"Ömür boyu süren en ağrılı hastalık AS'nin tedavisi henüz yok"

- Medicana International Samsun Hastanesi Romatoloji Bölümü Uzman Doktoru Alperen Mengi: - "Ömür boyu süren en ağrılı hastalıklardan olan Ankilozan Spondilit'i tamamen tedavi edecek bir tedavi henüz bulunmamakta. AS hastaları düzenli egzersizler yaparak ve özellikle yüzerek yaşam kalitelerini artırabilirler" - "Dünyada görülme sıklığı genellikle binde 1'den düşüktür. Maalesef ülkemizdeki her bin kişiden 5'inde AS olduğu tahmin edilmekte" - "Hastalığın en önemli belirtisi inflamatuar karakterde bel ağrısıdır. Bu ağrının özellikleri, 40 yaştan önce başlaması, ön ağrıların 3 ay veya daha uzun sürmesi, dinlenmeyle, özellikle gecenin 2. yarısında veya sabaha karşı ortaya çıkması şeklindedir"

İSTANBUL (AA) - MUSAB TURAN - Medicana International Samsun Hastanesi Romatoloji Bölümü Uzman Doktoru Alperen Mengi, vatandaşların "iltihaplı romatizma" olarak bildiği ve merhum Ahmet Mete Işıkara ile Suna Pekuysal'ın da muzdarip olduğu Ankilozan Spondilit'e (AS) ilişkin, "Ömür boyu süren en ağrılı hastalıklardan olan AS'yi tamamen tedavi edecek bir tedavi henüz bulunmamakta. AS hastaları düzenli egzersizler yaparak ve özellikle yüzerek yaşam kalitelerini artırabilirler." dedi.

Mengi AA muhabirine, özellikle omurgayı etkileyen kronik, ilerleyici ve ağrılı bir romatizmal bir hastalık olan Ankilozan Spondilit'in nedenleri, belirtileri ve tedavisi hakkında açıklamalarda bulundu.

Bir romatizmal hastalık olan AS'nin, bel, sırt ve boyundaki omurların kireçlenmesi ve sonunda köprüleşmesi sonucu omurgada giderek hareketlerin kısıtlanması şeklinde seyrettiğini anlatan Mengi, AS'nin, çoğunlukla genç yaşlarda ortaya çıkarak esas olarak omurgayı ve omurganın son kısmı ile leğen kemikleri arasında yer alan sakroiliyak eklemleri etkilediğini söyledi.

Mengi, "Dünyada görülme sıklığı genellikle binde 1'den düşüktür. Ancak maalesef ülkemizdeki her bin kişiden 5'inde AS olduğu tahmin edilmektedir." ifadelerini kullandı.


- "Sabah tutukluğu veya katılığı görülür"


AS'nin nedeninin tam olarak bilinmediğini anlatan Mengi, hastalığın ortaya çıkışında genetiğin önemli rolü olduğuna inanıldığını söyledi. Mengi şöyle konuştu:

"AS'li çoğu hasta HLA-B27 olarak adlandırılan bir gene sahiptir. AS'ye genetik olarak yatkın kişilerde çevresel bir faktörün tetikleyici etkisiyle bağışıklık sisteminin aşırı miktarda çalışması ve vücudun kendisine zarar vermesi sonucunda hastalık ortaya çıkabilmektedir.

Bu hastalığın en önemli belirtisi inflamatuar karakterde bel ağrısıdır. Bu ağrının özellikleri, 40 yaştan önce başlaması, sinsi başlangıç göstermesi, ön ağrıların 3 ay veya daha uzun sürmesi, dinlenmeyle, özellikle gecenin 2. yarısında veya sabaha karşı ortaya çıkması ve hareketle azalması şeklindedir.

AS hastalarında yarım saatten daha uzun süren sabah tutukluğu veya katılığı görülür. Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ) olarak bilinen kortizon olmayan anti-inflamatuvar ilaçlara, kas gevşeticilere çok iyi yanıt verir, ancak maalesef ilaç tedavisi kısa süreli bir çözümdür."


- Ömür boyu devam eden bir hastalık


Mengi, Ankilozan Spondilit'in vücutta etki mekanizmasına değinerek, AS'de kas-iskelet sistemindeki belirtilerin dışında, tekrarlayıcı ön üveit atakları (gözde kızarıklık ve ağrı), ağız içerisinde aftlar (ortası beyaz kenarı kızarık ufak yaralar) ve çeşitli deri bulguları (sedef, eritema nodosum) görülebileceğini kaydetti.

İltihaplı bağırsak hastalığı (Crohn hastalığı veya ülseratif kolit) nedeniyle uzun süren kanlı ishal ve karın ağrısı gelişebileceğini anlatan Mengi, "Merhum Mete Işıkara’nın da hastalığı olarak bilinen AS'de tedavi yaklaşımı dikkatli planlanmalı. AS, ömür boyu devam eden bir hastalıktır. Kesin tedavisi yoktur ama eldeki tedavi seçenekleri ve düzenli egzersizlerle çoğu hastada iyi bir yaşam kalitesi sağlanır." yorumunu yaptı.


- "Kas gevşeticiler iltihabı baskılar"


Mengi, Nonsteroid Antiinflamatuvar ilaçların (Kas gevşeticiler) AS tedavisi için kullanıldığını ifade ederek, "Halk arasında yaygın olarak ağrı kesici, kas gevşetici olarak bilinen ilaçlar yalnız ağrıyı ve tutukluğu gidermekle kalmaz, aynı zamanda romatizmal inflamasyonu (iltihabı) da baskılarlar. Hastaların yüzde 60-70'inde oldukça etkili olurlar. Bu ilaçlara karşı yanıtsızlık olduğu sonucuna varmadan önce, en az 2 veya 3 farklı NSAİ ilacı, en az 3-7 gün süreyle ve tolere edilebilen anti-inflamatuvar dozda (yüksek dozda) kullanmak gerekir." dedi.

Hastaların şikayetlerinin devam ettiği sürece bu kas gevşeticileri kullanmaya devam etmesi gerektiğini anlatan Mengi, bu sürenin hastalığın durumuna göre farklılıklar gösterebildiğini söyledi.

Mengi, son yıllarda yapılan sınırlı sayıdaki araştırmaya göre, bu ilaçların hastalığın ilerleyişini yavaşlatabileceğini işaret ettiğini kaydetti.

Son zamanlarda piyasaya sürülen biyolojik ilaçlar içinde yer alan Adalimumab, Etanersept, İnfliksimab, Golimumab ve Sekukinumab gibi TNF blokerlerinin AS tedavisinde son derece etkili olduğunu anlatan Alperen Mengi, hastaların bunların herhangi birine geçmesi için hekim kontrolünde, akciğer grafisi çekilerek ilerlenmesi gerektiğini söyledi.


- "Sigara içilmemesini öneririz"


Romatoloji uzmanı Mengi, düzenli yapılan egzersizlerin tedavinin en önemli parçalarından biri olduğunu ifade ederek, egzersizlerin düzenli olarak yapılması halinde hareket kısıtlılığının gelişmesini yavaşlattığını belirtti.

Mengi, "Ömür boyu süren en ağrılı hastalıklardan olan AS'yi tamamen tedavi edecek bir tedavi henüz bulunmamakta. AS hastaları düzenli egzersizler yaparak ve özellikle yüzerek yaşam kalitelerini artırabilirler. Düzenli doktor kontrolüne giderek uygun tedavinin alınması, egzersizleri aksatmadan düzenli yapılması ve son olarak sigara içilmemesini öneririz." dedi.

Ciddi seyirli AS'de, özellikle kalça ve diz gibi büyük eklemlerde protez gerekebileceğini aktaran Mengi, omurganın ileri düzeydeki öne doğru eğilmelerinde, zaman zaman cerrahi düzeltme gerekebildiğini anlattı.




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1122

banner1130