Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu; "Çilekle muzla oyaladılar"

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu ile fanatik bir araya geldi, hem Türk Futbolu’nu hem de Bordo-Mavili takımı konuşuldu.

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu; "Çilekle muzla oyaladılar"


Karadeniz ekibinin örnek yapılanmasını, transferde Avrupa’nın önde gelen takımlarının gözdeleri olan Yusuf ve Abdülkadir Ömür’ün son durumlarını, Yıldırım Demirören döneminde TFF ile Bankalar Birliği arasında yapılan lisanslama anlaşmasına kadar soruldu, Ağaoğlu büyük bir samimiyetle yanıtladı...
 Bu kadarını bekliyor muydunuz?

Bu kadar ağır bir tablo beklemiyordum. Sadece ekonomi değil, idari ve sportif disiplini kaybolmuş bir kulübe geldik. Bir oyuncu kalkıp Trabzonspor büyüktür, küçülemez diye beyanat verme cesaretini gösteriyor. Bu, sportif disiplinin en açık net göstergesidir. Ama en azından ekonomik ve idari sıkıntılar ile uğraşırken, sportif anlamda da bu kadar can sıkıcı şeylerle uğraşacağımızı tahmin etmiyordum. Hemen hemen her kademede çok ciddi sıkıntılar yaşadık. Çözümleri de bazen biraz acılı, bazen biraz sancılı. Ancak böyle bir aidiyet duygusu ile işini yapan insanları da bu tür problemler psikoloji ve sağlık olarak etkiliyor. Farklı bir savaşın içerisinde oluyorsunuz, ancak hep beraber bunun da üstesinden geleceğiz.”

 Ne oldu mesela?

Hep bir sıkıntı ile boğuşuyorsunuz. Bir dosyayı kaldırmak için 20-22 milyon liraya ihtiyacınız var. O ödemeyi yapıyorsunuz ve bir sonraki hafta başı farklı bir problem farklı bir şekilde önünüze geliyor. İnsan yolda yürürken, buza da basar sabuna da. Ama arada bir toprağa basar. Biz geldiğimizden beri ayağımızı doğru düzgün basamadık.

‘450 MİLYONTL ÖDEDİK’

 Çözümün neresindesiniz?

Ekonomik olarak baktığımızda geldiğimizden beri 450 milyon TL para ödedik. Profesyonel kadro, banka borçları, birikmiş bonservis bedelleri, menacer komisyonları, FIFA’ya gitmiş futbolcu alacakları, icralar ve hacizler... Bu parayı ödüyorsunuz 11 ayda. Ama borcunuz hala 1 milyar.

‘TARİHİ BİR PROJE OLDU’

Tamam ama şu anda neredesiniz?

Ne kadar sürecek bu tablo? Şu anda neredeyiz... Sportif olarak yapılması gerekenlerin yüzde 80- 90’ının yapıldığına inanıyorum. Bundan sonraki transfer politikamız da bu doğrultuda olacak. 5-6 tane 18-20 yaş arasında Trabzonspor’un ağırlığını taşıyabilecek futbolcular. Sadece altyapı değil yurt dışı da olabilir. Bu yapıya destek verecek 4-5 isim alacağız, birikimi olan. İdari olarak bakıldığında eksiklerimiz var. Bütün özverili çalışmalara rağmen kulübün bizim arzu ettiğimiz kurumsal yapının çerçevesi içerisine tam olarak oturduğunu söyleyemeyiz. Konuya hakim olduğumuz için problemleri halledeceğiz. Ekonomiye gelince... Sürekli olarak kaynak yaratmaya çalışıyoruz. TFF ile Bankalar Birliği’nin oluşturacağı yeni model, sadece Trabzonspor’un değil aynı sıkıntıyı yaşayan tüm kulüplerin önünü açacak. Sadece federasyonun değil işin içerisinde Kulüpler Birliği de var. Trabzonspor olarak o doğrultuda bir sürü çalışma ve uygulama yaptık. Bana kalırsa Türkiye’nin en önemli futbol projesi. Olmazsa olmazımız. Bu imzalar atıldıktan sonra UEFA’da uygulanan sistemin bir tık daha ağırı. Bu sistemle UEFA’ya gitmeyeceğiz. Hesabı TFF kesmiş olacak.

‘ÇİLEK, MUZLA AVUTULDUK’

Ve işte örnek olan bir kulüp olarak altyapıda düşündüğünüz model?

Altyapıda uygulanan yöntem zaafa uğratıldı. Oraya gereken ilgi gösterilmedi. Sürekli olarak ihmal edildi. Altyapıda yetişen oyuncular 1461’e oradan A takıma gönderildi. İhtiyaç fazlası oyuncuları da satıyorduk. Bir kulüp o şekilde para kazanır. Sadece Ajax bunu yapmıyor. Millet bu maçları seyrettikten sonra gerçekten bunları bilmiyorlar mıydı? Benfica ve Ajax’ı seyrettikten sonra mı öğrendiler? Bence biliyorlardı. Bilinçli olarak Türk futbol kamuoyu uzaklaştırıldı. Yıldız transferi, krema, çilek, muz ile bizi oyaladılar... 1 liralık futbolcuyu 5 liraya Türk pazarına soktular. Bu işin pazarlamasında olanların işine geliyordu. Benim altyapıdan çıkartacağım oyuncu kimin işine geliyor? Ama insanlar artık şunu öğrendi. “Biz artık 1 liralık futbolcuyu 5 liraya Trabzonspor’a satamayacağız” bu kapı artık yüzümüze kapandı. 
‘BEN 3 LİRA KAZIK YEMİŞİM’

Biraz daha açabilir misiniz?

Örneğin... Benfica, Galatasaray ile maç oynayacak. Benfica 6 futbolcusundan yoksun geliyor. Ne 6’sı! Adamın 80 tane futbolcusu var. Hangi 6 futbolcudan yoksun. Sonra burada altyapısından 6 oyuncu oynatıyor. Ben alışıktım da bu durumlara aradan geçen 10-15 sene içerisinde nasıl unutuldu! Ajax modeli, Barcelona modeli... Her takımın bir altyapısı, rezerv takımı vardır. Benim U-21 dediğim aslında rezerv takımım olmalıydı. Rezerv takımımdaki oyuncular da ihtiyaç duyulduğunda A takımın seviyesine gelmiş olmalı. Ama dışarıdan futbolcu alış-satış sistemi kurulu. 1’e alıp 5’e satıyorlar. Bu bana 5’e geldi 6’ya satabilir misin? Mümkün değil diyorlar sonra. E mümkün değilse 1’den 2’den satmayıp bana 5’ten satmışsan çok net 3 lira kazık yemişim. Trabzonspor’da böyle bir transfer politikası biz yönetimde olduğumuz sürece olmayacak. Bana göre şu anda 4 banko var bizde: Yusuf, Abdülkadir Ömür, Hüseyin, Uğurcan. Zaman zaman Abdülkadir Parmak giriyor oyun içerisine. Bu yapıya uygun oyuncularla devam edeceğiz dediğim gibi.”

 Bundan sonra nasıl bir yol haritası olacak?

Şimdi bizim alacağımız futbolculara, vereceğimiz para belli. 1 milyon liranın üzerindeki bir parayı hiçbir futbolcuya uygun görmüyoruz. 20’ye yakın menacer İngitere’de Yusuf’a şunu öneriyorlar, İspanya’da Abdülkadir’e bunu öneriyorlar diyor. İşte bana yetki belgesi verir misiniz diyorlar. Alacak benim futbolcumu pazarlayacak. Sanki ben bunu yapmaktan acizim. Artık oradan umut kesildiği için bu futbolcuların üzerinden gitmenin hesapları yapılıyor. Kaldı ki bu işi yapan insanların çoğu doğmamışken bırakın futbolcu satmayı, kulüp alıp satıyorduk. Bu piyasaya onların hakim olduğu kadar bu piyasada neyin ne olduğunu en az onlar kadar bilen, sadece ben değil yönetimdeki 3-5 arkadaşımız da sürekli olarak bu işlerin içerisindeler. Orada bilinçli olarak kamuoyunun dikkati bu transfer piyasasına çekilmeye başlandı.

'KULÜPLER BİRLİK OLABİLMELİ'

Kulüpler Birliği’nin işleyişi için neler düşünüyorsunuz?

Bir takım sorunlar çıktı, sonra aşıldı. Galatasaray’ın Kulüpler Birliği toplantılarına gelmediğini görüyoruz. Hepsinin bir arada olması lazım. Bu sıkıntının da bir an önce giderilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu şekilde daha güçlü bir yapıya ulaşılabilir. Yapısal olarak bakıldığı zaman İngiltere’de futbolu, Kulüpler Birliği gibi bir yapı yönetiyor. Bazı ülkelerde federasyon yönetiyor, bazı ülkelerde Kulüpler Birliği... Bizde federasyon yönetiyor. Kulüpler Birliği, son 15-20 yıl içerisinde zaman zaman etkili, zaman zaman etkisiz, zaman zaman az etkili bir yapı sergiledi. Çok daha sağlıklı olabilmesi için bir kere kendi içerisinde birliği sağlaması lazım. Bu birliği sağlayamadığı sürece zaten dışarıya karşı da etkili bir görüntü veremez. Eğer söz konusu olan 18 kulüpse, tüm kulüplerin aynı ciddiyetle hareket etmesi gerekiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.