"Türkiye, bu baskılara ve tehditlere pabuç bırakmayacaktır"

- Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan: - "Asla Amerika'nın bu gücü Türkiye'ye sökmeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlü bir devlet. Türk halkı güçlü bir halktır. Türkiye, bu baskılara ve tehditlere pabuç bırakmayacaktır" - "İş kazalarının yüzde 99'u önlenebilir kazalar. O zaman sorun kazaların olması ile ilgili değil önlenmesi ile ilgilidir. Bunun mutlaka Türkiye'nin temel gündem maddelerinden biri olarak önümüzde durması gerekiyor" - "DEAŞ, PKK, PYD, FETÖ ve benzeri bütün örgütlere karşı ülkemizin yapacağı her türlü demokratik hukuk çerçevesindeki mücadelesini sonuna kadar desteklemeye devam edeceğiz"

BOLU (AA) - Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Asla Amerika'nın bu gücü Türkiye'ye sökmeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlü bir devlet. Türk halkı güçlü bir halktır. Türkiye, bu baskılara ve tehditlere pabuç bırakmayacaktır." dedi.

Arslan, sendikanın Bolu İl Başkanlığı'nın açılışı için geldiği kentte, ilk olarak Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz'ı makamında ziyaret etti.

Ziyaretin ardından açılışı yapılacak sendika binasının önüne gelen Arslan, AK Parti Bolu Milletvekili Arzu Aydın, Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, AK Parti Bolu İl Başkanı Nurettin Doğanay ve Bolu'da temsilciliği bulunan diğer sendikaların yetkililerinin katılımıyla il başkanlığının açılışını gerçekleştirdi.

Açılışın ardından il başkanlığını gezen Arslan, burada gazetecilere gündemle ilgili açıklamalarda bulundu.

Taşeron işçilerin kadroya geçirilmesi konusunda değerlendirme yapan Arslan, yapılan düzenlemeler sonucunda çok sayıda taşeron işçinin kadroya geçtiğini anımsatarak, "Eksik olan KİT'lerde, hastane bilgi yönetim sisteminde, yemekhanelerde, araç kiralamada ve bazı alanlarda yüzde 70 kapsamında girmediği için kadro alamayan arkadaşlarımızla ilgili yeni bir mücadele başlattık. KİT'lerle ilgili bir kararname çıktı ama hala o kararnameyle ilgili ayrıntılar belli olmadı. Bu ayrıntıların belli olmasından sonra orada da bir yol haritası oluşturacağız." şeklinde konuştu.

Arslan, kadro alamayan bütün işçilerin gerek KİT'lerde gerekse kamu kurumlarında kadro almaları için sendika olarak yapılması gereken bütün mücadeleyi ellerinden geldiğince yapmaya çalışacaklarına vurgu yaparak, Türkiye'nin büyük bir reformu gerçekleştirdiğini bildirdi.

Uluslararası güçlerin, IMF'nin, Dünya Bankası'nın, uluslararası bir kısım çevrelerin baskılarına rağmen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 170 bin olan kadrolu işçi sayısını, bunun üzerine 5 kat daha ilave ederek 1 milyonun üzerinde kadrolu işçiye ulaştırdığını vurgulayan Arslan, bunun da büyük bir başarı olduğunu değindi.

- "İş kazalarının Türkiye'nin temel gündem maddelerinden biri olması gerekiyor"

Çalışma hayatının temel gündem maddeleri olduğunu anlatan Arslan, şunları söyledi:

"Özellikle iş kazaları konusunda Türkiye gerçekten büyük bir sorun yaşıyor. Ortalama her gün 4'e yakın emekçi kardeşimizi iş kazalarında kaybediyoruz. Yasal düzenlemeleri yapmamıza ve mevzuat değişikliklerini gerçekleştirmemize rağmen ne yazık ki iş kazalarının ve ölümlü iş kazalarının önüne geçemiyoruz. Bu Türkiye'nin büyük bir sorunu. Bu sorunun çözümü için bütün tarafları ortak hareket etmeye davet ediyoruz. Milli eğitimden sivil toplum örgütlerine, sendikalardan hükümetimize karşı, işçilerden işçilere karşı hep beraber bu ölümleri ortadan kaldıracak tedbirleri almamız gerekiyor. İş kazalarının yüzde 99'u önlenebilir kazalar. O zaman sorun kazaların olmasıyla ilgili değil önlenmesiyle ilgilidir. Bunun mutlaka Türkiye'nin temel gündem maddelerinden biri olarak önümüzde durması gerekiyor."

Arslan, Türkiye'nin ikinci büyük sorununun ise terörle mücadele olduğunu belirterek, "Geçtiğimiz gün de Yüksekova'da ne yazık ki genç bir anne ve 11 aylık çocuğunu, hain PKK terörünün hunharca gerçekleştirdiği bombalı katliamda kaybettik. Halen bu tür terör saldırılarında şehitlerimiz gazilerimiz olmaya devam ediyor. Hak-İş Türkiye'nin bütün terör örgütlerine karşı mücadelesini destekliyor. DEAŞ, PKK, PYD, FETÖ ve benzeri bütün örgütlere karşı ülkemizin yapacağı her türlü demokratik hukuk çerçevesindeki mücadelesini sonuna kadar desteklemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

ABD'nin Adalet ve İçişleri bakanlarıyla ilgili aldığı yaptırım kararlarına sendika olarak karşı çıktıklarını kaydeden Arslan, "Türkiye'ye karşı ABD'nin bir papazı bahane ederek uluslararası hukuku hiçe sayan, iki ülkenin NATO'daki tarihsel iş birliğini yok sayan, gerçekten herkesi ve bütün müttefiklerini de şaşırtan bu tavrından dolayı iki bakanımıza yönelik aldığı karardan dolayı da ABD'yi başkan dahil bütün ekibini de telin ediyoruz. ABD'ye karşı Türkiye'nin daha sert, daha sonuç almaya yönelik ve mütekabiliyet esasına göre bir tavır almasını istiyoruz." dedi.

- "TBMM özel gündemle toplanmalı"

Arslan, ABD'nin 15 Temmuz'da Türkiye'yi işgal etmek için FETÖ terör örgütünü taşeron olarak kullandığını ve bu işgal başarısız olunca başka bahanelerin arkasında sığındığını anlatarak, ABD'nin amacının açık olduğunu söyledi.

Amerikan Konsolosluğundaki bazı çalışanların gözaltına alınıp tutuklanmasından dolayı vize verilmesini durduran ABD'nin şimdi de bir papazı bahane ederek ilişkileri, iki ülke arasındaki anlaşmaları yok sayan bir noktaya taşıdığına dikkati çeken Arslan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Anlaşılıyor ki Amerika'nın tavrı kurt kuzu hikayesidir. Sizin haklı olmanız değil Amerika'nın güçlü olması yeterlidir. Oradan bakıyorlar. Asla Amerika'nın bu gücü Türkiye'ye sökmeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlü bir devlet. Türk halkı güçlü bir halktır. Türkiye, bu baskılara ve tehditlere pabuç bırakmayacaktır. TBMM'nin de özel bir oturum yaparak ABD'nin bu pervasız, ukala, mütekebbir tavrına daha sert cevap verilmesini de arzu ediyoruz."

Basın toplantısının ardından Arslan, sendika yetkilileriyle bir araya geldi.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.