Cumhurbaşkanı Erdoğan Trabzon'da

TRABZON (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda Türkiye'de bakıyorum ki bazı siyasiler çıkmış şunu konuşuyor; 'tezkereye oy vermedik ama yeni bir tezkere.' Nedir? 'Sadece Kobani'ye yönelik bir tezkere yapabiliriz.' Yav...

Cumhurbaşkanı Erdoğan Trabzon'da

TRABZON (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda Türkiye'de bakıyorum ki bazı siyasiler çıkmış şunu konuşuyor; 'tezkereye oy vermedik ama yeni bir tezkere.' Nedir? 'Sadece Kobani'ye yönelik bir tezkere yapabiliriz.' Yav insaf be. Şimdi Kobani'den 200 bin insanı Türkiye evine almış, onlara ev sahipliği yapıyor ama sen 200 bin insanı öldüren Esed'i korumak için mi bunu yapıyorsun?" dedi. 

Erdoğan, Karadeniz Teknik Üniversitesi 2014-2015 akademik yılı açılış törenindeki konuşmasında, "Gezi olaylarının, eski Türkiye'yi yeniden diriltmek, ulusal ve uluslararası faiz, kaos ve terör lobilerine rant sağlamak için sahneye konulduğunu" söyledi.

Gezi olayları sonucunda "Eski Türkiye"nin bir kez daha kaybettiğini ifade eden Erdoğan, "Yeni Türkiye"nin kazandığı bildirdi.

17-25 Aralık darbe girişiminin de "Eski Türkiye"yi diriltme girişimi olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Orada da kaybettiler, şu anda bir kaç gündür eski Türkiye'yi diriltmek amacıyla, yeni bir takım girişimlerin sahnelendiğini görüyoruz" dedi.

"Dikkat çekiyorum; birkaç gündür sergilenen şiddet eylemlerinin arkasında sadece bir örgüt, sadece bir siyasi görüş yok. Baktığınızda eski Türkiye'nin tüm aktörlerinin, açık ya da gizli şekilde bu şiddet eylemlerine destek verdiğini görüyorsunuz" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Sosyal medyada, yazılı veya görsel medyada, şiddet eylemlerini meşrulaştırmaya, vandallığı şirin göstermeye çalışanların olduğunu görüyoruz. Sandıkta netice elde edemeyen siyasi görüşlerin, sokaktaki şiddet eylemlerinden, vandallık ve yağmacılıktan bir kez daha medet umduğunu görüyoruz. Gezi olaylarında olduğu gibi Türk bayrağına saygı duyduğunu iddia edenlerle, Türk bayrağını yakanların aynı safta buluştuklarına şahit oluyoruz. Atatürk'ün büstünü yıkanlarla buluştuklarına şahit oluyoruz. Şunu herkesin bilmesini isterim; son günlerde sergilenen bu şiddet, vandallık ve yağmacılık eylemlerinin nedeni, asla ve asla Kobani değildir. Eski Türkiye'nin diriltilmesi gayretidir. Bakın şu anda dünyada, IŞİD terör örgütünün karşısında en sağlam şekilde duran ve en büyük riski olan tek ülke var, Türkiye'dir. Kobani'ye insani yardım ulaştıran tek ülke, Türkiye'dir. Kobani'den kaçanlara kapılarını açan, onlarla evini, barkını, ekmeğini, suyunu paylaşan yegane ülke Türkiye'dir. Hem Irak'ta, hem Suriye'de, gerek IŞİD tehdidine, gerek PKK terör örgütünün tehditlerine ve diğer terör örgütlerinin tehditlerine rağmen burada direnen ülke Türkiye'dir."

 

-"Çok akılcı çözüm önerilerini dünyanın güçlü ülkelerinin hepsine verdik..."

Çok akılcı çözüm önerilerini dünyanın güçlü ülkelerinin hepsine verdiklerini aktaran Erdoğan, son olarak BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında, daha sonra da BM Güvenlik Konseyi'ndeki davette bunları gündeme getirdiğini hatırlattı. 

"Fakat, bizim bu söylediklerimiz öyle zannediyorum ki bir kulaktan giriyor, öbür kulaktan çıkıyor. Bu işin dertlisi biziz. Bizim sınırımız Irak ve Suriye'de yaklaşık bin 300 kilometre. Bu sınırda tehdit altında olan her an biziz" ifadesini kullanan Erdoğan, şu anda Türkiye'nin 1,5 milyon mülteciye ev sahipliği yaptığını bildirdi.

Avrupa ülkelerinin tamamında 130 bin mülteci olduğunu dile getiren Erdoğan, Lübnan'da 1,5 milyon, Ürdün'de 1 milyona yakın olmak üzere bu bölgede toplamda 6 milyon mültecinin bulunduğunu söyledi.

Avrupa'da 130 bin olduğunu tekrarlayan Erdoğan, "Diğer Amerika vesaire oralarda var mı? Yok. 'İşte ben sadece havadan bombalarım.' Bunu söyledik, dedik ki; 'havadan bombalamakla bu işi çözemezsiniz.' Çünkü bu işin kara planında halledilmesi gerekir. Siz havadan bombalıyorsunuz, o ise karada tankıyla, topuyla beraber yürüyor" diye konuştu. 

"Kimin bu tanklar?" sorusunu yönelten Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bunları orada söylediğim için rahat söylüyorum. Amerika'nın tankı, topu... Kime vermişti bunları? Maliki'ye. Maliki, IŞİD terör örgütü oraya girdiği zaman, Musul'u bırakıp kaçtı, bütün ağır silahlar IŞİD'e kaldı. Şimdi IŞİD o Amerika'nın ağır silahlarıyla oradaki halkı ne yazık ki vuruyor. Şu anda Türkiye'de bakıyorum ki bazı siyasiler çıkmış şunu konuşuyor; 'tezkereye oy vermedik ama yeni bir tezkere.' Nedir? 'Sadece Kobani'ye yönelik bir tezkere yapabiliriz.' Yav insaf be. Şimdi Kobani'den 200 bin insanı Türkiye evine almış, onlara ev sahipliği yapıyor ama sen 200 bin insanı öldüren Esed'i korumak için mi bunu yapıyorsun? Suriye'de devlet terörü var ve bu devlet terörünün başı da katil Esed'dir. Bunu görmediğin sürece bir defa siyasette yeni bir gözlüğe ihtiyacın var. Bu, bu demektir. Bu kadar insan topraklarından, evinden çıkıyor bunu sağlayan kişiyi, sen kalkıyorsun korumak için farklı yöntemler ortaya koyuyorsun."

ABD'ye "biz üç şeyi halletmediğiniz sürece bu işin içinde olmayız" dediklerin aktaran Erdoğan, "Bir; uçuşa yasak bölge ilan edilecek. İki; güvenli bölge ilan edilecek ki bu güvenli bölgeye biz ülkemizdeki 1,5 milyon insanları tekrar yeniden yerleştirelim. Üç; eğit-donat yapacağız. Bu orada yapılabilir, bizim topraklarımızda yapılabilir. Bunlar başarılması halinde yaparız" diye konuştu. 

 

-"Polisimiz, askerimiz gereği neyse onu yapacak" 

Önemli olan bir şey bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, onun da Suriye'deki rejime yönelik adımların kararlılıkla atılması olduğunu söyledi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Eğer bunlar hedeflerin içinde varsa, biz böyle bir şeye olumlu bakabiliriz. Bunlar olmadığı sürece biz burada yer alamayız, rol alamayız. Bütün bunlarla beraber, Allah aşkına soruyorum; şehirlerimizi yangın çevirmek için eylemler yapanlar, kimler? Bunları bilmek için herhalde ordinaryüs, profesör olmaya da gerek yok. Her şey ortada. Bölücü terör örgütü bu işin baş sorumlusudur. Yani o çocukların ellerine, molotofları, taşları hatta silah verenler, işte polisleri şehit edenler ortada. Bütün bunlara karşı polisimiz ne yapacak? Hala kalkan mı tutacak? Kusura bakmasınlar, kimse de bu konuda bize akıl vermesin. Artık ne polisimizin, ne askerimizin kalkanla bu işin önüne geçmesi mümkün değil. Gereği neyse, askerimiz de polisimiz de bundan sonra onu yapacaktır. Çünkü bir devletin asli görevleri vardır. Bir; halkının can, mal güvenliğini sağlayacak. Ülkesini dış güçlere karşı korumayı gerçekleştirecek. Eğer bunları yapamıyorsa devlet olma vasfını kaybeder, artık bunu yapmak durumundayız. Düşünün bütün kamu binalarını yakacaklar, okulları, hastaneleri yakıyorlar, bindiği otobüsü yakıyor. Bunlar yetmiyor oradaki Kürt vatandaşlarımız, orada onlar yaşıyor. Onların da araçlarını yakıyorlar."

 

-"Cumhurbaşkanı sıfatıyla, böyle konuşmak istemezdim ama..."

Üniversitelerin içinde kendilerine göre terör estirmeye çalıştıklarını dile getiren Erdoğan, "Bütün bunlar ortada bakıyorsunuz, onların başını çeken siyasi de çıkıyor, 'ben sokaklara çıkın şiddet yapın demedim.' Yav ne dedin sen. Söylediklerinin hepsi ortada, biliyoruz" değerlendirmesini yaptı.  

Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sokaklara dökülmeye teşvik ettiniz şimdi de söylediklerini nasıl geri alabilirim, bunun gayreti içerisindesin. Yapılması gereken neyse, devlet bunları, bütün kurumlarımızla bunları yapmanın kararlılığı içindeyiz. Bedeli ne olursa olsun, bunlar yapılacaktır. Çünkü anladıkları dil neyse, o dille onlara yaklaşacağız. O dille onlara konuşacağız. Ben de bir Cumhurbaşkanı sıfatıyla, böyle konuşmak istemezdim ama 31 kişinin şurada 3-4 gün içerisinde bu şekilde ölmesi bizi bu noktaya sevk etmiştir. Malum siyasi parti, bir kez daha kendi iradesini ayaklar altına almış, demokratik, meşru, cesur bir mücadele vermek yerine eski Türkiye aktörlerinin oyuncağı haline gelmiştir."

(Sürecek)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.