Sosyal medyada karşıma çıkan bir video hayli dikkatimi çekti.
Trabzon’da bir genç, bayram nedeniyle şehrin çeşitli noktalarına asılan pankartları sakin ama bir o kadar da mantıklı bir dille eleştiriyordu.
“Milletin parasıyla bu kadar pankart asmaya gerek var mı?” diye soran genç arkadaş, başta yerel yönetimler olmak üzere tüm kamu kurumlarının bayram kutlamalarını pankartlar yerine dijital platformlar üzerinden yapabileceğini dile getiriyor.
Günümüzde sosyal medyanın çok daha geniş kitlelere ulaştığını hatırlatan bahse konu kişi, tüm kurumların zaten güçlü sosyal medya hesaplarına sahip olduğunu, bu nedenle şehirlerin dört bir yanına pankart asmanın gereksiz bir harcama olduğunu ifade ediyor.
Hatta bununla da kalmayıp, birçok öğrencinin renkli çıktı almakta bile zorlandığı bir dönemde kamu kaynaklarının bu şekilde kullanılmasının doğru olmadığını da sözlerine ekliyor.
Sorgulamaya ne hacet…
Arkadaşın sözlerine katılmamak mümkün değil.
Zira gerçekten bambaşka bir iletişim çağındayız.
Bilgiye ulaşmanın, duyuru yapmanın ve kitlelere mesaj vermenin yolu eskisi gibi sokaklara pankart asmaktan geçmiyor.
Meramınızı saniyeler içinde binlerce, hatta milyonlarca kişiye ulaştırabiliyorsunuz.
Dolayısıyla kamu kurumları duyuru ve mesajlarını internet siteleri veya sosyal medya hesapları üzerinden rahatlıkla verebilir.
Ama işte her ne hikmetse bayram tebrikleri için bile bu mecralar yeterli gelmiyor.
Şehirler donatılmakla kalmıyor, pankart asmanın yasak olduğu uluslararası güzergâhlara dahi uygulamadan nasibini alıyor.
Üstelik mesele sadece bayram pankartları da değil.
Yerel yönetimlerin ağırlama, temsil ve araç kiralama gibi harcama kalemleri de gündemden hiç düşmüyor.
Velhasıl…
Vatandaşın ödediği vergilerle yapılan bu tür harcamalar ister istemez insanların dikkatini çekiyor.
Belki bir dönem gerekliydi ama bugün şartlar değişti.
- Kutlama yapılacaksa sosyal medya var.
- Duyuru yapılacaksa internet siteleri var.
- Mesaj verilecekse dijital platformlar var.
Kısacası yöntem çok…
Mesele, milletin parasını en doğru yerde kullanabilmek.
Bundan mütevellit, bu tür gereksiz harcamalar yerine akılcı ve tasarruflu yönetim anlayışıyla hatırlanmanın yerel yönetimlerimiz için çok daha doğru olacağı kanaatindeyiz.
VE BİR YAPRAK DAHA DÜŞTÜ TAKVİMDEN
Doğum günüm vesilesiyle birbirinden güzel mesajlar aldım.
Kimi pasta kesti, kimi sarılıp iyi dileklerini iletti, kimi de üşenmeyip içten şiirler yazdı.
Hatta posta kutuma kadar ulaşan pasta görselleri bile oldu.
İnsanın ömür takviminden bir yaprak daha eksilince ister istemez geçmişe dönüp bir muhasebe yapıyor.
Geride kalan yıllara bakarken hayat heybesinde nelerin biriktiğini de daha iyi görüyor.
Meğer ne güzel dostluklar, ne kıymetli arkadaşlıklar ve ne değerli okuyucular biriktirmişiz…
Bunun farkına varmak insana ayrı bir mutluluk veriyor.
Doğum günümün “Dünya Yaşlılar Haftası”na denk gelmesi de işin ayrı bir tebessüm tarafı…
Demek ki takvim bana nazikçe “Tecrübe kulübüne hoş geldin” Demek istiyor.
İşin şakası bir yana…
Bu güzel günümü hatırlayıp arayan, mesaj gönderen ve iyi dileklerini ileten herkese gönülden teşekkür ediyorum.
Sevdiklerimizle birlikte sağlık, sıhhat ve muhabbetle geçireceğimiz nice huzurlu yıllarımız olsun.
Yazmak iyi gelir.
Bana; “apektas6161@gmail.com” adresinden ulaşabilirsiniz.