Çünkü ne yazık ki son dönemde bunun örneklerini fazlasıyla gördük.
Milli takımda birileri elenecekse, birileri gözden çıkarılacaksa nedense ilk akla gelen isimler hep Trabzon kökenli oyuncular oluyor.
Bu yeni bir durum da değil.
Yaklaşık son 1-2 yıldır benzer tabloyla karşılaşıyoruz.
Özellikle Mustafa Eskihellaç konusu gerçekten düşündürücü.
Ligin en iyi 11’leri açıklanıyor, Mustafa var.
Performans değerlendirmeleri yapılıyor, Mustafa var.
İstatistikler konuşuluyor, Mustafa var.
Ama konu A Milli Takım olunca Mustafa yok.
Bu çelişkiyi anlamak gerçekten zor.
Bir futbolcunun performansı lig için yeterli görülüyor ama milli takım için yeterli görülmüyorsa burada sorgulanması gereken bir durum vardır.
Aynı şey Ahmetcan Kaplan için de geçerli.
Ajax’ta şahane bir sezon geçiren ve Avrupa’nın önemli kulüplerinden birinde forma giyen genç bir oyuncudan bahsediyoruz.
Ama milli takım söz konusu olduğunda çok rahat şekilde kadro dışı kalabiliyor.
İnsan ister istemez şu soruyu soruyor:
Acaba bu iki futbolcu başka kulüplerin oyuncuları olsaydı yine bu kadar kolay gözden çıkarılır mıydı?
İşte asıl tartışılması gereken nokta bu.
Daha da üzücü olanı ise Trabzonspor’un Dünya Kupası yolculuğunda A Milli Takım kadrosunda temsilcisinin kalmamış olması.
Türkiye’nin en büyük futbol şehirlerinden birinin, ülke futboluna sayısız oyuncu kazandırmış bir kulübün milli takımda neredeyse hiç temsil edilmemesi düşündürücü.
Trabzonspor taraftarı için elde kalan tek teselli ise yabancı oyuncular olacak gibi görünüyor.
Onai, Fildişi Sahili Milli Takımı’nda mücadele edecek.
Pina ise Yeşil Burun Adaları formasıyla sahada olacak.
Belki onlar üzerinden biraz heyecan yaşayacağız.
Ama gerçek değişmiyor.
Türkiye’nin futbol hafızasında çok önemli bir yere sahip olan Trabzon’un çocukları, son dönemde milli takım söz konusu olduğunda hak ettikleri değeri görmekte zorlanıyor.
Ne yazık ki her yeni kadro açıklandığında aynı soru yeniden soruluyor:
Yine en kolay Trabzonlular mı harcandı?