Hisoğlu açıklamasında, “Son günlerde birilerinin çocuklarımızla cami avlusunda, iftar sofrasında verdiğimiz karelerden rahatsızlık duyup ‘siyaset yapıyorlar’ yaygarası kopardığını ibretle izliyoruz. Bu sığ bakış açısı, aslında meseleye ne kadar yabancı olduklarının, o manevi iklimin kapısından bile geçemediklerinin en net itirafıdır” ifadelerini kullandı.
“Biz camileri seçim takvimlerinde değil, hayatımızın her anında hatırlıyoruz”
Açıklamasında camilerin ve iftar sofralarının siyasi tartışmalara konu edilmesini eleştiren Hisoğlu, şunları kaydetti:
“Şunu iyi belleyin: Biz camileri seçim takvimlerinde değil, hayatımızın her anında hatırlıyoruz. Sizin ‘siyaset’ dediğiniz o manzaralar, bizim asırlık geleneğimiz, yaşam biçimimizdir.”
“Öğrenecek çok şeyiniz var”
Hisoğlu, son dönemde bazı isimlerin cami ve iftar sofralarında yer almaya başladığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Son dönemde, düne kadar caminin kapısından geçmeyen, iftar sofrasının samimiyetine yabancı olan kimi isimlerin aniden bu manevi iklimde boy göstermeye başladığını ibretle izliyoruz. Elbette bu manzaradan rahatsız olmayız; aksine, toplumun asırlık değerlerine nihayet teslim olmanızı kıymetli buluruz.
Ancak şunu da hatırlatmak boynumuzun borcudur: Yıllardır o saflarda omuz omuza verdiğimiz, ekmeğimizi bölüştüğümüz milletimizden bu edebi bizden öğrendiniz. Şimdi aynı sofralarda ‘görünmeye’ çalışmanız memnuniyet verici olsa da, bu samimiyet sınavını bir siyasi şova, bir tartışma malzemesine dönüştürmeniz abestir. Bizim yaşam biçimimiz olan bu değerler, sizin için sadece siyaseti hatırlatması doğaldır. Girdiğiniz o kapıların ağırlığını tartmayı, orayı siyaset kürsüsü değil, gönülden görmeyi de zamanla öğreneceksiniz.”
“Samimiyet fotoğraf karesine sığmaz”
Açıklamasının devamında Hisoğlu, samimiyetin yalnızca fotoğraflarla ölçülemeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Samimiyet fotoğraf karesine sığmaz; hayatın tamamına yayılır. Dün olduğu gibi bugün de evlatlarımızla aynı safta, milletimizle aynı sofradayız. Bu millet, kimin o sofrada gönülden oturduğunu, kimin ise sadece ‘görünmek’ için orada eğreti durduğunu çok iyi bilir. Sizin ‘siyasi şov’ dediğiniz şey, bizim hayatımızın ta kendisidir. Biz olduğumuz yerdeyiz; peki siz, dün neredeydiniz, bugün hangi maskeyle oradasınız?”