İSTEMEK YETMEZ....

Maç öncesi kime sorsanız daha düne kadar yedi maçtır kazanamayan Antalyaspor karşısında mutlak favori üst sıralardan kopmamak için üç puanı almak zorunda olan Trabzonspor 'dur.

Buna bir de Galatasaray'ın, Fenerbahçe'nin puan kayıplarını kafa sallamalarını da eklerseniz bordo-mavililer adına büyük bir doping olur.

Dolayısıyla fırtınanın kopmaması için artık hiçbir engel yoktur denildi, deniliyordu.

Doğrusu da buydu ancak sahadaki hesap özellikle ilk yarı diliminde evdeki hesabın doğru olmadığı görüntüsündeydi.

Yine yavaş yorgun temposuz rakip kaleyi düşünmeyen yana geriye oynayıp fabrika ayarlarına sadık kalan bordo-mavililer sanırım sevenlerini üzmüştür. Gerçi bu ilk değil bu gidişlede son olacağını düşünmüyorum.

Çünkü Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan bellidir misali bu takım son 8 maçta ilk yarı soyunma odasına hep geride girdi. Bir tedbir de alınamadı. Öne dönük bir sinyalde göremediğinden böyle düşünüyorum umarım yanılırım.

Bakın geçen hafta yazdım şimdi de yineliyorum. Taraftarlar neden gerekli desteği vermiyorlara sağlıklı cevaptır bu bir, ikincisi Trabzonspor takımının bireyleri kim olursa olsun kulübünün tarihini başarılarında ki sırrı iyi bellesinler geçmişlerini iyi analiz etsinler. Oyuna bakıyorsun bildiğiniz gibi.

Sistem ise diğer maçlara göre sağda Zubkov'a oynanan oyun bu oyuncunun kendi özelliklerini kullanıp kanatlardan içeri girerek ya şut atıp gol atıyordu yada iyi ortalar atarak Onuachu'ya veya Muçi'ye veya da Muçi'nin firikiklerinden sistem belirleniyordu.

Bu maç oyun her iki kanata yayılmak istenince adeta pirince giderken bulgurdan olduk. Kısacası olmayan sistemin takım oyununun eksi hanesine klas ayakların susması da eklenince sonuç kaçınılmaz oldu. Şimdi sözün özü şampiyonluğa oynamak cakcaklı sözler istemez .Bedel ister , bedelin birinci maddesi inanmaktır.

Oyuncuların her birinin rakip gözetmeksizin maçlarda terlerini formalarına yansıtmaktır. Mücadele sonsuza dek sürmelidir. Takım olmaktır, yetmez ortak akılla planına, sistemine göre hareket etmektir.

Maceraya asla yer yoktur. Zirveye oynamak istenmesi sözle olmaz, istemek başka onu nasıl kazanacağını bilmek kurgulamak başkadır.

Bir de Mustafa'nın yerine sırf yeni transfer oynasın diye Lovik'in oynatılmasına bir anlam veremedim.

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }