VakıfBank 61 Sohbet programlarına katılan yorumcu Erdal Hoş, “Şampiyonluk denen şeyi çok büyüttük kadamızda. Bundan sonra bizim hedefimiz Avrupa olmalı. Ben bir kitabı okuduğumda çok üzülmüştüm. Burada niye Trabzonspor yok diye. Trabzon diyince ilk önce Trabzonspor akla geliyor. Benim birçok arkadaşım Trabzon’a gelince hayal kırıklığına uğruyor. Türkiye’de bunu başardık ama Trabzonspor’un futbolla ilişkisini dünyaya duyurmalıyız. Viyana meydanında horon oynamak benim hayalim. İzleyen herkes bunu araştırsa mesela… Bu işten maksat kuru cihangirlik davası değil. Trabzonspor’dan maksat kendimizi tanıtmak. Biz güzel insanlarız. Biz gittiğimiz her yeri Trabzon gibi seviyoruz. Benim rahmetli babam öğretmendi. Adapazarı’na hala gittiğimde babamın yaptırdığı yerleri görüyorum. Biz güzel insanlarız ve dünya yeterince tanımıyor bizi. Mesele sadece ötekini yenmek olmamalı. Bunu bir şeyin üzerine inşa etmeliyiz. Bizim de problemli taraflarımız var tabi ki. Lobi diyorlar mesela. Lobi sinsilik ister ama Trabzonlular bunu yapamaz. Bu iğrenç bir şey Trabzonlu adam bağırarak yapar her şeyi.

Trabzonlular Trabzonlu olduklarını ikinci cümlede söylerler. O yüzden herkes Trabzonlu zannederler. Böyle bir ortamda yetişen çocuklar pide kuyruğunda bile ben Trabzonluyum derler. Gerçekten biz lobicilik falan yapsaydık o zaman Türkiye için tehlikeli olabilirdik. Memleketi çok özlüyoruz tabi ki bunda Trabzonspor’un da büyük etkisi var.

Mesela bizde kadın sayısı Türkiye standartlarının üstüne olmalı. Erkeklerimiz çok romantik. Kadınlarımız da alabildiğine gerçekçi. Erkekeler o kadar romantik ki Trabzonspor bunun tamamını sömürüyor. Kadınlar bu sebeple Trabzonspor’a ve siyasete dahil etmeliyiz. Bunu çok samimi söylüyorum. Yıllardır şampiyon olamamayı beddualara falan bağladılar ya. Aslında annelerimizin bedduası yüzünden. O yüzden maça gitmek için rızaları alın.

Trabzon ve Trabzonspor çok güçlü bir birikimin sonucudur. Dışarıya da onu taşırıyoruz. Tüm dernekler dışarıdaki Trabzon algısını değiştirmeye çalışmalı. Trabzon’u Araplara sattınız algısının düzeltilmesi lazım.

Neden her yerde çok Trabzonlu var? Biri çıkıp benimle gelen kim var dediğinde Trabzonlular hemen ben varım der. Bundan dolayı da her yerde Trabzonlular var.

Benim Trabzonspor ile kurduğum ilişki biraz özel. Rahmetli babama göre futbol oynarken kanser olmuştu. Babamla arkadaş olduğum tek an Trabzobnspor’un maçını izlediğimiz andı. Trabzonspor’da onunla kurduğum ilişkiyi arıyorum. Aynı zamanda Trabzonspor çok çileli bir şey. 53 yaşındayım ama maçlarda diyorum ki “Allah’ım bu maç böyle bitsin 1 ay senden bir şey istemeyeceğim.” diyorum hala.

Şampiyon olalım veya olmayalım ama her sene Avrupa’da olalım. Avrupa’da horon edelim. Çünkü biz güzel insanlarız.

“BİZE HER YER TRABZON NASIL OLUYOR?”

Hoş, “Biz gittiğimiz her yeri Trabzon gibi seviyoruz. Gittiğimiz her yerde Trabzonlular vardır. Bu emperyalist yaklaşım değildir. Emperyal vizyondur. Bizim sağ ayağımız Trabzon’da öbür ayağımız dünyayı dolaşıyor. Bunu gerçeklen felsefe haline getirmeliyiz. Ama maalesef biz her şeyden önce birbirimizle anlaşamıyoruz. Trabzonspor yüzünden kavgalı olan isimler var. Birbirimizi çok tutmayız biz. İlişki biçimimiz üzerine biraz tartışmalıyız. En zor kelimeleri başta söylüyoruz. İlişki kopuyor ve geri adım atamıyoruz. Bu bir hastalığımız bence. Trabzonspor’un hastalığı da bu. Trabzonspor bunlardan bağımsız olamaz. Bunlardan bağımsız olsa Trabzonspor düşünülemez zaten.”

BEDDUALİ ORMAN…

Hoş, “Çocukluğuma dair bir tek yaylaların orjinalliğini hatırlıyorum. Bizim şehir merkezi 2000’li yıllara kadar kültür anlamında bir boşaldı. Ama şimdi onu yeniden kazanıyoruz. Ama lütfen apartman yapmayalım her yere. Beddualı diye bir orman var mesela yıllar sonra öğrendim ki orası heyelan bölgesiymiş. Apartman meselesini de beddualı hale getirmemiz lazım. 20-30 sene sonra torunlarımız bize kızacak. Trabzonspor’un en büyük meselesi budur. Trabzonspor’u var eden şey bu bahsettiklerimdir. Üstüne bu kadar çok konuşulacak şey olmaz.” İfadelerine yer verdi.