Erdoğan, Davutoğlu, Bu şehrin üzerinizde hakkı var

Trabzon veya Türkiye’de seçim sonuçlarının analizini yapmak çok zor değil. 
Trabzon’un aşağı yukarı belliydi, bunu dile getirdiğimde ise olmadık hakaretler ve eleştirilere maruz kaldım. 
Gazeteciliğin doğasında vardır bu, herkesi mutlu etmek zordur. Fakat her kesimden eleştiri almak, ve aynı kesimlerden yeri geldiğinde takdirle söz edilmek, bu mesleği doğru ve  onurlu bir şekilde yaptığınızın  göstergesidir. 
Sadece bir kesim sizi övüyor veya eleştiriyorsa, siz bir taraf, bir kesim, bir kalemşör olmuşsunuz demektir. 
Trabzon’da kimse kişisel olarak başarıyı sahiplenmesin, Trabzon’un 18 ilçesini gezdim, 1000 kişi ile görüştüm, hiç kimse bana Haluk Pekşen’e oy vermeyeceğim yada vereceğim demedi. 
Koray Aydın için MHP’yi destekliyorum da demedi. 
Süleyman Soylu için bu kez AK Parti diyen de olmadı. 
Akçaabat’da 50 kişiden bir kişi, Yavuz Karan veya Adnan Günnar, Beşikdüzü-Tonya-Vakfeıkebir’de bir kişi Muhammet Balta-Salih Cora veya  Yavuz Aydın için oy kullanacağını söylemedi. 
Zaten bu röportajların analizini seçimden önce yapmış, 1000 kişiden yüzde 70’inin tek başına iktidar istediğini belirtmiştik. 
Sonuç ortada.  
Tüm Türkiye’de olduğu gibi Trabzon’da da AK Parti’ye zaferi kazandıran öncelikle 7 Haziran’dan sonra bozulan istikrar ve huzursuzluk ile Devlet Bahçeli’nin bizzat kendisi olmuştur. 
Bazı milletvekili adayları röportajlarla ilgili ‘Eline liste mi veriyorlar, taraflı röportaj yapıyorsun’ dediğinde aslında Trabzon’u ve Trabzon basınını ne kadar tanımadığını ve sorduğu sorudaki kinayenin ne anlama geldiğini bilmeyecek kadar tecrübesiz olduğunu gözler önüne seriyordu. 
Olsun çok görmedik, onlar gidecek ve yine gelecekler, biz yine onlara bu şehri öğretmeye çalışacağız. Bu şehri tam anlamıyla tanıdıklarında onlar da analizlerini daha gerçekçi yapıp daha inandırıcı hedefler çizebilecekler.  
Seçimler üzerine çok konuşmaya gerek yok, herkes çalıştığı kadar oy aldı Trabzon’da. AK Parti’nin sandıkları doldu taştı, CHP gerekenle yetindi, MHP ise patronun iflasıyla TBMM’de Trabzon dükkanını kapattı. 
Tek başına Haluk Pekşen profesyonel bir avukat, profesyonel bir muhalif. Trabzon’da meclis üyelerinin, parti il yöneticilerinin yıllardır çıkaramadığı yüksek sesle gündem oluyor.  Pekşen,  AK Parti’nin 5 vekiline karşı direnebilir mi?, birde genel merkeze karşı başkaldırısı var. 
Cesaretine diyecek yok, dileriz böyle devam eder, yılmaz, yıldırmazlar. Çünkü muhalefetsiz olmaz. 
 
Gelelim diğer 5 milletvekiline. 
Trabzon’da AK Parti’nin 1. Sırasına Süleyman Soylu’nun gelmesi buradaki seçim çalışmalarına büyük bir disiplin ve coşku katmıştır. Olmasaydı, bu etki ve güç gösterisinin 10’da biri olmazdı. Maddi, manevi fiziki büyük efor sarf etti.  
Teşkilatların yakınen tanıdığı isimlerde 2-3-4-5 ve 6. Sırada yer alınca işi kolaylaştı. 
Türkiye genelindeki istikrar, ekonomi ve terör korkusu da ondan yana olunca Trabzon’da büyük bir rekora imza attılar. 
Artık konuşmayı bırakıp işlerine bakmalılar. Çoğu proje durmuş, bekliyor. Artık orda şunu edim, burada bunu gördüm, şurada horon teptim fotoğraflarını paylaşmayı bırakın. 
Milletin size verdiği oyun karşılığını verin, icraatlarınızı konuşturun. 
Eğer ki bu  dönem Başbakan Ahmet Davutoğlu Trabzon’a icraatçı bir bakanlık vermez ise, sırf şahsi ihtirasları yüzünden Trabzon’a sırt çevirirse bu şehre en büyük kazığı atar.  
Trabzon dik durdu, Karadeniz köpürdü ve sandıkları patlattı. 
Şimdi dik durma sırası Ahmet Davuoğlu’nda. 
Trabzon’un bakanlığını yerse bu şehre her geldiğinden kendisine tek başına iktidarı veren bu millet aynı güçle gereken dersi de vermesini bilir. 
Bunu bir yere not etmeli ve bu şehrin üzerinde hakkı olduğunu bilmeli. 
TRABZONSPOR’DA NE OLUR ?
Öncelikle şunu belirteyim. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan Trabzon’un katlini vacip gören, Trabzonspor’u her yönüyle linç geden, TFF’ye eğer ki bir şey demiyorsa Trabzonspor’un her taraftarının ahı üzerine olsun. 
Her ilçede onlarca insan daha adınızı bile tam söyleyemezken zatıalilerinize tüm gücüyle destek vermişken, Türkiye’nin her kesimi Trabzonspor’un linç edildiğini alenen ortaya sererken, Trabzonspor’u Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu her platformda size olan saygısını ve sevgisini dile getirirken, siz ki bu olaylara seyirci kalıyorsanız Sizi vicdanınızla baş başa bırakıyorum.  
Trabzonspor Genel kurulunda ne olur derseniz. 
Şu anda görülen o ki Celil Hekimoğlu üzerinde büyük bir birleşme, bütünleşme hamlesi var. Sahanın en çok çalışanı ve hak edeni olarak Hekimoğlu görülüyor. 
İbrahim Hacıosmanoğlu özellikle son hakem  çıkışıyla Türkiye genelinde büyük tepki alsa da hakkı her ortamda gasp edilen çok sayıda taraftarın desteğini görmekte fakat bu delege bazına yansır mı? Bunun iyi irdelenmesi lazım. 
Muharrem Usta faktörünü de yabana atmamak lazım. Usta ile ilgili de şehirde önemli oranda bir fikir birliği var. 
Bu şehirle yaşayan, gecesini gündüzü aylardır başkanlık için harcayan, binlerce delegeyle birebir görüşen kendini anlatan, birçok başkan adaşını etrafında toplayan bir Hekimoğlu karşısında eğer ki aday olacaksa çok çalışması gerekecek.  Çünkü Hekimoğlu bayağı yol katetti. 
Fakat bu iki isminde hitap edeceği kesim İbrahim Hacıosmanoğlu’na karşı olan delegeler olacaktır yani oylar fazlasıyla bölünecektir. 
Bu ortamda Hacıosmanoğlu’nun şansıda küçümsenemeyecek kadar yüksektir. 
Ne olursa olsun, kim kazanırsa kazansın irtifa kaybeden Trabzonspor etrafında birleşmez ise bu şehrin en hain insanı Trabzonspor’un en büyük düşmanı odur. 
 Şehrimiz ve takımımız için en hayırlı adayın kazanması en büyük dileğimdir.
{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }