Oğuz Mahallesi Okul Bahçesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, Karadeniz insanının yaşamından izler taşıyan hikâyeler ve resimler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
Etkinlikte konuşan Oğuz Mahallesi Üretici Kadınlar Dayanışma Derneği Başkanı Güler İpek, uzun süre atıl durumda kalan okulun köy halkının imece usulüyle yaptığı çalışmalar sonucunda yeniden kullanılabilir hâle getirildiğini söyledi.
İpek, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Her şey yerli yerinde ve çok güzel oldu. Biz bu okulu, arkadaşımın da ifade ettiği gibi, oldukça atıl ve harabe bir durumda devraldık. Ancak köyümüzün önemli geleneklerinden biri olan imece usulünü hayata geçirerek birlik ve beraberlik içinde birbirimize destek olduk ve okulumuzu bu hâle getirdik.
Bundan sonra da bazı çalışmalar yaparak eksiklerimizi tamamlamak istiyoruz. Sayın Belediye Başkanımızdan, Millî Eğitim Müdürümüzden, Ziraat Bankası Müdürümüzden ve Nüfus Müdürümüzden ricamız, ellerinden gelen desteği bizlerden esirgememeleridir. Gelin, hep birlikte burayı tamamlayalım.
Biz köy halkı olarak elimizden geleni yapıyoruz. Köyümüzün kadınları kermesler düzenleyerek destek veriyor, köyümüzün ileri gelenleri ve iş insanları da katkı sunuyor. Emeği geçen, destek veren herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Katılımınız ve desteğiniz için ayağınıza sağlık.”
Etkinlikte söz alan Beşikdüzü İlçe Millî Eğitim Müdürü Ziya Durmuş da okulun yeniden işlevsel hâle getirilmesinin önemli olduğunu belirterek, yürütülen çalışmalara destek vereceklerini ifade etti.
Durmuş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“İlk ziyaret ettiğim mahallelerden biri burasıydı. Güler Hanım’ı ve ekibini kutluyorum. Okullarımız Millî Eğitim Bakanlığımıza bağlıdır. Biz bu tür kurslara ve çalışmalara aşinayız. Ancak harabe durumda bir okulumuzun olmaması gerekir. Böyle bir durum varsa bu, bizim eksiğimizdir.
Bizden olsun ya da olmasın, hiç fark etmez. Her okulumuzun kıyısından köşesinden de olsa aktif hâle gelmesini ve orada yaşayan insanlarımıza fayda sağlamasını istiyoruz.
Bu mahallemizin büyük bir özenle hazırlandığını görüyoruz. Burası, mahalle halkına hizmet eden önemli bir merkez hâline dönüşmüş. İçerisinde müze bulunan, farklı etkinlik alanları oluşturulan, kursların açıldığı, kapısı ve çevresi düzenlenen, misafir ağırlayabilecek konuma gelen çok güzel bir yapı ortaya çıkmış.
Eksiklerin giderilmesi konusunda bizler de üzerimize düşeni yapacağız. İnsana hizmet etmeyen hiçbir kurumun ve hiçbir binanın tek başına bir anlamı yoktur. Bu nedenle emeği geçen herkesi kutluyorum.
Başta Belediye Başkanımız olmak üzere, buraya destek olan, emek veren ve hizmet sunan herkese teşekkür ediyorum.”
Beşikdüzü Belediye Başkanı Cahit Erdem ise Oğuz Mahallesi’nin geleneklerini yaşatan ve dernekçilik faaliyetlerinin güçlü şekilde sürdürüldüğü örnek bir yerleşim olduğunu söyledi.
Erdem, yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Oğuz köyümüz, kendine özgü geleneklerini yaşatabilen ve dernekçilik faaliyetlerinin çok güzel yürütüldüğü bir köydür. Güler ablamız, Üretici Kadınlar Dayanışma Derneğini kurarak burayı yaşatmak için önemli çalışmalar yaptı.
Büyükşehir Yasası’nın ardından birçok belde belediyesi kapandı. Buradaki arkadaşlarımız ise buna rağmen tek başlarına mücadele etmeye devam ediyor. Ayrıca Oğuz Köyü Yaşatma Derneği de yürütülen çalışmalara büyük katkı sağlıyor.
Buradaki eski belediye binamızı misafirhaneye dönüştürdük. Özellikle cenazelerde ve diğer etkinliklerde köyümüze gelen vatandaşlarımızın konaklamalarını sağlamayı amaçlıyoruz.
Bu çalışma, diğer köylere de örnek olması gereken önemli bir dayanışma faaliyetidir. Bu tür çalışmaları her zaman destekliyoruz. Faaliyetlere katkı sağlayan dernek başkanını, yöneticileri ve girişimcileri kutluyorum. Biz de elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz.”
Etkinlik kapsamında ressamlar Fatma Özcan ve Rümeysa Alarçın Kasımay’ın eserleri sergilenirken, hikâye yazarı Feryal Çakmak’ın kaleme aldığı hikâyeler de katılımcılarla buluşturuldu. Organizasyonun grafik tasarım çalışmaları ise Nilüfer Uzunboy tarafından hazırlandı.
Resim sergisi, hikâye panoları ve kermesin yer aldığı etkinlik, mahalle halkının dayanışmasını ve imece kültürünü bir kez daha ortaya koydu.












