Hüseyin Avni Aker'i boşaltan suçlu kafa ayağa kalk!


Evet H. Avni Aker niçin boş?

Bakın geçen yıllarda kombine kampanyaları yapılırdı. Valilik, Belediye devreye sokulur devlet memerları, ya da belediye işçisi en az 5 bin kişiye bilet aldırılırdı. Bunun yanında Erdoğan Bayraktar gibi tribünlere oynayan bir bakan vardı. O da 5 bin civarında kombine bileti taraftar gruplarına dağıtır sonra da oy beklerdi. Başbakanı karşılatır, Bordo-Mavi kaşkolu da boynuna astırırdı.

Yani neredeyse 10 bin bilet demek 22 bin 100 kapasiteli stadın yarısının dolmasına neden olurdu.Bedava ya da zorla bilet alma kampanyası olmayınca stadın yarısının boş kalması kaçınılmaz değil mi? Ayrıca insanların ekonomik durumu her geçen gün kötüye gidiyor. Futbol sonuçta bir eğlence ve düşük maliyetlerle izlenebileceği sayısız mekan var.

Trabzon"da birçok kişi 1 bardak çay içmekten bile korkuyor, ay başını getiremem diye endişe ediyor, kredi kartlarına yükleniyor, maçlara gitmek artık bu kesim için lüks haline geldi. Yani bir yere kadar özveride bulundu ama bu süreç de bitti.

Sonra artık Lig TV hemen hemen her evde var. Kahvelerde, lokallerde, lokantalarda ve restoranların tümünde maçları çok konforlu koşullarda izlemek mümkün... Sistemin her geçen gün daha rahat yaşamaya, zahmete girmeden hayatını kazanmaya alıştırdığı üst ve orta sınıf insanlar da artık stada gitmek istemiyor.

Ya içkisini, ya kahvesini veya çayını içerken, arkadaş grubuyla birlikte TV"lerin başına geçiyor. Hem de kritik pozisyonlar defalarca ağır çekim izleme şansı da bulunuyor.

Köylü ya da kasabalı da artık A. Aker"in yolunu tutmuyor. Hahvehanede ya da evinde geçiyor TV"nin karşısına, maçını izliyor. "Minibüse bin, şehre gel, yemek ye, maçını izle, sonra aynı minibüsle ilçene ya da köyüne dön" devirleri çoktan kapandı.

Asıl önemli sıkıntılardan biri de 3 Temmuz 2011 tarihindeki şike skandalının patlak vermesiyle ortaya çıktı. Fenerbahçe, Beşiktaş, Eskişehirspor, Mersin İ. Yurdu, Sivasspor ve benzeri kulüpler cezalandırılmadı. Bu kulüpleri yöneten ve şike ile teşvik çirkefliğine bulaşan da hala tribünlerde, kulübelerde ya da sahalarda boy gösteriyor. Yani en ahlaksız olanların şampiyonluklarının meşru görüldüğü bir ülkede, sonucu önceden belli olan bir oyunu insanlar niçin izlesin ki?

O oyunun parçası haline neden gelsin ki? Biraz aklı başında olan, ahlaksızlığa karşı tavır alanlar için stada gitmek, orada futbol izlemek, takımını desteklemek anlamsızlaştı.
Hatta bu kesim, statlara giderek ahlaksız sistemi meşrulaştıranlar arasında kendilerinin de olmasını istemiyor. Bırakın bir kısmı TV"lerde bile maç izlemeyi bıraktı...Ahlaklı insanlar, ahlaksızlığın kol gezdiği bir dünyanın içinde yer almak istemiyorlar, ahlaksızlar da para verip maçlara gitmeyi yük sayıyorlar...
Bunun da sorumlusu bu ülkeyi yöneten iktidar partisi başta olmak üzere muhalefet parti yetkilileri, sivil toplum örgütleri, meslek odaları, iş dünyasının anlı şanlı isimleri, TFF ve yönetenleri, Merkez Hakem Kurulu, Profesyonel Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurulu ile birlikte hakemlerdir.

Ve bir başka asıl önemli konu da Trabzonspor başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu"nun camiadan kopuk, tüm kofluğuna rağmen, herkese tepeden bakan tavrı, itici tutumu, şike ve kupa konusunda verdiği sözlerin içinin ne kadar boş olduğunun anlaşılması, Trabzonspor"u ve dolayısıyla onun da başkanlığını var edenleri değersizleştirme çabalarının yarattığı travmanın yanında bir çirkin, çirkin olduğu kadar çıkarcı bir şekilde siyasetin güçlü ismi Recep Tayyıp Erdoğan"a bat etmesidir.

Başkan Hacıosmanoğlu, Kazlıçeşme"de Edoğan"ın mitinginde kürsünün yanında yer alarak, bir spor kulübü başkanının istifa etmesini gerektirecek bu davranışıyla Trabzonspor"a ve tribünlerin boş kalmasına sebep olanaktörler arasında başı çekenlerdendir.

Hacıosmanoğlu, bununla da yetinmemiş, "Başbakanı eleştirenler vatan hainidir" diyebilme cüretini göstermiştir. Bir spor kulübü taraftarları arasında; siyasi yelpazenin en sağından en soluna kadar insan vardır. Hacıosmanoğlu tavrıyla birlikte AKP"ye gönül verenler dışında kalan tüm taraftar kitlesinin Trabzonspor"la var olan duygusal bağlarını kopardı ya da en alt seviyeye indirdi. Ne yazık ki AKP"lilerin de önemli bölümü iktidar nimetlerinden yararlanmaktan fırsat bulup da Avni Aker"in yolunu bulamıyor!...

Evet bunca gerekçeden sonra da sonucun farklı olmasını beklemek ancak hayalcilik olur.

Birçok olumsuzluğun yanında bu sezon yapılan onca transfere karşın yine de Hüseyin Avni Aker Stadı"nın tribünlerinin büyük bölümünün dolması gerekiyordu. Ekonomik sorunlara, zorlamalı ya da bedava kombine bilet satışının yapılmamasına ve insanların rahat koşullarda maç izleme alışkanlığı edinmesine rağmen...

Bu noktada Trabzonspor ölçeğinde asıl mesele şu ki, şikenin hala cezalandırılmamış olması ve Hacıosmanoğlu"nun birçok kesimi rencide etmesi, derin bir hayal kırıklığı ve dışlanmışlık duygusuna neden oldu.
Şimdi yapılması gereken bir şey var. Şikeyi ve şikeciyi koruyarak tribünlerin boş kalmasında önemli payı olan Sayın Cumhurbaşkanı ile birlikte ona eleştiri yapanları vatan haini gösteren Trabzonspor Başkanınıan tribünleri doldurmasıdır.

Bu ikili ötede beride başkalarını suçlamayacak ve önce aynaya bakacaklar!...

Ve sonra da yarattıkları bu ucubeye son verecek hamleleri yapacaklar!

Cumhurbaşkanı şikeci kulüp ve kişilerin ceza almasının önündeki engelleri kaldıracak, Trabzonspor başkanı da istifasını verip bu kulübü tüm unsurlarıyla birleştirecek ve doğru yönetecek isimlere teslim edecek.
{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }