Politik Güğüm

Politik Güğüm - 11 Şubat 2026

Trabzon'un ve Trabzonspor'un perde arkasında yaşananlarını sizler için derledik

BAŞKANLARIN DOĞRU YALAN POLEMİĞİ

Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nde dün gündem maddelerinin önüne geçen bir başlık vardı.

İki başkan arasında yaşanan tartışma, meclise damga vurdu.

Tartışmanın merkezinde ise Uzunkum Yaşam Alanı Projesi yer aldı.

Süreç aslında meclisin ilk günü başladı.

Ortahisar Belediyesi cephesinden, “Projelerde bizim fikrimiz alınmıyor” şeklinde bir çıkış geldi.

Bunun üzerine meclisi yöneten Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Uzunkum Yaşam Alanı Projesi’nin Ortahisar Belediyesi’ne gönderildiğini, ancak kendilerinden herhangi bir dönüş yapılmadığını söyledi.

Bu açıklamaya ise Ahmet Kaya’dan, “Bize böyle bir proje gelmedi” yanıtı geldi…

Ve tam bu noktada tansiyon yükseldi…

İlk gün, iki başkan arasında “Yalan mı konuşuyorum?” eksenli sert bir tartışma yaşandı.

Dün ise tartışmanın devam perdesi sahnelendi.

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, mecliste söz istedi.

Ancak Başkan Ahmet Metin Genç, gündem dışı konuşmaların ilk gün yapıldığını belirterek söz vermedi.

Bu durum, iki başkan arasındaki gerilimi daha da artırdı.

Tartışmanın ardından Ahmet Kaya, CHP’li tüm meclis üyeleriyle birlikte Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısı sona erer ermez basın açıklaması yaptı.

Hatta meclis bitmeden önce, toplantıyı takip eden basın mensuplarına da açıklama yapılacağı yönünde bilgi verildi.

Yapılan açıklamada Başkan Kaya özetle şunları söyledi:

Ortahisar Belediyesi’nin ilgili tüm birimlerine soruldu,

Büyükşehir’den kendilerine Uzunkum Yaşam Alanı Projesi’ne dair herhangi bir belge ya da çalışma ulaşmadı,

Hatta Büyükşehir Belediyesi’nden bugüne kadar gelen tüm evrakların kayıt numaralarını yazdığı kağıdı da basın mensuplarına gösterdi..

Geldiğimiz noktada tablo şu…

Bir taraf, “gönderdik” diyor.

Diğer taraf ise, “bize gelmedi” diyor.

Her iki başkan da oldukça iddialı.

Ve her iki başkan da açıklamalarını, kendi kurumlarındaki çalışanların verdiği bilgilere dayanarak yapıyor.

Yani işin özü şu: İki başkan da aslında doğruyu söylüyor. Ancak bu durumda ortaya kaçınılmaz bir gerçek çıkıyor…

İki belediyeden birinde, bu süreçte ciddi bir personel ihmali var. Bu ihmal ortaya çıkar mı?

Açık söyleyelim, pek sanmıyoruz.

Ama şurası kesin…

Eğer çalışanların ihmali, iki belediye başkanını meclis kürsüsünde karşı karşıya getiriyorsa, orada sadece bir evrak sorunu değil, kurumsal bir problem vardır.

Ve bu problem, projeden çok daha büyük bir başlık olarak Trabzon’un önünde duruyor.

TRABZON’DA BİR DOLMUŞ MESELESİ…

Trabzon dün güne doğu hattına çalışan bazı dolmuş duraklarının eylemi ile başladı… Eyleme çok sayıda

Trabzonlu vatandaş da tepki gösterdi. Hatta sosyal medyadaki yorumlarda da vatandaşlar yapılanları kınadı diyebiliriz…

Trabzon’da özellikle doğu aksına çalışan çok sayıda dolmuş hattı bulunuyor.

Ancak bu hatlar içinde en büyük yükü çekenlerin başında havalimanı dolmuşları geliyor.

Araç sayısının da en fazla olduğu duraklardan biri burası.

Nitekim eylemin de lokomotifi, Havalimanı dolmuş esnafı oldu.

Bu hat kendi içinde Pelitli, Kaşüstü ve Çimenli olarak ayrılıyor.

Eyleme en güçlü destek de yine doğu aksından, Tıp Fakültesi dolmuş duraklarından geldi.

Çağlayan hattı ise kısmi destek verdi.

Peki mesele gerçekten yolcunun yürümesi mi?

Cevap net değil…

Hem evet, hem hayır.

Evet, çünkü yeni düzenleme sonrası yolcular meydan bölgesine doğrudan ulaşamayınca tepkisini ilk olarak şoför esnafına gösteriyor.

Dolmuşçular durumu anlatmaya çalışsa da vatandaş çoğu zaman ikna olmuyor.

Hatta bazı yolcular,

“Bu kadar yürüyeceksem otobüse binerim” diyerek farklı ulaşım seçeneklerine yöneliyor.
Ama hayır demek de mümkün…

Çünkü bu düzenleme öncesinde Trabzon’da avantajlı konumda olan bazı duraklar, yapılan değişiklikle bu avantajlarını kısmen kaybetti.

Hatta yolcu kaybı yaşadıklarını dile getirenler var.

Mesafenin uzaması nedeniyle yakıt giderlerinin arttığını söyleyen dolmuşçular da cabası…

Aslında bu tablo, eyleme neden tüm dolmuş duraklarının destek vermediğini de açıkça gösteriyor.

Trabzon’da Doğu ve Batı aksında onlarca durak bulunuyor.

Ancak sahaya baktığınızda, tam destek verenlerin yalnızca Tıp Fakültesi ve Havalimanı bölgesine çalışan duraklar olduğu görülüyor.

Hatta kulislerde konuşulana göre, eylem sırasında diğer duraklardan da destek istenmiş…

Ama beklenen katılım sağlanmamış.

Peki çözüm ne?

Dolmuş esnafının talepleri net:

– Baro Kavşağı’nın açılması ve yolcu indirmenin burada yapılması,

– Depolama alanlarında tuvalet, barınma ve temel ihtiyaç noktalarının oluşturulması.
Bu talepler doğrultusunda, dolmuş esnafı ile Trabzon Büyükşehir Belediyesi arasında bir görüşme gerçekleştirildi.

Görünen o ki, bu görüşmeler önümüzdeki günlerde de devam edecek.

Amaç; uygulamada görülen eksiklikleri gidermek ve herkesin kabul edebileceği bir sistem oluşturmak.

Bu noktada bir parantez açmakta fayda var…

Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Hakan Usta, dün alana geldiğinde deyim yerindeyse tek tek herkesle konuşarak ortamı yatıştırmaya çalıştı.

Eylemin sonlandırılması için yoğun bir ikna trafiği yürüttü.

Sonuçta eylem saat 13.00 sularında sona erdi.

Ancak asıl soru hâlâ ortada duruyor:

Sorun çözüldü mü?

Şimdilik cevap net değil…

Bu düğümün nasıl çözüleceğini, önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz.

HASTALARIN AHINI ALIYORSUNUZ

Trabzon Yomra ilçesinde bulunan Kaşüstü Eğitim ve Araştırma Hastanesi yolu, hangi birime ya da hangi belediyeye bağlı bilmiyoruz; ancak yol üzerindeki rögar kapakları adeta birer çukura dönüşmüş durumda…

Bir ambulans görevlisinin ifadelerini aktarmak gerekirse:

“Biz, hastayı hareket ettirmemek için azami gayret gösterirken, hastane yoluna girdiğimizde rögar kapaklarının oluşturduğu çukurlar nedeniyle hastalarımız acı çekiyor, beddua ediyor ve üzülüyor. Sedyeye dayanıyoruz ki sallanmasın, hasta acı çekmesin diye. Ambulanslar çukurlardan kaçmak istiyor ama yol iki şerit, gidiş-geliş olduğu için karşı şeride geçmek zorunda kalıyor; bu da mümkün olmuyor. Aksilik bu ya, tüm rögar kapaklarını hastaneye giden güzergâha koymuşlar. Bunun hamilesi var, kırığı-çıkığı olanı var. Gerçekten ‘hasta ah ediyor’ desek yalan olmaz...”

İşte bu ifadelerden yola çıkarak sorumlusu kimse uyarmak istiyoruz. Hastaların ahını almayalım… Kaşüstü Eğitim ve Araştırma Hastanesi yolunu onaralım.

Yakın zaman Fatih Devlet Hastanesi, Numune Hastanesi çevrelerinin de sıfır asfalt yapılmasını yine aynı ambulans ekibi takdir ediyor, konforlu bir acil yardım hizmetine katkı sağlıyor ifadelerini kullanıyor…

YENİ VALİ YENİ SİSTEM

Trabzon’daki görevine hızlı bir şekilde başlayan Trabzon Valisi Tahir Şahin her alanda her noktada kendini hissettirmeye, her konuya müdahil olup devlet adına gerekenin yapılması için azami gayret sarf ediyor.

Mesaisine erken saatlerde başlayıp gece geç saatlere kadar çalışmaya devam ettiğini öğrendiğimiz Vali Şahin’in gelişen olaylara da anında müdahale ettiğini ve duyarsız kalmadığı görülüyor…

Müdürlerin işi takip edip yapsın demiyor ve ilgili il müdürleri ile istişare ederek süreç hızlandırıyor…

Dün Trabzon’da yaşanan dolmuş kriziyle ilgili bile tüm birimlerini harekete geçiren herhangi bir huzursuzluk veya mağduriyet yaşanmaması adına birimlerini uyaran Vali Şahin için ‘Trabzon’a böyle bir Vali lazımdı, her şeyden haberi oluyor ve kendi yetki alanı sınırlarında her şeyi sonuna kadar zorluyor. Devletin gücünün her zaman halkının yanında olduğunu gösteriyor’ şeklinde yorumlar yapılıyor…

Öte yandan dünkü olaylara tüm ekipleri ile anında reaksiyon gösteren Trabzon Emniyeti de çok sayıda teşekkür yorumu aldı.

TRABZONSPOR’DA HERKES ONDAN MEMNUN

Trabzonspor’da Ozan Tufan gerçeği, yüksek sesle konuşmayan ama kulüp dengeleri içinde kendine sağlam bir alan açmış bir profil olarak okunmalı.

Hull City’den Trabzonspor’a geldiğinde soru işaretleri vardı. Bugün ise bu soru işaretlerinin yerini sessiz bir kabulleniş aldı. Ozan Tufan, kısa sürede takıma uyum sağladı; itiraz eden değil, uyumlanan tarafta durdu.

Kariyeri zaten tartışma dışı. 65 kez A Milli Takım forması giymiş, buna rağmen yıllardır milli takıma çağrılmamasına karşın hâlâ en çok milli olan ilk 20 oyuncu arasında. Bursaspor’da şampiyonluk, Fenerbahçe’de kaptanlık… Yani bu, yolu yeni başlayan bir futbolcunun hikâyesi değil.

Bugün geldiğimiz noktada Trabzonspor’da yedek konumunda. Ama mesele forma sırası değil, tavır. Sorun çıkarmıyor, rol talep etmiyor, kulüp içi dengeleri zorlamıyor. Kulüp içinde sorulduğunda “en uyumlu futbolcu” ifadesiyle anılması tesadüf değil. Genç oyuncular için ne fazla yukarıdan bakan bir figür ne de geri planda kalan bir isim; gerektiğinde ağabey, gerektiğinde eşlik eden bir takım arkadaşı.

Saha içi rolü de bu çizgiye uygun. 89. dakikada oyuna giriyor, ses çıkarmıyor. Sağ bek oynuyor, merkez orta sahaya geçiyor, 8 numara oluyor, 10 numaraya evriliyor. Sistem ne isterse, oraya konumlanıyor. Bu esneklik, modern futbolda teknikten çok zihniyet meselesi.

Şehirle kurulan bağ da bu tablonun parçası. Eşi Rojin Tufan’ın Trabzon ile kurduğu ilişki, aidiyet hissini güçlendiren detaylardan biri.

Sonuçta Ozan Tufan artık “genç oyuncu” değil. 30 yaşına gelmiş, kariyerinin hamle değil denge evresinde. Tam da bu yüzden Trabzonspor’da kimse ondan kolay kolay vazgeçmiyor. Çünkü bazı oyuncular sahada bağırarak var olur, bazıları ise sessizce sistemin içinde kalır. Ozan Tufan, bugün Trabzonspor’da ikinci grupta yer alıyor.

MUÇİ BONSERVİSİNİ ALDIRMAK ÜZERE…

Trabzonspor’un sezon başında kadrosuna kattığı Ernest Muçi, bugün sahada sadece top oynamıyor. Aynı zamanda cevap veriyor. Kime mi? “Bu paraya değer mi?” diye kaş kaldıranlara… “Bu çocuk bu ligde kaybolur” diyenlere… “Beşiktaş’ta ne yaptı ki?” diye burun kıvıranlara…

Bordo-mavili formayla adeta yeniden doğan Muçi, rakamlarla değil, oyunla konuşuyor. 12 gol, 5 asist… Sezon bitmeden Beşiktaş’ta iki sezonda yaptığını cebine koymuş durumda. Daha lig devam ediyor, Kupası var, derbisi var. Yani bu hikâye henüz başındayken bazı defterler çoktan kapandı.

Bakın işin en can alıcı yerine gelelim. Sezon sonu konuşulan 8.5 milyonluk bonservis var ya… Hani Türkiye’de normal şartlarda aylarca tartışılır, televizyonlarda “o para verilir mi?” başlıkları atılır ya… Şu an kimsenin gözüne batmıyor. Neden? Çünkü Muçi o parayı sahada ödetiyor. Hem de tek kelime etmeden.

Takım içindeki saygı meselesi de önemli. Futbolcunun futbolcuya saygı duyduğu yer, soyunma odasıdır. Muçi orada da krediyi fazlasıyla almış durumda. Kimseye artistlik yapmadan, tribüne oynamadan, sessizce işini yaparak. Bu ülkede en zor kabul edilen profil budur aslında.

Bir de teknik direktör boyutu var. Fatih Tekke futbolu bilen bir isim. Sahada neyin gerçek, neyin süs olduğunu ayırt edebilecek bir futbol aklı. O da futbolcular gibi düşünüyor. Yani mesele tabeladan ibaret değil; oyunun ruhu, katkı, süreklilik…

Şimdi rota neresi? Fenerbahçe derbisi. Mekân belli: Papara Park. Muçi bir gol atar mı, iki gol mü atar, bilinmez. Ama şurası net: O maçta gol atsın ya da atmasın, bu sezonun en net kazanımlarından biri olduğu gerçeği değişmez.

{ "vars": { "account": "UA-28164355-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-DQTZ4JSXP4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }