HASSASİYETLERİMİZ!

Ülkemizin futbol ikliminde oyun, çoğu zaman sonuçlar üzerinden okunur. Trabzonspor özelinde ise bu durum, son dönemde farklılık gösteriyor. Alınan iyi sonuçlara rağmen, genel kanıdaki olumsuz algıyı kırmakta güçlük çekiyoruz.

Taraftarın beklentisini tam anlamıyla karşılamayan oyun; hedeflerimize emin adımlarla ilerlediğimiz gerçeğinin idrak edilmesini engelliyor. Oysa sezon başında ortaya konan temel hedef oldukça netti: Kangrenleşmiş oyun anlayışında bir devrim gerçekleştirmek, ne oynadığı belli olan, mücadele gücü yüksek bir takım inşa etmek ve her yıl zirveye oynayabilecek yapının omurgasını oluşturacak oyuncuları kadroya monte etmek.

Gelinen noktada mücadele gücü yüksek, temel olarak oyun planı okunan ve önümüzdeki yıllar için sac ayaklarını oluşturacak oyuncuları kazanmaya başlayan bir takım görüyoruz. 0.65 gol beklentisi üretebildiğimiz bir maçta 2 gol bularak kazanabilmemiz bile, gol yollarında hâlâ bireysel yeteneklere bağımlı olduğumuz gerçeğini görmek için tek başına yeterli olabilir. Ancak bir yapılanma sürecinden geçen takım için bunun son derece doğal olduğunu da bilmek gerekiyor.

Genç oyuncularımızın potansiyellerini ortaya koyarak birer birer transfer teklifleri almaya başlaması hepimizi sevindirirken, aynı zamanda yönetilmesi son derece güç bir sürecin de başladığını ilan ediyor. Yönetilebilir bir ekonomi adına kısa vadede satışlara mecbur olabiliriz; ancak nasıl ki oyuncu alımında planlama ve kadro mühendisliği hayatiyse, satış süreçlerinde de aynı planlamaya ve öngörüye sahip olmak zorundayız. Her oyuncu için alternatif isimlerin önceden taranmış olması, çok sayıda oyuncunun aynı anda elden çıkarılmasının doğru ya da iyi planlanmış olduğu anlamına gelmez.

Plansız şekilde gerçekleşecek satışlar, gelecek sezonu yeniden bir “yapılanma yılına” dönüştürebilir. Bu sezon yürütmeye çalıştığımız yapılanma sürecinde fazlasıyla şanslı olduğumuzu kabul edelim. Allah’ın lütfu olarak nitelendirebileceğimiz bazı galibiyetler, yapılan hataların tolere edilebilir seviyede kalmasını sağlıyor. Ancak önümüzdeki yıl, yeniden yapılanma sürecini baştan alırsak, işlerin bu denli yolunda gitmeyebileceğini de görmek zorundayız.

İlk kez tecrübe ettiğimiz scout transferleriyle; genç oyunculara yatırım yapmak, onları geliştirmek, doğru zamanda satmak, geleceği inşa ederken aynı anda büyük hedefler için yarışabilmek gibi bir planın, camia olarak çok iyi bilmediğimiz ve kültürümüzde yeterince yer bulmamış önemli nüanslar barındırdığını idrak etmeliyiz.

Yönetimin, borç ödeme telaşına kapılmadan bu konuda mutlaka profesyonel destek alması, en elzem gündem maddemiz olmak zorundadır. Zira artık planlamada ikinci evreye geçmek üzereyiz.

Tüm bunların yanında; Trabzonspor'un profesyonel yönetilen bir kulüp olmanın ötesinde, duygusal ve tarihsel misyonunu ile var olduğu en büyük gerçeğimizdir. Yönettiğiniz kurum bir futbol kulübü ise, matematik her zaman doğruyu göstermez. Ekonomik anlamda kazanım olarak görülen fırsatların kaybettireceği şeyler camianın en büyük hassasiyetlerine ters düşmemeli.

Trabzonspor’un geleceğini inşa etmekte tam kararlılıkla hareket ettiğini ima ederken, kimin ne konuştuğunu umursamadığını söyleyen sayın başkanın bu hassasiyetleri bildiğini hüsnü zan etmek istiyorum.

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }