Trabzonspor taraftarının hafızasında özellikle bir anla yaşayan, bir golle bir devin yüreğine korku salan bir golcü. O gün sahada sadece bir oyuncu yoktu; Karadeniz’in inadı, Trabzon’un gururu vardı. Rakip ise İngiliz devi Aston Villa. Aradan 32 yıl geçti. O gol hâlâ anlatılıyor. Ama dün, o hikâyenin kahramanı sessizce aramızdan ayrıldı.
Kaderin cilvesi de diyebiliriz farklı bir yorum da yapabiliriz. Tam bir sene önce 10 Mart’ta çok sevdiği Trabzonspor’da Tekke’nin ekibinde göreve başlamıştı. Dile kolay tam 1 yıl sonra yine 10 Mart’ta aramızdan ayrıldı. İşin en sarsıcı tarafı ise ölümün gelişi değil, ardındaki kaderin ağırlığı.
Kaynak ailesi Türk futboluna dört büyük oyuncu verdi. Ama kader hepsine aynı sonu yazdı. Kayhan Kaynak, İrfan Kaynak, Reşit Kaynak ve şimdi de Orhan Kaynak.
Dördü de sahada güçlüydü. Dördü de tribünleri ayağa kaldırdı. Ve dördü de genç sayılabilecek yaşlarda kalp krizine yenildi.
İşte hayatın en ağır gerçeği burada saklı. Bazen insan ne kadar güçlü olursa olsun, genetik dediğimiz görünmez kader çizgisi hayatın önüne geçebiliyor. Dün akşam yaşananlar ise bir spor haberinden çok daha fazlasıydı.
İstanbul’da Eyüpspor-Kocaelispor maçını takip etmişti. Görevi de bir sonraki maçları takip etmek üzerineydi. Tesislere gelmiş çok sevdiği tenisi oynamıştı. Performanslıydı. Duşunu aldı, iftara geldi. Tansiyonu ölçüldü, koltuğa uzandı…
Sonrası bir anda kararan bir hikâye. Hastane koridorlarında gözyaşları vardı. Yanında yılların dostları vardı.
Trabzonspor’un efsanelerinden, bugün de teknik ekipte görev yapan Orhan Çıkırıkçı acı haberi ilk duyanlardan oldu. “Büyük Orhan” lakaplı Çıkırıkçı’nın gözyaşlarını tutamadı.
Bir başka dramatik detay ise şu: Fatih Tekke’de saklı. Israrla hocasını son bir kez görmek istedi.
Belki de hayatın en ağır anlarından biri budur. Bir dostunu son kez görmek istemek...
Daha dün maçtaydı. Daha dün dostlarıyla sohbet ediyordu. Belki iftardan sonra bir masa kurulacak, “bu yıl neler yaptık” diye konuşulacaktı.
Ama hayat bazen planları değil, kaderi yazıyor. Ölümün her türlüsü ağırdır. Ama bazıları insanın içine daha çok çöker. Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.