Camilerde geleneksel hale getirilen para toplama meselesi artık hem can sıkmakta, hem de huzursuzluklara neden olmakta değerli okurlar.

*

Önceleri yalnızca bayram namazlarında yapılan, zamanla birlikte her Cuma vakti periyodik olarak ortaya konan bu yakışıksız uygulamada, çıtanın yükselmesinin önüne bir türlü geçilemiyor.

Öyle ki…

Geçtiğimiz günlerde katıldığım bir cenaze töreninde, cami görevlisinin kürsüden verdiği talimatla cemaatten para toplamasına öncülük etmesi bahse konu meselenin hangi boyutlara ulaştığının açık göstergesi oldu.

*

Sebebi her ne olursa olsun, hangi kişi ya da hangi ihtiyaç için yapılırsa yapılsın, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu duruma bir düzenleme getirmesi gerekiyor.

*

Düşünsenize…

Sırf acınıza ortak olmak için Türkiye’nin bir ucundan kalkıp gelen misafirinizden herkesin içinde yardım talep edilmesi hangi aklın ürünü olabilir?

Hem de plastik sepetle, göstere göstere!

Sorduğunuzda bahane hazır…

“Hayır işi!”

Eyvallah…

Olsun olmasına da…

İstemenin bir şekli, bir zamanı, bir zemini olmaz mı?

Cenaze henüz musalla taşındayken, yakınlarının içi yanıp yanıp kavrulurken, kalabalığın fırsata çevrilmek istenmesi ibadethaneyi ticarethane yapmaz da ne yapar Allah aşkına!

Tamam…

Varsa bir ihtiyaç tabiî ki giderilsin.

Buna kimsenin itirazı olmaz, olamaz da.

Lakin izlenen yol bu mu olmalı?

*

Öte yandan.

*

Sözüm pervasızlıkta sınırları zorlayan sözde o din görevlisine…

Kürsüden istemesi kolay…

Nasılsa kendi maaşın 3 bin 500 ile 5 bin Lira arası…

At elini cebine “aha benden bu kadar” de, gönder fesi, sepeti!

*

Yahu kardeşim!

Adamın ayağında çorabı yok, ne hakkın var onu mahcup etmeye, rencide etmeye!

Nitekim o adamcağız da, “Sağ elin verdiği sadakayı, sol el görmemeli” diyen peygamberin ümmeti değil midir?

Ya da sen?

*

Peki, herkes öyleyse bu çelişki neden?

*

Dediğimiz gibi…

Camiler bizim toz kondurulamaz mabetlerimiz.

İhtiyaçları tabi ki görülecek.

Yalnız bunun nasıl olması gerektiği yönünde toplumda kaygı ve infial yaratmayacak tekniklerin geliştirilmesi lazım.

Kim tarafından?

Bütçesi geçen yıla oranla yüzde 34 oranında artırılarak 7.7 milyar liradan 10.5 milyar liraya çıkarılan Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından.

*

Ha unutmadan!

Bunu ayrıca kıyas için yazıyorum.

Bu oran, MİT’in beş katı!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bafabe 4 ay önce

Helâl sana be kardeşim. VAllahi helâl.
İbadethaneler ticarethane oldu zaten. Artık camide toplu namazları kılmak paralı. Her Cuma namazında para toplanmasını beni en çok rahatsız eden bir olay. Yeter be imam efendi. Cuma namazlarını paralı kılmak zorunda mıyız?

Avatar
Ziya 4 ay önce

O bütçeye sahip Diyanet milletten ne diye para topluyor anlamış değilim.Dilenciye çevirdiler muslumanları. Dediğin gibi vermesen mahcupsun verdiğini beğenen yok

Avatar
sanane 4 ay önce

valla dogru tespit her iki km de bir cami icinde tek cemaat bile yok haca efendininde cani sikiyor ver elini trabzon diyor nasilsa merkezi sisremden ezan okunuyor yazik günah her iki km reye cami yapmakla müslaman olunmuyor camiyi doldurarak olur bos cami yap dur hatta 100 metre arayi olan cami var neymis komsular annasamamis kizmis yanina yeni cami yaptirmis devlet habire hoca gönderiyor birde gitsin baksin nereye diye cemaati olmayan camide hocanin isi ne yazik günah carcur edilen paralara elhamdurüllah bende müslümanim

Avatar
Bilal 4 ay önce

hoca efendiler hiç bir dönem bu kadar gözde değillerdi.nedeni şu, karşılarında kalabalık potansiyel var ve herkes ağızlarına bakıyor.ticaretheneyle kalsa iyi camilerimiz.siyasethaneye çevirdiler bu kutsal mekanları