Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın tutuklanması ve İçişleri Bakanlığı’nca görevden uzaklaştırılması ile ilgili işlemler oldukça hızlı bir biçimde yapıldı. Bu konuda eski Devlet, Millî Savunma ve Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, yazılı bir değerlendirme yaptı.
Yapılan yazılı açıklamada, “Asıl mesleği avukatlık olan Tanju Özcan, deneyimli bir politikacı ve yöneticidir. 12 Haziran 2011, 7 Haziran 2015, 1 Kasım 2015 ve 24 Haziran 2018 milletvekili genel seçimlerinde CHP adayı olarak Bolu Milletvekili seçildi. Dördüncü kez seçildiği milletvekilliği devam ederken 31 Mart 2019 yerel yönetimler genel seçimlerinde yine CHP adayı olarak Bolu Belediye Başkanı seçildi. Çalışkan, yaratıcı bir belediye başkanı olarak Bolu’nun çehresini değiştiren önemli hizmetler yaptı. Bu hizmetleriyle Bolu halkının sevgisini kazandı. Nitekim 31 Mart 2019’da seçmen oylarının % 52.71’i olan 49.697 oyla, 31 Mart 2024’te seçmen oylarının 52.90’ı olan 53.881 oyla Bolu Belediye Başkanı seçildi.
Anayasa ve ceza hukuku açısından milletvekilleri ile belediye başkanlarının statüleri farklıdır. Bir suç işlediği öne sürülen bir milletvekilinin tutulması, sorguya çekilmesi, tutuklanması ve yargılanması için Anayasa’nın 83. maddesi uyarınca TBMM tarafından yasama dokunulmazlığının kaldırılması gerekir. Belediye başkanları hakkında soruşturma açılması için Anayasa’nın 129. maddesinin son fıkrası yollamasıyla 2.12.1999 tarih ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un 3. maddesinin (h) bendi uyarınca izleyen maddelerde öngörülen usule göre İçişleri Bakanından izin alınması gerekir.
Anayasa’nın 85. maddesi uyarınca yasama dokunulmazlığının kaldırılması kararının iptali için ilgili milletvekili veya başka bir milletvekili yedi gün içinde Anayasa Mahkemesi’ne; 4483 sayılı Kanun’a göre soruşturma izni verilmesine ilişkin karara karşı aynı Kanun’un 9. maddesi uyarınca ilgili memur veya diğer kamu görevlisi, verilmemesi hakkındaki karara karşı Cumhuriyet başsavcılığı veya şikâyetçi on gün içinde Danıştay İkinci Dairesine veya bölge idare mahkemesinde itiraz edebilir. Belediye başkanlarının itiraz mercii Danıştay İkinci Dairesidir.
Anayasa’nın 85. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi iptal istemini onbeş gün içinde kesin karara bağlar. 4483 sayılı Kanun’un 9. maddesine göre itirazlar öncelikle incelenir ve en geç üç ay içinde kesin karara bağlanır.
Tanju Özcan hakkında 4483 sayılı Kanun hükümlerinin herhangi bir haksızlığa meydan vermeksizin adaletle uygulanması gerekir.
31 Mart 2024 yerel genel seçimlerinden sonra tutuklanan CHP’li belediye başkanlarının sayısı Tanju Özcan’la birlikte 16’ya, 3 büyükşehir belediye başkanı ile birlikte 19’a çıktı. Tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının hepsinin, –1 DEM Partili belediye başkanı dışında– Ekrem İmamoğlu’ndan başlayarak CHP’li olması dikkat çekicidir. Bu, söz konusu tutuklama ve görevden uzaklaştırma-ların temelde siyasî nitelikte olduğunu göstermektedir.
Anayasa’mızın 9. maddesine göre ‘Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.’ 138. maddeye göre ‘Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre karar verirler.’ (f. I).
Hâkimlerimizin, mahkemelerimizin Anayasa’mızın kendilerine verdiği yargı yetkisini adaletle kullanmaları gerekir. Hiç kimsenin, hiçbir merciin bu ülkenin değerli evlâtlarını harcama yetkisi yoktur.” ifadelerine yer verdi.