Şivlilik Geleneği Konya’da yaşatılıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Alanında kayıt altına alınan Konya’ya özgü Şivlilik Geleneği mübarek üç ayların başlangıcında yaşatılmaya devam ediyor.

Şivlilik Geleneği Konya’da yaşatılıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Alanında kayıt altına alınan Konya’ya özgü Şivlilik Geleneği mübarek üç ayların başlangıcında yaşatılmaya devam ediyor.

Üç ayların başlangıcında Konya halkı tarafından kutlanan ‘Şivlilik’ geleneğini, birçok mahallede gece saatlerinde çocuklar ateş yakıp üzerinden atlayarak kutladı. Sabah erken saatlerde uyanan çocuklar kapı kapı dolaşarak ‘Şivlilik’ adı altında şeker ve çikolata topladı. Sokaklarda şeker toplayan çocuklar ise erkenden kalktıklarını belirterek mutluluklarını dile getirdi.

Çocuklarıyla birlikte şeker toplayan Nuran Gülcü, "Bugün çocuklarla şivlilik toplamaya çıktık, topladık. Sabah erken erkenden kalktılar, 8’de kuzeniyle beraber şivlilik topladılar. Şimdi evimize gideceğiz. Bugün kandil, çok güzel bir gün. Herkesin kandilini kutlayacağız. Hayırlı kandiller herkese” dedi.

ŞİVLİLİK’TE ÇOCUKLAR HATIRLANIYOR, MUTLU EDİLİYOR

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Alanında kayıt altına alınan Şivlilik Geleneği hakkında şu bilgiler veriliyor:

"Şivlilik, Konya’da Hicri takvime göre üç ayların başlangıcı olan Recep ayının ilk Perşembe’sini Cuma’ya bağlayan gecede ve Regaip Kandili sabahı çocuklarca yapılan kandil kutlama geleneğidir. Konya’da bu güne ’ilk namaz’ adı da verilir. Kandilden bir hafta önce çocuklar, gece sokağa çıkarak bu günün geleceğini, trampetlerle, kavallarla, fenerlerle mahalle mahalle dolaşarak haber verirler. Fenerini alan çocuk sokağa çıkar, yol ortasına gerilen ipe fenerini asar, bütün dükkanlar rengarenk, irili ufaklı karpuz, davul, sünme, kuyruklu ismi verilen kağıt fenerlerle, mumlarla donatılır. Çocuklar yakılan ateşin etrafında halka olur ve fener alayına katılırlar. Regaip Gecesinin sabahı ellerine birer torba alan çocuklar kapıları çalmadan içeriye girer; Şivli şivli şişirmiş, erken kalkan pişirmiş, iki çörek bir börek, bize namazlık gerek. Şivliliiiiik... diye bağrışırlar. Ev sahibi önceden hazırlanan kuru üzüm, leblebi, incir, iğde gibi çerezlerden ve günümüzde daha çok şekerlemelerden çocuklara dağıtır. Aynı gün, hemen her evde, yağda kızartılmış mayalı hamurdan ’bişi’ yapılır ve yufkaların arasına konur. Buna pekmezle yapılmış un helvası ilave edildiği de olur. Bişiler komşulara dağıtılır. İkindi ile akşam namazı arasında mezar ziyaretleri yapılır, yatsı namazında camilerde mevlit okunur. Şivlilik günü aile büyükleri, komşu ve akraba ziyaretleri yapılır, ’namazın mübarek olsun’ temennisinde bulunulur. Bu ziyaretler sırasında önce yemek, ardından da çerez ve meyvelerden oluşan Şivlilik ikramı yapılır. Çocukların hatırlandığı, mutlu edildiği Şivlilik, aynı zamanda birlik ve beraberlik duygularının pekiştirildiği bir gelenek olarak geçmişten günümüze varlığını sürdürmektedir."

(Ramazan Çetin /İHA)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.