Sanayi sitelerindeki park, ulaşım, temizlik, altyapı ve hurda araç sorunlarına dikkat çeken Pehlivan, gerekli adımların atılmaması hâlinde Trabzon’un istihdam ve ekonomik katma değer kaybıyla karşı karşıya kalacağını ifade etti.

Odanın üye sayısı yaklaşık iki katına çıktı

Trabzon Madeni İşler ve Teknik Makina Esnaf ve Sanatkârlar Odasının 1965 yılında kurulduğunu belirten Pehlivan, odanın kentteki en büyük meslek kuruluşlarından biri olduğunu söyledi.

Odanın ağırlıklı olarak otomotiv, yedek parça, tamir ve bakım sektörlerinde faaliyet gösteren esnafı temsil ettiğini ifade eden Pehlivan, federasyon genel kurulunda odanın isminin “Metal Otomotiv” olarak değiştirilmesi yönünde oy birliğiyle karar alındığını aktardı.

Odaya bağlı 1.350 esnaf bulunduğunu açıklayan Pehlivan, “2014 yılında göreve geldiğimizde yaklaşık 680 üyemiz vardı. Aradan geçen 12 yılda üye sayımız yaklaşık iki katına çıktı. Bugün Trabzon’daki en büyük dört esnaf odasından biriyiz” dedi.

“Sanayi siteleri Trabzon’un merkezinde sıkışıp kaldı”

Sektörün en önemli sorununun fiziki alan yetersizliği olduğunu vurgulayan Pehlivan, mevcut sanayi sitelerinin günümüz koşullarına uygun olmadığını dile getirdi.

Trabzon’un aynı zamanda önemli bir turizm kenti olduğuna işaret eden Pehlivan, sanayi sitelerinin şehrin merkezinde kaldığını ve özellikle büyük araçlara hizmet verilmesi noktasında ciddi sıkıntılar yaşandığını söyledi.

Sanayi sitelerinin taşınmasının uzun yıllardır gündemde bulunduğunu belirten Pehlivan, şöyle konuştu:

“Trabzon büyükşehir olduktan sonra görev yapan belediye başkanlarımız bu konuda çalışmalar yürüttü ancak çok fazla mesafe katettiğimizi söyleyemeyiz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç ile de istişare içerisindeyiz. Yeni sanayi sitesi kurulması için kooperatif oluşturduk. Ancak bugünkü ekonomik koşullarda bu çok maliyetli ve büyük bir proje.”

Büyük araçlar tamir için başka şehirlere gidiyor

Modern bir sanayi sitesinin Trabzon için zorunlu olduğunu kaydeden Pehlivan, otomotiv ve metal sektörünün kentte istihdamın ve katma değerin en yoğun olduğu alanlardan biri olduğunu söyledi.

Sanayi alanlarının yetersizliği nedeniyle büyük araçların bakım ve onarım için farklı illere gittiğini belirten Pehlivan, bunun Trabzon ekonomisi açısından önemli bir kayıp oluşturduğunu ifade etti.

Pehlivan, bazı esnafların Maçka yolu güzergâhında kendi imkânlarıyla dağınık iş yerleri kurmaya çalıştığını belirterek, plansız yapılaşmanın ileride yeni maliyetler doğurabileceğini söyledi.

“Bugünden bir yol haritası çizilmeli. Sanayi siteleri günün koşullarına uygun, modern bir şekilde tasarlanmalı. Aksi hâlde esnaf kendi imkânlarıyla farklı alanlara yöneliyor. Yarın bu yapıların yıkılması ya da dönüşüme girmesi gerekirse yeniden millî servet harcanacak” ifadelerini kullandı.

“Sanayi sitelerine kimse bakmıyor”

Yeni sanayi sitesi tamamlanıncaya kadar mevcut alanların bakım ve düzeninin sağlanması gerektiğini vurgulayan Pehlivan, yerel yönetimlerin sanayi esnafının taleplerine yeterince karşılık vermediğini savundu.

Sanayi sitelerinin atıl durumda olduğunu belirten Pehlivan, hurda araçların toplanması konusunda yaklaşık 10 yıldır sonuç alınamadığını söyledi.

Pehlivan, “Hurda araçların toplanması için İçişleri Bakanlığından genelge çıkarılmasını sağladık. Farklı şehirlerde az da olsa çalışma yapıldı ancak Trabzon’da bütün taleplerimize rağmen hiçbir somut adım atılmadı” dedi.

Geçmişte sanayi sitelerinin 15 günde bir yıkandığını anlatan Pehlivan, mevcut durumu şu sözlerle eleştirdi:

“Bugün sanayi sitelerine kimse bakmıyor. Asfalt, temizlik, park, hurda araç ve giriş-çıkış sorunları var. Bu istihdamı ve katma değeri ayakta tutmak istiyorsak sanayi sitelerini bir an önce taşımalı ve esnafı rahatlatmalıyız.”

Ekonomik kriz esnafın nakit akışını bozdu

Otomotiv sektörünün pandemi döneminde dahi çalışmaya devam ettiğini hatırlatan Pehlivan, sanayi sitelerinin araçların tedavi edildiği bir hastane gibi olduğunu söyledi.

Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntıların esnafın nakit akışını düşürdüğünü belirten Pehlivan, özellikle iş yeri kiralarının sürdürülemez seviyelere ulaştığını ifade etti.

Sektörde iş yeri açılmasına yönelik belirli mesleki kriterler getirilmesi gerektiğini savunan Pehlivan, “Üç ya da beş yıl çalışan herkesin kolaylıkla dükkân açmaması gerektiğini düşünüyorum. İş yeri sayısı kontrolsüz şekilde arttıkça rekabet yükseliyor, kâr marjları düşüyor. Esnaf olabilmenin de belirli kriterleri olmalı” dedi.

Hammadde maliyetleri kâr marjını düşürüyor

Demir, çelik, alüminyum ve yedek parça fiyatlarındaki artışların sektörü doğrudan etkilediğini kaydeden Pehlivan, malzemeli çalışan esnafın artan maliyetler nedeniyle işçilik ücretinden taviz vermek zorunda kaldığını söyledi.

İmalat, kaporta, şase ve yedek parça alanında çalışan işletmelerin kâr marjlarının giderek düştüğünü ifade eden Pehlivan, bu durumun esnafın teknolojik dönüşümünü ve yatırım yapmasını da zorlaştırdığını belirtti.

“Esnafın belini en çok kiralar büküyor”

Esnafın en önemli giderlerinden birinin kira olduğunu vurgulayan Pehlivan, elektrik, su, vergi ve sigorta giderlerinin de işletmeler üzerinde ağır yük oluşturduğunu söyledi.

Belirli bir tüketim miktarını geçen esnafa elektrik indirimi uygulandığını hatırlatan Pehlivan, benzer bir indirimin sanayi sitelerindeki su faturalarında da yapılması gerektiğini belirtti.

Pehlivan, “Su faturaları elektrik faturalarını geçmeye başladı. Yerel yönetimlerin sanayi esnafına su indirimi sağlaması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

EYT sektörde iş gücü kaybına neden oldu

SSK ve Bağ-Kur primlerinin esnaf açısından yüksek olduğunu ifade eden Pehlivan, EYT düzenlemesinin sanayi sektöründeki iş gücünü de etkilediğini savundu.

Sanayide çalışan çok sayıda kalfanın emekli olduğunu söyleyen Pehlivan, “Tam verim alınacak dönemde birçok çalışanımız emekli oldu. İş gücü ve çalışma performansı düştü. Emeklilik herkesin hakkıdır ancak ülkenin üretim döngüsü ve iş gücü kaybının da gözetilmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Motor tamirinin maliyeti 200 bin liraya kadar çıkıyor

Artan maliyetlerin müşteriye tamamen yansıtılamadığını belirten Pehlivan, sektördeki ticari hareketliliğin yavaşladığını söyledi.

Özellikle yedek parça fiyatlarının çok yükseldiğini ifade eden Pehlivan, bazı motor tamirlerinin 150 bin ila 200 bin liraya kadar çıkabildiğini ve vatandaşların bu nedenle araçlarını tamir ettirmekten vazgeçtiğini aktardı.

Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte sektörün farklı sorunlarla karşılaşabileceğini dile getiren Pehlivan, yedek parça ve işçilik alanlarında önemli bir dönüşüm yaşanacağını söyledi.

Sicil affı talebi

Kredi notu düşük ya da bankalarda borç takibi bulunan esnafın finansmana ulaşmakta zorlandığını belirten Pehlivan, çözüm için sicil affı çağrısında bulundu.

Pehlivan, “Bir sicil affı yapılırsa esnaf sıfırdan başlayabilir ve önü açılabilir. Bunun dışında mali durumu uygun olan esnafımızın Trabzon’daki kredi kooperatifleri üzerinden finansmana ulaşmasında önemli bir sorun bulunmuyor” dedi.

650 öğrenci mezun oldu, yeni kayıt yapılamayacak

Gençlerin kaynakçılık, tornacılık, motor, makine bakım ve metal işçiliği gibi mesleklere ilgisinin bulunduğunu belirten Pehlivan, mesleki eğitimdeki öğretmen eksikliğinin ciddi bir sorun hâline geldiğini söyledi.

Değirmendere’deki Mesleki Eğitim Merkezinde motor bölümünde eğitim gören 650 öğrencinin bu yıl mezun olduğunu açıklayan Pehlivan, öğretmen bulunamadığı için gelecek eğitim döneminde motor bölümüne yeni öğrenci kaydı yapılamayacağını dile getirdi.

Pehlivan, “Bu durum bizi gerçekten üzüyor. Türkiye’nin her yerinde gençlerin motor ve mekanik alanına ilgisi var. Ancak öğretmen eksikliği nedeniyle bu talebin önü kesiliyor” ifadelerini kullandı.

Konuyu Milli Eğitim Müdürlüğü, Trabzon Valiliği ve siyasi yetkililerle görüşeceğini belirten Pehlivan, motor bölümünün yeniden öğrenci alabilmesi için mücadele edeceklerini söyledi.

“Kalfalık döneminde devlet desteği devam etmeli”

Mesleki eğitim merkezlerinde öğrencilerin dört yıl boyunca sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığını hatırlatan Pehlivan, benzer desteğin kalfalık döneminde de sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

Okulu bitiren bir öğrencinin doğrudan usta hâline gelmediğine dikkat çeken Pehlivan, işletmelerin henüz işi tam olarak öğrenmemiş bir kalfayı çalıştırmasının yüksek maliyet oluşturduğunu söyledi.

Asgari ücret, sigorta ve yemek giderleriyle birlikte bir çalışanın işletmeye maliyetinin yaklaşık 50 bin liraya ulaştığını belirten Pehlivan, “İşi henüz tam olarak bilmeyen bir genci bu maliyetle işletmede tutmak bugünkü ekonomik koşullarda çok zor. Bu nedenle devlet katkısının kalfalık döneminde de devam etmesi olmazsa olmazdır” dedi.

Belediyelere yerinde inceleme çağrısı

Ortahisar ve Trabzon Büyükşehir belediyeleriyle sürekli istişare hâlinde olduklarını söyleyen Pehlivan, işletmelerin faaliyet alanlarına uygun şekilde ruhsatlandırılmasının gerekli olduğunu belirtti.

Sanayi esnafının temel taleplerinin giriş-çıkışların düzenlenmesi, park sorunlarının çözülmesi, hurda araçların kaldırılması, yolların onarılması ve sanayi alanlarının düzenli şekilde temizlenmesi olduğunu ifade etti.

Belediye başkanlarına çağrıda bulunan Pehlivan, “Başkanlarımız kolluk kuvvetleriyle birlikte sanayi sitelerine gelmeli, esnafla beraber alanı gezmeli ve sorunları yerinde görmeli. Bu sorunları bir an önce çözemezsek Trabzon’u istihdam ve katma değerden yoksun bırakacağız” dedi.

“Gençleri sokakta bırakmamalıyız”

Açıklamalarının sonunda gençlere sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Pehlivan, çıraklık eğitiminin yalnızca meslek kazandırmak olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Pehlivan, “Bir çırağı yanımıza aldığımızda sadece ona iş öğretmiyoruz. Onu sokakta bırakmıyor, kendi evladımız gibi sahipleniyoruz. Hem meslek sahibi yapıyor hem de kötü alışkanlıklardan uzak tutuyoruz. Trabzon bizim, bu ülke bizim, bu gençlik bizim. Gençlerimize hep birlikte sahip çıkmalıyız” ifadelerini kullandı.

Muhabir: ESER HACISALİHOĞLU