Deneyimli teknik adam, yaşadığı zorlukların altını özellikle çizdi; adeta “şartlar ortada” dedi. Hatırlanacağı üzere Tekke, daha önce 1-2 oyuncunun yokluğunda bile sıkıntı yaşayabileceklerini dile getirmişti. Bugün gelinen noktada ise tablo çok daha ağır: Bu karşılaşmada tam dokuz futbolcu forma giyemeyecek, üç oyuncunun da hafif sakatlıkları bulunuyor ve durumları belirsiz.
Genel resme baktığımızda Trabzonspor’un ciddi bir kadro problemiyle karşı karşıya olduğu net şekilde görülüyor. Burada yönetim cephesinde de kabul edilmesi gereken bir gerçek var: Bir geç kalmışlık hâli. Zira Galatasaray gibi kritik bir maç öncesinde Trabzonspor’un sahaya çıkarken sol beksiz, stopersiz ve sol açıkta ciddi soru işaretleriyle hazırlanması, planlamadaki eksiklikleri gözler önüne seriyor. Camia en azından bu noktaya yönelik tek bir hamle bekliyordu; ancak maç takvimi ve zamanlama, bu beklentinin karşılanmasını mümkün kılmadı.
Fatih Tekke’nin dikkat çektiği bir başka önemli başlık ise transfer kriterleri oldu. Tekke, yıldız isme, büyük kariyere ya da popülerliğe değil; takıma uyuma ve aile dengesini korumaya bakıyor. Bu konuda tavrı son derece net. “Ne kadar büyük futbolcu olursa olsun” diyor, “eğer takımın ruhunu bozacaksa benim için anlamı yok.”
Bu yaklaşım, Trabzonspor’un bundan sonraki transfer politikasının da ana eksenini oluşturacak gibi görünüyor. Fatih Hoca, bir oyuncuyu değerlendirirken yalnızca kalitesine değil, karakterine de bakıyor. Çünkü ona göre Trabzonspor’un geleceğini belirleyecek olan şey sadece yetenek değil; karakterli bir kadro oluşturabilmek.
Kısacası mesaj açık: Trabzonspor’da bundan sonra futbol kadar insan, yetenek kadar kişilik konuşulacak. Ve bu tercih, kulübün kaderini belirleyen en önemli kırılma noktası olacak.





