Bir partinin yeni İl Başkanının belirleneceği genel kurul… Ve kapılar basına kapalı. Meslektaşlarımız salona gitmek istediğinde kendilerine, “Genel kurul olağanüstü olduğu için basına kapalı” denildi… Oysa siyasette bugüne kadar çok sayıda olağanüstü genel kurul gördük. Hiçbiri basına kapalı değildi. Dün eski İl Başkanı Hüseyin Cahit Köse’nin açıklamasını da yayımlamıştık. Köse’nin görevi bırakırken kullandığı cümle ise dikkat çekiciydi:
“Gelinen noktanın daha da ötesine taşınacağına olan inancımla ve partimizin daha başarılı yarınlara ulaşması adına sürecin önünü açmak sorumluluğuyla Trabzon İl Başkanlığı görevimden feragat ediyorum.”
Buradaki anahtar kelime: Feragat. Siyasette bir makamdan ayrılırken genelde “görevi devrediyorum”, “bayrağı teslim ediyorum” gibi ifadeler kullanılır. “Feragat” ise farklı bir anlam taşır. Kendi rızasıyla vazgeçmek… Bu cümle, “Genel Merkez görevden aldı” değil, “Ben kendi irademle ayrıldım” mesajı olarak da okunabilir. Elbette bu partinin kendi iç meselesi.
Ancak basın mensuplarının genel kurula alınmaması, ister istemez başka soruları da beraberinde getirdi. Acaba içeride sert eleştiriler mi vardı? Yoksa sadece tercih meselesi miydi? Siyasette kelimeler önemlidir. Kapılar kapandığında ise merak daha da büyür. Sonuçta yeni Başkan Muhammet Kalkışım seçildi ve kendisine de görevinde başarılar dilerken kapalı kapılar ardında bir genel kurulun tartışmaya çok açık ve korkulan bir şeyler var anlamını taşıdığını da ev sahibine yani kendisine hatırlatmak isteriz.