Görünmeyen Mimarlık

İnsan sosyal bir varlıktır. Bir arada yaşayabilmek ve insanlarla temas halinde olmak insanın doğasında var olan davranışsal özelliklerindendir. Bir bireyin sosyal bir çevreye sahip olması sağlıklı bir yaşam sürdüğünün de göstergesidir.

Hayat telaşesi içinde yaşayıp giderken içinde bulunduğumuz sosyal çevrenin bir eseri oluveriyoruz. Zamanımızı ayırdığımız, ilgilendiğimiz meseleler ve hayatımızı paylaştığımız insanlar karakterimizi oluşturuyor. Bu durum, bariz ve anlık biçimde gerçekleşen bir olay olmasa da; tıpkı su damlasının sabırla mermeri aşındırıp üzerinde iz bırakması gibi zamanla karakterimizi sessizce şekillendiriyor.

Çocuk yetiştirirken gösterilen hassasiyeti bir çocuk büyütmüş herkes bilir. Oyunlarla, hikayelerle, davranışlarla onun karakterinin inşa aşamasında ilk usta anne ve babadır. Genetik olarak aktarılan özellikler haricinde bir bebeğin karakter inşasında anne ve babanın ortaya koyduğu karakter çocuğun kimliğinin oluşmasında en önemli faktördür. “Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur” sözünden mülhem insan biraz annesi biraz babası birazda mahallesidir.

Ruhumuz da tıpkı bir çocuk gibi, söz ve davranışlardan etkilenir; dışarıdan gelen müdahalelere karşı çoğu zaman savunmasızdır. Annesinin elini bırakıp özgür olduğunu söyleyen her birey yaşı kaç olursa olsun yaşamı boyunca manevi bir desteğe ihtiyaç duyar. Artık ona bu desteği veren sıra arkadaşı, mesai arkadaşı, eşi, kahve arkadaşı ve selam verip hatırını sorduğu insanlar oluverir. Vakit ayırdığımız konular bizim karakterimize dokunuşlar yapıyor. Severek izlediğimiz dizi kahramanları ve sayfaları çevirirken hikayesine şahit olduğumuz roman kahramanları bizim karakterimizi oluşturuyor.

Sosyal çevremizi belirlerken aslında karakterimizi oluşturacak insanları belirlemiş oluyoruz. Bu nedenle insan birlikte olduğu, zamanını geçirdiği insanların ortalamasıdır. Bir ortamda üç başarılı insan varsa, dördüncü sen olursun derler. Çevremiz, kim olduğumuzun aynasıdır. Zamanımızı ayırdığımız insanlara dikkat etmemiz ve özen göstermemiz gerekir. İlgilendiğimiz meseleler karakterimizi oluşturuyor.

Çocuklarımıza sağlıklı bireyler olmaları gayesiyle uyarılarda bulunduğumuz gibi kendimize de uyarılarda bulunmalıyız. Toksit ve sıkılgan, mutsuz ve şikayetperver insanlardan; ümitvar, heyecanlı ve idealist insanlara yönelmeli, onlarla hemhal olmalı. Seven sevdiğine benzer. Doğanın kanunu gereği bu böyledir.

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }