Edep be Yahu!

Bir parti düşünün, Cumhuriyetle yaşıt. Adı da cumhuriyetle başlayan bir parti. Ama ne kadar acıdır ki yine bu parti çok partili sisteme geçildiğinden beri tek başına iktidar olamamış. Her seçimde mağlup olmuş, her seçimde hüsrana uğramış. Seçim sonuçlarının faturasını da hep halka çıkarmış.

Bu partide siyaset yapanlar hiçbir zaman empati denen şeyi yapmamış? Bu partide genel başkanlık yapan malum kişi parti tabanının oylarıyla, olurlarıyla o makama gelmemiştir; bir takım entrikalarla o koltuğa oturtulmuştur. Hiçbir zaman halkla barışık olmamış; halkın değerlerine, mili, manevi duygularına, inançlarına önem vermemiştir. Halkla ve onun inançlarıyla hep savaşmıştır.

Yıllarca bu milletin ahını almış; milli olan hiçbir konuda devletinin yanında olmamıştır. Elbette ki onca zaman muhalefette kalmış bir parti liderinin iktidar partisini övmesi ve onun gibi düşünmesi beklenemez. Böyle bir şey de olmaz. Muhalefetin görevi iktidar partisini denetlemek, yapmış olduğu yanlış icraatlarını ve politikalarını eleştirmek olmalıdır. Tabii ki bir yanlış başka bir yanlışı örtmez. Özellikle şunun altını çizmek istiyorum; Karaman’da olduğu iddia edilen çocuk istismarını şiddetle kınıyor, suçlu kimler olursa olsun en ağır cezayı almalarını istiyorum.

Böyle ahlaksızca, alçakça bir olayın ne savunulur bir tarafı vardır ne de kapatılacak bir olaydır. Suçu olanlar, ihmali olanlar hesap vermelidirler. Böyle bir konu üzerinden açıklama yapan ana muhalefet lideri, tabir yerindeyse bir çuval inciri berbat etmiştir. Bir sefer Kılıçdaroğlu o koltuğu hak etmiyor. Ülkeyi yönetmeye talip bir ana muhalefet partisinin gelen başkanının bir anneye, bir kadına bir bakana bu kadar alçak, seviyesiz, ahlaksız bir söz söylemesi ve oradaki CHP’li kadınların bunu alkışlaması akla zarar bir durumdur. Bu hal Kılıçdaroğlu’nun ruh halini ortaya koymuştur. Eğer kendisinde biraz edep, biraz hayâ varsa önce kendi eşinden sonra da sayın bakandan ve tüm kadınlarımızdan özür dilemelidir. Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri hiçbir insafa, vicdana, terbiye ve edep ölçülerine yakışmayacak kadar seviyesiz, aşağılık sözlerdir.

Daha da önemlisi böylesine seviyesiz bir söz söylemiş olması, hiçbir mazeretin arkasına sığınılarak savunulamaz. Kılıçdaroğlu'ndan toplumun beklentisi; bu cinsiyetçi, seviyesiz, edepsiz sözlerini hiç tahvile yeltenmeden Sayın Bakan Ramazanoğlu'ndan ve milletimizden özür dilemesidir. Eğer bu özür olmazsa, bu cinsiyetçi yaklaşım ve ağır sözleri karşısında milletimiz de zamanı geldiğinde bunun hesabını sormasını bilir. Bu açık ve ağır bir hakarettir. Siyasetin bittiği yerdir.

Siyaset yapıyorum diyerek şu veya bu gerekçe ile herhangi bir kişiye bu kadar ağır bir hakaretin yapılması hiçbir şekilde kabul edilemez. Türkiye’de siyasetinin bir üslup bir edep ve bir irfana ihtiyacı vardır. İnanıyorum ki vicdan sahibi ve etik değerlere sahip hiçbir CHP’li, Kılıçdaroğlu’nun bu seviyesiz sözlerini kabul etmemiştir. Kılıçdaroğlu'nun bu kadar açık bir seviyesizliği ortaya koyması kabul edilemez; bunun adına da siyaset denmez.

İnsan onuruna saygı herkesin en temel görevidir. Sonuç olarak çok şey olursun; lider olursun,  başkan olursun, ha genel başkan da olursun ama bu makamlar haysiyetsiz, edepsiz, alçak insana haysiyet kazandırmaz. İnsana edep be yahu derler.
{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }