TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi Yönetim Kurulu'ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

27 Ocak 2026 tarihinde, Trabzon’un Ortahisar ilçesi açıklarında meydana gelen 3.8 büyüklüğündeki deprem, başta Trabzon ili olmak üzere, çevre iller ve ilçelerde de hissedildi. AFAD verilerine göre, bu sarsıntı sadece Trabzon şehir merkeziyle sınırlı kalmayıp, Trabzon’un diğer ilçeleri ve hatta Gümüşhane’de de etkisini gösterdi. Yaşanan bu deprem, Karadeniz sahil illerinde, özellikle Trabzon’da yıllardır süregelen bir gerçeği tekrar gündeme getirdi: Bölge, deprem açısından sıfır riskli değil. Deprem Gerçeği ve Karadeniz Fayı Karadeniz bölgesinin sahil illeri, zemin yapıları ve tektonik özellikleri nedeniyle, depreme karşı tamamen güvenli olarak değerlendirilmemelidir.

Zira bu bölge, Karadeniz’in güney sahiline paralel olarak uzanan ve güneye eğimli bir ters fay sisteminin etkisi altındadır. Trabzon, Rize ve Ordu gibi illerde, 1990’lı yıllarda yapılan sismik çalışmalar, Karadeniz Fayı’nı kesen ve karaya ulaşan fayların varlığını ortaya koymuştur. Bu çalışmalar, Karadeniz Fayı’nın aktif olduğunu ve zaman zaman bölgedeki sismik hareketlerin de bu fayla bağlantılı olduğunu göstermektedir. Dün meydana gelen 3.8 büyüklüğündeki deprem, Karadeniz Fayı’nın aktif doğasını bir kez daha gözler önüne serdi. Karadeniz Fayı, 1968’de Bartın’da 6.6 büyüklüğünde bir deprem üreterek büyük can ve mal kaybına yol açmış, sonrasında da küçük ölçekli birçok deprem, bu fay hattının aktif olduğunu kanıtlamıştır. Deprem Riski ve Yapılaşma Karadeniz Fayı’nın büyük depremler üretme periyodu ortalama 4.000-4.500 yıl civarındadır. Bu, Kuzey Anadolu Fayı veya Doğu Anadolu Fayı gibi büyük faylara göre daha düşük bir hızda hareket ettiği anlamına gelir. Ancak bu, bölgeyi tamamen güvenli kılmaz. 1968’deki Bartın Depremi gibi büyük sarsıntılar ve günümüzdeki küçük ölçekli depremler, Karadeniz Fayı’na yakın yerleşimlerin daha fazla risk taşıdığını göstermektedir.

Bu bağlamda, Trabzon ve çevresindeki yerleşim yerlerinin, özellikle büyük yapıların inşasında bu fay hattı göz önünde bulundurularak gerekli tedbirlerin alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Yıllardır yürütülen bilimsel projeler, Trabzon şehir merkezinde yeni tektonik hatların varlığını ortaya koymuştur. Bu kırık hatlar, aktif olmasalar bile olası bir depremde daha büyük hasara yol açabilir. Zemin ve Kırık Haritaları Önemli Dün gerçekleşen depremde, bazılarının hiç hissetmemesi, bazılarının ise çok güçlü bir şekilde hissetmesi, şehrin mikro ölçekteki zemin yapısına ve aktif kırıklara olan mesafeye bağlıdır. Bu nedenle, Trabzon gibi büyük şehirlerin zemin ve kırık haritalarının detaylı şekilde hazırlanması, olası büyük bir depremde can ve mal kaybını önlemek adına kritik bir öneme sahiptir.

Bu tür haritaların, şehir planlamasında ve inşaat süreçlerinde altlık olarak kullanılmasının, bölge sakinlerinin güvenliğini sağlamak adına önemli olduğu belirtiliyor. Sonuç ve Uyarılar Trabzon ve çevresindeki iller, depreme karşı sıfır riskli bölgeler olarak düşünülmemelidir. Karadeniz Fayı ve diğer yerel fay hatları, her an aktif hale gelebilir ve büyük depremler üretme potansiyeline sahiptir. Bu bağlamda, Trabzon’daki mevcut yapı stoklarının gözden geçirilmesi, deprem riski taşıyan alanlarda yapılacak yeni binaların, sismik veriler ışığında inşa edilmesi gerekmektedir. Uzmanlar, Trabzon ve diğer Doğu Karadeniz illerinin depreme karşı daha hazırlıklı olması için tedbirlerin bir an önce alınması gerektiğini vurgulamaktadır.

Kaynak: TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi