması olduğunu ifade etti. Aksi halde muhtarın “yetkisiz işlem yapmak” suçlamasıyla karşı karşıya kalabileceğini söyledi.