Trabzon'da avukatlar 'kadın cinayeti' için toplandı...

Diyarbakır’da boşanmak üzere  olduğu eşi tarafından öldürülen Avukat Müzeyyen Boylu  için Türkiye'de  eş zamanlı olarak yapılan açıklama ile kadına yönelik şiddet bir kez daha kınandı.

Trabzon'da avukatlar 'kadın cinayeti' için toplandı...

Türkiye Barolar Birliği  Kadın Hukuku Komisyonu  (TÜBAKKOM) 14. Dönem Sözcüsü ve  Trabzon Barosu Başkanı Av. Sibel Suiçmez, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku komisyonunun aldığı karar uyarınca Türkiye’de tüm Barolar tarafından eş zamanlı olarak açıklama yapılacağını belirtip, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin ve cinayetlerin sayısının arttığını, Türkiye’de bir kadın sorunu olduğunu vurguladı.
Daha sonra TÜBAKKOM ortak basın açıklaması metni Trabzon Barosu Kadın Hakları Komisyon Üyesi Av. Hazal İPEK tarafından okundu. 
“ Meslektaşımız Av. Müzeyyen Boylu’ nun öldürülmesi “KADIN CİNAYETİ” dir. Kadına karşı şiddetin önlenmesi için her zaman fedakârca çalışan kadın Avukatlar olarak; bu kez kadın cinayeti nedeniyle bir meslektaşımızı yitirmenin çok büyük üzüntüsü içindeyiz.  Eğitimli kişiler arasında yaşanan bir boşanma davasının bile kadın cinayetiyle sonuçlanması; ülkemizde kadın şiddetinin geldiği durum açısından vahim ve ürkütücüdür. Bu cinayet bize kadına karşı toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, ayrımcılığın geldiği noktayı acı bir şekilde göstermektedir. Konu “KADIN” olduğunda sosyal, ekonomik ve eğitim farkının olmadığını görmek son derece rahatsız edici bir durumdur. Bu cinayet bize “KRAL ÇIPLAKTIR” demektedir. Son yıllarda kadınlara yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artması sistemde birçok yanlışın olduğunu bize göstermektedir. Yetkililerin şiddetle mücadelede başarı gösteremediği bir sonuç olarak karşımızdadır. Sistemin kadını korumadığı, önleyici ve koruyucu tedbirlerin etkisiz olduğu bir gerçektir.
Özellikle son zamanlarda boşanma davalarının ve nafaka taleplerinin kadına karşı şiddeti arttırdığı yönünde kamuoyunda yaratılan algı kadına karşı şiddetin artmasına yol açmıştır. Bu tehlikeli durumun derhal sonlandırılması için yetkilileri göreve davet ediyoruz. Kadın şiddetini artıran nedenler boşanma davalarının açılması veya nafaka talepleri değildir. Kadına karşı şiddeti artıran nedenlerin başında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmaması ve kadını özgür bir birey olarak değerlendirmeyip onu aile içerisinde sadece bir eş, bir anne, bir kardeş rolü ile sınırlı olarak gören ve göstermeye çalışan zihniyet gelmektedir.  
Bu nedenle yetkililerin samimi ve ciddi bir şekilde; kadına bakış açıcını değiştirmek için toplumsal zihniyet dönüşümünü sağlayacak çalışmalar yapması zorunluluğunu bir kez daha önemle ifade ediyoruz. Meslektaşımız Av. Müzeyyen Boylu’ nun öldürülmesini kınıyor, ailesine; başta Diyarbakır Barosu olmak üzere tüm meslektaşlarımıza başsağlığı diliyor, davanın takipçisi olacağımızı beyan ediyoruz. TÜBAKKOM olarak dün olduğu gibi bugün de kadının insan haklarının sağlanması için mücadelemizi fedakârca sürdüreceğimizi ve kamuoyuyla paylaşıyoruz “ şeklindeki basın açıklaması avukatların katılımıyla okunmuştur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ŞEMS 1 ay önce

Toplumsal cinsiyet eşitliği şeytan işi ve şeytanlaşmış zihniyetin icatıdır. Bizim Dinimizde kadın ve erkek bir elmanın yarıları mesabesindedir. Birbirlerine karşı saygı, sevgi ve sorumluluk ölçülerinde emanettirler. Bu da kutsal aileyi oluşturur.

Avatar
ŞEMS 1 ay önce

Birileri ve vahşı batı tarafından Müslüman toplumumuza dayatılan toplumsal cinsiyet eşitliği felaketi bir nebze başarılı olmaktadır fakat, bunlar aramızda kadın cinayetlerin, fuhuşun, istismarın, tacizlerin müsebbipleri olarak baş rol almaktadırlar.

Avatar
ŞEMS 1 ay önce

Toplumsal cinsiyet eşitliği sapıklığını insanlarımıza kabul ettirmeye çalışanlar, Dinimizin yasakladığı hertürlü gayrimeşru yaşam biçimini, kadın çıplaklığını, fuhuşu teşfik ederek, sağlam aile yapımızı yok ederek Ülkemizi yıkmaya çalışmaktadırlar.