Sezonun büyük ölçüde şekillendiği ve prestijden başka bir anlam taşımayan derbide Trabzonspor, sakatlarının yanında iki cezalısı ve kupa için risk etmediği 4 futbolcusuyla Beşiktaş karşısına çıktı.
Yanlış anlamayın, ben birileri gibi “Efendim Trabzonspor’da kadro derinliği yoktu. Şayet olsaydı...” diyenlerden muafım. O kadro yetersizliğinden sızlananların Trabzonspor camiasını iyi tanımayanlar olduğunu düşünüyorum.
Başta dedik ya, Trabzonspor dün gece en az 6 oyuncudan, onlara bir de Onuachu eklendi mi etti 7 oyuncudan mahrum bir şekilde, ligin son derbisinde alnının akıyla verdiği mücadeleyle galip gelmesini bildi.
Diyeceğim odur ki camiamızı iyi etüt edip, inanıp inandırabilirseniz her şeye rağmen o oyuncular sahaya kimliğini koyar; dün gece olduğu gibi!
Şimdi dün geceki maçtan sonra birkaç oyuncuya yer vermeden geçemeyeceğim.
Gecedeki başarıya imza atanlardan biri Salih Malkoçoğlu’ydu. Her kritik pozisyonda ve ilk toplardaki müdahaleleri, oyun zekâsı ile birlikte büyük maç olgunluğu, “Ben bu asil formaya adayım” dedirtti.
Geçen haftaki yazımda adeta Salih yerine “sa” dediğimde, bu bildik yabancı hayranları yok mu, “Olmaz, yetmez, katiyen olmaz” içerikli yorumlara sarıldılar. O çırpınanlara dün akşam Salih Malkoçoğlu cevap vermiş oldu sanırım.
İkincisi Muci... İlk geldiğinde kötü oyununa tepki verenlerdenim ancak dün gece bıraktığı iz, “Ben bu takımda yarım kalan hikâyemi tamamlamak istiyorum” der gibiydi.
Bir başka oyuncu ise Bouchouari idi, Zubkov’du. Son olarak da kaleci Ahmet’e “Bundan da olmaz” damgası yapıştırmayın!
Bakın efendiler, bilmem kaç bin kişinin önünde daha 7. dakikada “Hadi oyuna gir” deniyor. Ne hazırlık fırsatı var ne ısınması! Evet, yaptığı hata! Hatada ne olur, bir kere de “Olur” deyin; neyiniz eksilir!
Selam olsun Sürmenespor...
Yazımı geç kalınmış bir tebrikle sonlandırmak istiyorum.
Bildiğim kadarıyla Trabzon’un ilk çıkardığı şampiyon, Trabzonspor’un futbol okulu diye bildiğim Akçaabat Sebatspor’du. Hak ettikleri yere döndüler. Başarılarınız daim olsun kırmızı-beyazlılar. Trabzonspor futbolunun sizlere ihtiyacı var!
Yine bildiğim kadarıyla bir başka şampiyon Sürmenespor idi. Onlar da play-off liginde 10 takım içerisinde rakiplerini bir bir eleyerek BAL Ligi’ne yükseldiler.
Bu meşakkatli yolda ter döken, umudunu şampiyonluktan hiç mi hiç kesmeyerek mutlu sona ulaşan Kerim’den Umut’a, Ufuk’a, Mahmut’a; “Maçımızı sakın ha unutma” diye her daim tembihleyen Burak Alkan’a ve diğer futbolcu kardeşlerime, kısaca emeği geçen herkese selam olsun.
Tebrikler Sürmenespor.
Unuttuğum başka şampiyonlar varsa da lütfen özrümü kabul edin.