Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu:

- "Kimse bizden bu harekatın sonlandırılmasını istemesin. En son terörist etkisiz hale gelinceye kadar bu operasyon devam edecek" - "Öyle haberler geliyor ki, oradaki Kürt kardeşlerimiz, 'İyi ki geldiniz. Sizi bekliyorduk.' diyor. 'Bu hainlerin, bu imansızların zulmünden bizi kurtardınız.' diyor" - "(Gölcük Tabiat Parkı ihalesi) Bazı gruplar Gölcük'te, sanki ağaç kesilecek, orası mahvedilecek, Gölcük elden çıkacak gibi bu şekilde kasıtlı olarak ele aldı. Öyle bir şey yok. Biz ona müsaade etmiyoruz. Dediğimiz gibi, örnekleri de var. Gitsinler, Spil Dağı'na baksınlar, Uludağ'a baksınlar"

Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu:

BOLU (AA) - Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin, "Kimse bizden bu harekatın sonlandırılmasını istemesin. En son terörist etkisiz hale gelinceye kadar bu operasyon devam edecek." dedi.

Bakan Eroğlu, bazı temaslarda bulunmak üzere geldiği Bolu'da Vali Aydın Baruş'u makamında ziyaret etti.

Ziyaretin ardından Valilik'teki Abant Toplantı Salonu'na gelen Bakan Eroğlu, burada bakanlığının 2017 yılında yaptığı ile 2018'de devam edecek çalışmaları hakkında basın mensuplarına bilgi verdi, sorularını cevapladı.

Bir gazetecinin Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin sorusu üzerine Eroğlu, operasyonunun planlandığı gibi devam ettiğini belirterek, "Bu hakikaten gerekliydi. Çünkü neticede gerek Birleşmiş Milletler'in aldığı karar gerekse özellikle ülkemiz hudutlarının korunması açısından elzem bir operasyondu, harekattı. Dolayısıyla bu harekata karar verildi. 20 Ocak'ta başladı. Kahraman ordumuz şu anda önemli merkezlerde dağları da ele geçirdi. Şanlı bayrağımız oraya dikildi." diye konuştu.

Bakan Eroğu, Türkiye'nin, sınırlarında bir terör örgütünün koridor oluşturmasına asla izin vermeyeceğini vurgulayarak, "Böyle bir şey yok. Acaba, Amerika, Meksika yanında böyle bir terör devleti kursa buna razı olur mu? Kusura bakmasınlar. Dolayısıyla bu bizim bekamız açısından fevkalade önemli. Sonuna kadar gideceğiz. Kararlıyız. Kahraman ordumuz gereğini yapıyor." ifadelerini kullandı.

Eroğlu, 80 milyon vatandaşın, Türk ordusunun arkasında olduğunu kaydederek, şöyle devam etti:

"Gittiğim her yerde vatandaşlarımız; 'Bizi de askere alsınlar. Biz de gidelim.' diyor. 85 yaşındaki vatandaş daha geçenlerde 'Beni de askere alsınlar. Ben de gideceğim.' dedi. 'Anadolu'daki herkes bunun arkasında.' diyor. Kimisi askerimiz üşümesin diye örgü örüyor, kimisi yemek yapıyor. İşte millet bu. Tek bir vücut halinde bu harekata millet katılıyor. Duaları ile katılıyor."

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yürüttüğü harekata sadece Türkiye'de değil, Afrika, Orta Asya, Azerbaycan ve Bosna Hersek’teki insanların da duaları ile destek verdiğini anlatan Eroğlu, oralardaki insanların Türkiye'yi gönül coğrafyalarının son kalesi olarak gördüğünü dile getirdi.

- "Kürt kardeşlerimiz, 'İyi ki geldiniz. Sizi bekliyorduk.' diyor"

Eroğlu, bu harekatın Türkiye'nin beka meselesi olduğunu da belirterek, "Dolayısıyla bunu dimdik ayakta tutmamız gerekiyor. Ne gerekiyorsa yapacağız. Kimse bizden bu harekatın sonlandırılmasını istemesin. En son terörist etkisiz hale gelinceye kadar bu operasyon devam edecek." dedi.

Bazı kesimlerin Zeytin Dalı Harekatı'nın o bölgede yaşayan Kürtlere karşı yapıldığı yönünde söylemleri olduğunu da anımsatan Eroğlu, şunları kaydetti:

"Bu sanki oradaki Kürtlere karşı gibi bir algı yapılıyor. Hayır. Oradaki Kürtler çok memnun. Öyle haberler geliyor ki, oradaki Kürt kardeşlerimiz, 'İyi ki geldiniz. Sizi bekliyorduk.' diyor. 'Bu hainlerin, bu imansızların zulmünden bizi kurtardınız.' diyor. Mesele o mesele değil. Oradaki insanlar katil, uşak, özellikle Batı'nın bir nevi ajanları. Onların piyonları şeklinde mücadele ediyor. Onu bilesiniz. Zaten Batı'dan bazı özel silahlı insanlar da geliyor bu olaya destek vermek için. Ama kahraman ordumuz her şeyin üstesinden gelecek güçte ve kudrettedir. Allah’ın izniyle bu operasyon devam edecek. Şu anda zaten gerekli kritik noktalar da alındı."

Dün ele geçirilen Burseya Dağı'nda, tüneller açıldığını ve betonarme gözetleme kulelerinin bulunduğunu kaydeden Eroğlu, "Bu onların yapacağı şey değil, Oradan Kilis'imize ateş ediyorlardı, füze gönderiyorlardı. Bu silahları kim veriyor? Bunları kim yaptı? Onu da milletimizin takdirine sunuyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Zeytin Dalı Harekatı'nın büyük bir zaferle neticeleneceğini vurgulayarak, şunları söyledi:

"Bizim hiçbir ülkenin toprağında gözümüz yok. Bunu defalarca söyledik. Biz sadece orada huzur ikliminin oluşması için çalışıyoruz. Oradaki insanlar gönül coğrafyamızın insanları. Dolayısıyla oraya huzur gelsin istiyoruz. Terörden arınsın istiyoruz. Yoksa onların topraklarında gözümüz yok. Nitekim dikkat ederseniz, Fırat Kalkanı Operasyonu'nda yüz binlerce kişi o alana kendi topraklarına gitti. Şimdi huzur içinde yaşıyorlar. Şanlı bayrağımızın gölgesi altında ama Suriye topraklarında tamamen sulh ve sükun içinde işleri, güçleri ile meşgul; canlarından, ırzlarından, namuslarından mallarından emin bir şekilde yaşıyorlar. O bakımdan bizim burada yapacağımız şey de 3,5 milyon insan şu anda Türkiye’de, mülteci durumda. Ve neticede onların oraya dönmesini, huzur içinde yaşamasın temin edeceğiz. Bunu sağlayacağız. Dolayısıyla Özgür Suriye Ordusu da bunun için çalışıyor. Onlar da oranın Suriyeli vatansever insanları."

- Gölcük Tabiat Parkı ihalesi

Bakan Eroğlu, bir basın mensubunun, Gölcük Tabiat Parkı ihalesinin iptalinin nedenini ve bundan sonraki süreçte neler yapılacağı yönündeki sorusunu da yanıtladı.

Gölcük’ün içerisinde bulunan su toplama alanı içinde bir şey yapılacak sanıldığını ifade eden Eroğlu, "Aslında o öyle değil yapılacak şey. Bu istismar edildi. Yapılacak şey özellikle orman evi dediğimiz şeyler. Ağaç kesmeden biz bunu Uludağ’da yaptık. Hiç ağaç kesmeden, ağaçlar arasında vatandaşların geleceği, oturacağı, kalacağı güzel mekanlar yapılmak isteniyordu. Ama bu teklifler uygun görülmediği için belediyemiz ihaleden çekti." dedi.

İlgili tüm kurum ve kuruluşlardan görüş alınarak bölge ile ilgili bir plan yapıldığının da altını çizen Eroğlu, "Orman köşkü deyince onlar büyük köşkler sandı. Buna bungalov diyorlardı. Basit yani, kır evi. Ama ben bungalov kelimesini sevmediğim için orman köşkü diye söylemiştim. Köşk dediğimiz öyle köşk değil. 2 odalı içinde tuvaleti olan, yatacak yeri olan küçük evler." şeklinde konuştu.

Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, Gölcük Tabiat Parkı'nda bir tek ağacın bile kesilmesinin söz konusu olmadığına vurgu yaparak, şu bilgileri verdi:

"Gölü de tahrip edecek bir plan değil. Hatta oradaki baskıyı, yoğunluk baskısını biraz dışarı atmak için yaptık. Çünkü, ben geçenlerde geldiğimde baktım ki oturacak yer yok. İğne atsan yere düşmeyecek. Sosyal birtakım imkanlar da yeterli olmuyor. Cumartesi pazar oturacak yer bulunmuyor. İnsanları ağırlamak için orman içerisinde sosyal donatıları, tuvaleti, oturacak yeri, çay içeceği bir yer, kalmak için de küçük bir kır evi ihtiyacı var. Bunu özellikle ihtiyaca binaen yapıyoruz. Bu da dünyada her yerde uygulanan bir sistemdir. Her yerde vardır. Sanılmasın ki burada ağaçlar kesilecek. Muazzam köşkler yapılacak. Öyle bir şey yok. Orman köşkü dediğimiz şey kır evi. Yabancı dilde de bungalov."

İptal edilen ihalenin tekrar yapılıp yapılmayacağı konusuna ilişkin ise Bakan Eroğlu, belediye yetkilileri ile yapacakları görüşmeler sonrasında belirleneceğini söyledi.

Eroğlu, buradaki açıklamasının ardından Bolu Belediyesi'ne geçti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.